Temel IRMAK /Gönül Dostu
Beyaz Pantolonun Ötesinde Bir Marmaris Hikâyesi
Bazen bir gecenin tamamı, söylenen tek bir cümlenin gölgesinde kalabiliyor.
Marmaris’te düzenlenen Marka Kent Lansmanında da biraz böyle oldu. Sunucunun, “Marmaris’te beyaz pantolon bulamadım” şeklindeki sözleri ister istemez dikkat çekti. Ancak söylenen tek bir cümle üzerinden ortaya konulan bütün bir düşünceyi ve verilen emeği değerlendirmek de çok doğru olmaz.

Doğrusunu söylemek gerekirse, sunucu söylemese ben de davetlilerin neden ağırlıklı olarak beyaz giyindiğini pek düşünmeyecektim.
Davetiyeye bakarken tarihine, saatine, yerine bakmışım; kıyafet bölümünün farkına bile varmamışım.
Gerçi fark etsem de çok değişen bir şey olmayacaktı.
Benim de beyaz pantolonum yok!
Yani mesele aslında beyaz pantolon değil.
Mesele Marmaris.
Bu kentin geleceği, turizmin daha geniş bir zamana yayılması ve Marmaris’in sahip olduğu değerlerin daha güçlü biçimde anlatılması önemli.
Marmaris’in daha fazla tanınmasını, değerlerinin öne çıkarılmasını ve marka değerinin güçlenmesini istemeyecek kimse olduğunu düşünmüyorum.
Gecenin gerçekleştirildiği tarihi atmosfer, müzikler, hazırlanan alanlar ve davetlilerin bir araya gelmesi güzel bir görüntü oluşturdu.
Elbette her organizasyonda olduğu gibi burada da eksikler, iletişim sorunları veya farklı değerlendirmeler olabilir.
Davet listesi tartışılabilir.
Projenin anlatımı daha kapsamlı yapılabilir.
Daha fazla kesimin sürece dâhil edilmesi düşünülebilir.
Ancak bunların hiçbiri temel fikrin değerini ortadan kaldırmaz.
Bence asıl önemli olan bundan sonrası.
Logo hazırlanır, slogan belirlenir, lansman yapılır…
Bunların hepsi bir başlangıçtır.
Bir şehrin gerçek anlamda marka olması ise uzun soluklu bir çalışma ister.
Marmaris’in bu konuda büyük bir avantajı var.
Tarihi var.
Doğası var.
Denizi var.
Köyleri var.
Yatçılığı, gastronomisi, kültürü, sanatı ve yıllardır bu kent için emek veren insanları var.
Yani anlatılabilecek çok güçlü bir Marmaris hikâyesi zaten elimizde duruyor.
Bu nedenle marka kent yolculuğunun esnafıyla, turizmcisiyle, basınıyla, sanatçısıyla, gençleriyle, üreticileriyle ve kentte yaşayan insanlarla birlikte yürütülmesi önemli.
İnsanlar kendilerini bu çalışmanın bir parçası olarak gördükçe proje de daha fazla karşılık bulacaktır.
Yukarıda “basın” dedim ya…
Gerçi bize pek bir şey sorulduğu yok!
Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım “Ömrüm Marmaris” başlıklı yazımda da bu şehre olan bağımı anlatmaya çalışmıştım.
Dünyanın incisi Marmaris…
Benim ömrüm Marmaris…
Dönelim konumuza.
Ama olsun…
Marmaris’te zaten herkes her şeyi çoook iyi biliyor!
Biz de gazeteciler olarak kenardan bakar, gördüğümüzü yazarız.
Eleştiri elbette olacak.
Yanlış gördüğümüzü söylemek de gazeteciliğin bir parçası.
Ancak güzel bir düşünce ortaya konulduğunda ona da hakkını vermek gerekir.
Sunucunun söylediği bir cümle talihsiz bulunabilir; fakat bu cümlenin Marmaris adına ortaya konulan bütün bir çalışmanın önüne geçmesine de gerek yok.
Benim beklentim, bu çalışmanın lansman gecesiyle sınırlı kalmaması.
Sokağa insin.
Esnafla buluşsun.
Turizmciyi dinlesin.
Gençleri, sanatçıları, basını ve bu kentin tanıtımına yıllardır katkı sunan insanları daha fazla içine alsın.
Çünkü Marmaris’i en iyi, yine Marmaris’i yaşayan insanlar anlatabilir.
Marmaris bir gecede marka olmaz.
Ama doğru bir fikir, ortak akıl ve bu şehirde yaşayan insanların katkısıyla zaman içinde çok güzel sonuçlar verebilir.
O yüzden beyaz pantolon meselesine fazla takılmayalım.
Hem belli mi olur…
Belki bir sonraki lansmana kadar ben de bir tane beyaz pantolon alırım!
Belki de artık beyaz pantolonu değil, Marmaris’in yarınını konuşmanın zamanı…
“Kent Markalaşması” projesi fikrini hayata geçiren Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile Marmaris Belediyesi AR-GE Müdürü Doç. Dr. Didem Gamze Işıksal’a, Marmarisliler adına teşekkür ediyorum.
Bir gazeteci olarak, Marmaris’in tanıtımına ve marka değerinin güçlendirilmesine katkı sunmayı amaçlayan bu projeyi yakından takip edeceğimi; doğru, yararlı ve kentimizin menfaatine olan her çalışmaya destek vereceğimi de özellikle belirtmek isterim.
Allah’a emanet olunuz.
“Ömrüm Marmaris” adlı makalemi de okumanız dileğimle:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.