Temel IRMAK /Gönül Dostu
BASIN ÜVEY EVLAT MI? MARMARİS’TE GAZETECİLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİN!
Efendim...
Bu yazıyı kimileri üzerine alınacak, kimileri görmezden gelecek, kimileri de rahatsız olacak. Olsun! Artık bazı gerçekleri açık açık konuşmanın zamanı geldi.
Marmaris’te festivaller düzenleniyor, konserler veriliyor, uluslararası organizasyonlar yapılıyor. Milyonlarca liralık bütçeler konuşuluyor. Sponsorlar bulunuyor, konuklar ağırlanıyor. Peki, bütün bunları kamuoyuna duyuran yerel basın nerede?

BASIN BU ŞEHRİN ÜVEY EVLADI MI?
Marmaris’te gazeteciler, muhabirler, köşe yazarları, gazete sahipleri neden üvey evlat muamelesi görüyor? Her gün yanı başınızda olan bu insanların nasıl geçindiğini hiç düşündünüz mü? Sabahın köründe haber peşinde koşan, yağmurda, fırtınada, sıcakta, soğukta çalışan gazetecilerin evlerine nasıl ekmek götürdüğünü merak ettiniz mi?
Ben söyleyeyim! İlan gelirleriyle, aboneliklerle, reklamlarla ve kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar. Gazetecilik bizim için bir meslek, aynı zamanda bir geçim kaynağı. Gazetecinin de kirası var, faturası var, ailesi var, hayat mücadelesi var. Ama iş yerel basına gelince nedense herkesin cebinde akrep var!
DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN GELENE VAR, YANINIZDAKİ GAZETECİYE YOK!
Festival düzenliyorsunuz. Dünyanın öbür ucundan katılımcı getiriyorsunuz. Uçak biletini karşılıyorsunuz. Konaklamasını sağlıyorsunuz. Yemeğini, içmesini karşılıyorsunuz. Hatta cebine harçlık koyup ülkesine gönderiyorsunuz. Bunlara bütçe var! Bunlara sponsor var! Bunlara imkân var!
Ama yıllardır Marmaris’in sesini duyuran, sizin her etkinliğinizi haberleştiren, bu şehrin tanıtımına emek veren yerel gazeteciye gelince bütçe yok! Sponsor yok! Destek yok! Efendim, bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir vefasızlıktır?
BASIN SİZİN GÖNÜLLÜ REKLAM AJANSINIZ DEĞİL!
Bir de tutturmuşsunuz: "Biz bu etkinlikleri sponsorluklarla yapıyoruz." İyi de kardeşim! O sponsorlar yalnızca sahneye, sanatçıya, davetliye, organizasyon şirketine mi var? Basına gelince neden ortadan kayboluyor? Basın desteği de organizasyon bütçesinin bir parçası olamaz mı?
Yerel gazetelere ilan veremez misiniz? Haber sitelerine reklam bütçesi ayıramaz mısınız? Gazetelere kurumsal abonelik yaptıramaz mısınız? Elbette yapabilirsiniz. Ama önce yerel basının emeğini görmeniz gerekir!
Kimse bizden ücretsiz reklamcılık beklemesin. Gazetecilik başka, organizasyonların tanıtımını üstlenmek başka! Biz haber değeri taşıyan olayları kamuoyuna duyururuz. Bu bizim mesleğimizdir. Ancak bir etkinliğin günlerce reklamını yapmak, afişini paylaşmak, tanıtım kampanyasını yürütmek gazetecinin karşılıksız görevi değildir. Üstelik ilan vermeyen de eleştirilir, ilan veren de gerektiğinde eleştirilir. Çünkü gazetecinin kalemi satılık değildir!
MARMARİS’İ AYAĞA KALDIRSANIZ NE OLUR?
Marmaris’te dünyanın en büyük festivalini yapın. Binlerce insanı getirin. Sahneler kurun, ışıkları yakın, konserler düzenleyin. Ama unutmayın! Sizin etkinliğinizi Marmaris’ten Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya taşıyan en önemli güçlerden biri basındır. Biz görmezsek, biz yazmazsak, biz duyurmazsak sesinizin ne kadar uzağa ulaşacağını bir düşünün!
Elbette haber değeri taşıyan gelişmeler duyulur. Ama yerel basının gücünü küçümseyerek, gazetecileri yok sayarak bu şehre hizmet ettiğinizi düşünmeyin.
HERKESİN EMEĞİ KIYMETLİ, GAZETECİNİNKİ DEĞİL Mİ?
Sanatçı sahneye çıkınca ücretini alıyor. Organizasyon şirketi hizmetinin karşılığını alıyor. Sesçi, ışıkçı, güvenlikçi, herkes emeğinin karşılığını alıyor. Peki gazeteci? Kamerasıyla geliyor. Fotoğraf çekiyor. Saatlerce bekliyor. Haberini yazıyor. Gecenin bir yarısı yayınlıyor. Sonra ne oluyor? Bir teşekkür mesajı! Bazen o bile yok!
Teşekkürle elektrik faturası ödenmiyor efendim! Alkışla ev kirası verilmiyor! Takdirle çocuk okutulmuyor!
BEN DE BU ŞEHRİN GAZETECİSİYİM!
Yıllarımı Marmaris’e, gazeteciliğe, bu şehrin insanlarına verdim. Nice belediye başkanları, kaymakamlar, siyasetçiler, oda başkanları, dernek yöneticileri gördüm. Nice festivaller, seçimler, krizler, felaketler, sevinçler yaşadım. İyi gününüzde de kötü gününüzde de bu şehrin haberini yaptım.
Ama bugün yalnızca kendim için konuşmuyorum. Marmaris’te geçimini gazetecilikten sağlamaya çalışan bütün meslektaşlarım adına soruyorum: Biz bu şehrin neresindeyiz? Sadece fotoğraf çekerken mi aklınıza geliyoruz? Sadece basın bülteni yayımlatacağınız zaman mı değerliyiz? Sadece davetiyenize katılım beklerken mi hatırlanıyoruz?
Marmaris’in gazetecileri sizin kapınızda bekleyen gönüllü tanıtım elemanlarınız değildir!
EFENDİM, KENDİNİZE GELİN!
Buradan belediyelere, odalara, kurumlara, kuruluşlara, festival organizatörlerine ve iş dünyasına sesleniyorum. Yerel basını desteklemek bir lütuf değildir. Reklam verecekseniz verin. İlan yayımlatacaksanız yayımlatın. Abone olacaksanız olun. Ama bunu gazetecinin susması, sizi övmesi ya da eleştirmemesi için değil, yaptığı işin ekonomik değerini kabul ettiğiniz için yapın.
Biz kimseden sadaka istemiyoruz! Kimsenin kapısında harçlık beklemiyoruz! Sadece emeğimizin karşılığının görülmesini istiyoruz. Marmaris’in tanıtımından söz ederken yerel basını yok saymayın. Çünkü bu şehir yalnızca sahnelerden, festivallerden, kokteyllerden ibaret değil. Bu şehrin hafızasını tutan gazeteciler de var!
Son sözüm şudur: Marmaris’in basınını görmezden gelenler, yarın kendi seslerinin neden yeterince duyulmadığını sorgulamasın!
Efendim... Kendinize gelin! Vakit geçmeden!
Allah'a emanet olunuz.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.