Temel IRMAK /Gönül Dostu
O BİR CUMHURİYET SEVDALISI! O, SALİH YAZGAN!
Bazı insanlar vardır, hayatınıza girer ve unutulmaz izler bırakır. Bazı insanlar vardır, yaşadıkları sokağı güzelleştirir, bulundukları mahalleye ruh katar. Bazı insanlar da vardır ki bayrak sevgisini çocukların yüreğine işler.

İşte onlardan biri, benim Ordulu hemşerim, kıymetli abim Salih Yazgan!
Dün Selimiye'de Cumhuriyet sofrası kuruldu. Hem de öyle sıradan bir sofra değil! Cumhuriyet sevgisinin, birlik ve beraberliğin, bayrak aşkının aynı sofrada buluştuğu anlamlı bir gün yaşandı.
Kimse kusura bakmasın! Bana göre dün Selimiye'de bugüne kadar görülmemiş güzellikte bir Cumhuriyet Bayramı kutlaması yaşandı. Ve bu coşkunun yaşanmasında büyük emeği olan isimlerden biri yine Salih Yazgan'dı.
Ben onu yıllardır tanırım. Biz Salih abimle Marmaris'te 105. Sokak'ta tanıştık. İkimizin de dükkânı aynı sokaktaydı. Ben gazetecilik yapıyordum, o terzilik.
Birimiz kalemimizle, diğerimiz iğnesiyle, ipliğiyle hayatın içindeydik. Ama bizi buluşturan yalnızca aynı sokakta esnaflık yapmak değildi.

Bizi birleştiren ortak bir sevda vardı. Türk bayrağı! Atatürk! Cumhuriyet!
Önce 105. Sokak'ı bayraklarla donattık. Ay yıldızlı al bayrağımızı sokağımızın dört bir yanında dalgalandırdık. O sokak artık sıradan bir sokak değildi. Cumhuriyet sevgisinin yaşandığı, çocukların bayraklarla buluştuğu bir yer olmuştu.
23 Nisan geldiğinde çocuklar ellerinde bayraklarla sokağa çıkardı. 19 Mayıs'ta aynı heyecan yaşanırdı. 30 Ağustos'ta zaferin gururu, 29 Ekim'de Cumhuriyet'in coşkusu sokak boyunca hissedilirdi.

Ve zamanla bir şey oldu… Salih Yazgan, çocukların gönlünde bambaşka bir yer edindi.
O artık çocukların Bayrak Dedesi olmuştu!
Çünkü çocuklar onu yalnızca bir terzi olarak tanımıyordu. Onlar için Salih amca, bayrak demekti. Bayram demekti. Cumhuriyet demekti.
İşte bizim dostluğumuz da böyle başladı. Aynı sokakta, aynı bayrağın gölgesinde…
Yıllar geçti. Salih abim Marmaris merkezden ayrıldı, Selimiye'ye yerleşti. Dünyanın incisi Marmaris'in zümrütü Selimiye'ye…
Ama giderken 105. Sokak'taki Cumhuriyet sevdasını da yanında götürdü. Bayrağına olan aşkını da… Çocuklara olan sevgisini de…
Selimiye'de ne yaptı dersiniz? 105. Sokak'ta yaptıklarını bu kez Selimiye'de yaşatmaya başladı.

19 Mayıs nasıl kutlanır? 23 Nisan çocuklara nasıl sevdirilir? 30 Ağustos'un zafer ruhu nasıl yaşatılır? 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nasıl bir coşkuyla kutlanır?
Salih Yazgan, bunların cevabını sözle değil, yaptıklarıyla verdi. Ve dün Cumhuriyetimizin 103. yılında Selimiye'de kurulan Cumhuriyet sofrası, bu sevdanın en güzel örneklerinden biri oldu.
Çünkü onun için Cumhuriyet Bayramı yalnızca bir tören değildir. Cumhuriyet sevgisi, bir çocuğun elindeki Türk bayrağında yaşar. Atatürk sevgisi, o çocuğun gözlerindeki heyecanda büyür.
O bir terzi… O bir Atatürkçü… O bir milliyetçi… O bir Türkiye sevdalısı…
O, Atatürk'ün "Köylü milletin efendisidir" sözünü yüreğinde taşıyan bir Anadolu insanı.
O, bizim Bayrak Dedemiz!
Benim için Salih Yazgan'ın yeri ayrıdır. Çünkü biz yalnızca aynı sokakta dükkân komşuluğu yapmadık. Birlikte bir sokağı bayraklarla donattık. Birlikte çocukların Cumhuriyet Bayramı heyecanına ortak olduk. Birlikte 105. Sokak'ta güzel hatıralar biriktirdik.
Bugün Selimiye'de bayraklar dalgalandığında, Cumhuriyet coşkusu yaşandığında benim aklıma yıllar önceki 105. Sokak geliyor.
Ve içimden şöyle diyorum: Salih abi, biz 105. Sokak'ta bir bayrak sevdası başlattık. Sen o sevdayı Selimiye'ye taşıdın!
İşte mesele budur. Makam sahibi olmak değil, gönüllerde yer edinmek. Büyük laflar etmek değil, küçük çocuklara büyük değerler kazandırmak. Cumhuriyet'i yalnızca anlatmak değil, yaşatmak!

Dün Selimiye'de kurulan Cumhuriyet sofrasına bakınca insan bir kez daha anlıyor. Cumhuriyet, yalnızca büyük meydanlarda kutlanmaz. Cumhuriyet, bir köyde, bir mahallede, bir sokakta da bütün güzelliğiyle yaşanır.
Yeter ki o sevgiyi yüreğinde taşıyan insanlar olsun. İşte Salih Yazgan da onlardan biri.
O, Gündem Gazetesi'nin dostu. O, Temel Irmak'ın abisi. O, bizim Ordulu hemşerimiz. Ve hepsinden önemlisi, çocukların Bayrak Dedesi!
Sevgili Salih abim…
Cumhuriyetimizin 103. yılında sana bir kez daha teşekkür ediyorum. 105. Sokak'ta başlayan dostluğumuzun, Selimiye'de dalgalanan bayraklarla devam etmesinden büyük mutluluk duyuyorum.
Dün Selimiye'de kurduğunuz Cumhuriyet sofrası, yalnızca bir bayram kutlaması değil, birlik ve beraberliğin de güzel bir örneğiydi.
Kim ne derse desin! Ben Dün Selimiye'de Cumhuriyet sevgisinin nasıl yaşatıldığını gördüm. Ve bir kez daha gurur duydum.
Sen bayrağını dalgalandırmaya, çocuklara Cumhuriyet'i sevdirmeye devam et Salih abi. Çünkü bir çocuğun eline Türk bayrağını verdiğinde, aslında Cumhuriyet'in yarınlarına da sahip çıkıyorsun.
Beraber 105. Sokak'ta başladık. Sen Selimiye'de devam ettirdin. Dilerim bu bayrak sevdası Marmaris'in bütün mahallelerine, bütün sokaklarına yayılır.
105. Sokak'ta başlayan bayrak sevdası, bugün Selimiye'de yaşıyor!
İyi ki varsın Salih Yazgan!
İyi ki bizim Bayrak Dedemizsin!
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!
Allah'a emanet olunuz.

HE IS A TRUE LOVER OF THE REPUBLIC! HE IS SALİH YAZGAN!
Temel Irmak Writes...
There are people who enter your life and leave unforgettable memories behind.
There are people who make the streets they live on more beautiful and bring spirit to their neighborhoods.
And there are people who plant the love of the Turkish flag deep in the hearts of children.
One of those special people is my dear friend, my elder brother from Ordu, **Salih Yazgan!**
Yesterday, a Republic Day table was set in Selimiye. But it was no ordinary gathering! It was a meaningful celebration where love for the Republic, unity, solidarity, and devotion to the Turkish flag came together around the same table.
With all due respect to everyone, I believe that yesterday Selimiye witnessed one of the most beautiful Republic Day celebrations in its history.
And one of the people who made this extraordinary celebration possible was, once again, Salih Yazgan.
I have known him for many years.
We first met on 105th Street in Marmaris. Both of us had businesses on the same street.
I was working as a journalist, and he was working as a tailor.
One of us lived through his pen, the other through his needle and thread.
But what brought us together was much more than being neighbors and shopkeepers.
We shared a common passion.
**The Turkish flag! Atatürk! The Republic!**
Together, we decorated 105th Street with Turkish flags. We proudly displayed our red flag with its white crescent and star throughout the street.
That street was no longer an ordinary street.
It had become a place where the spirit of the Republic was alive and where children grew up surrounded by Turkish flags.
On April 23, children would fill the street carrying their flags.
On May 19, the same excitement would return.
On August 30, the pride of victory could be felt everywhere.
And on October 29, the joy of Republic Day would fill the entire street.
Then, something beautiful happened over time.
Salih Yazgan earned a very special place in the hearts of children.
**He became their beloved "Flag Grandpa!"**
Because children did not know him simply as a tailor.
To them, Uncle Salih represented the Turkish flag, national holidays, and the Republic itself.
That is how our friendship began.
On the same street, beneath the same flag.
Years passed.
My dear brother Salih left central Marmaris and settled in Selimiye, the emerald of Marmaris, one of the most beautiful places in the world.
But he did not leave behind his love for the Republic.
He carried the spirit of 105th Street with him.
He took his devotion to the Turkish flag and his affection for children to Selimiye.
And what did he do there?
He began bringing the same beautiful traditions to life in Selimiye.
How should May 19 be celebrated?
How can we teach children to love April 23?
How can we keep the spirit of the August 30 Victory alive?
How can we celebrate October 29 Republic Day with genuine enthusiasm?
Salih Yazgan answered all these questions, not with words, but through his actions.
And yesterday, on the 103rd anniversary of our Republic, the Republic Day gathering in Selimiye became one of the finest examples of his dedication.
Because for him, Republic Day is not merely an official ceremony.
The love of the Republic lives in the Turkish flag held by a child.
The love of Atatürk grows in the excitement shining in that child's eyes.
He is a tailor.
He believes in Atatürk's principles.
He is a nationalist.
He is a man who deeply loves Türkiye.
He is a true son of Anatolia who carries Atatürk's famous words in his heart:
**"The peasant is the master of the nation."**
He is our Flag Grandpa!
Salih Yazgan has a very special place in my heart.
Because we were not merely shopkeepers on the same street.
Together, we decorated a street with Turkish flags.
Together, we shared the excitement of children celebrating Republic Day.
Together, we created wonderful memories on 105th Street.
Today, whenever flags wave in Selimiye and the joy of the Republic fills the streets, my thoughts return to those unforgettable days on 105th Street.
And I say to myself:
Salih, my dear brother, we started a love for the Turkish flag on 105th Street.
**You carried that love all the way to Selimiye!**
That is what truly matters.
Not holding an important position, but earning a place in people's hearts.
Not making grand speeches, but teaching great values to young children.
Not merely talking about the Republic, but keeping its spirit alive!
Looking at yesterday's Republic Day gathering in Selimiye, I understood something once again.
The Republic is not celebrated only in large public squares.
Its beauty and spirit can also be celebrated in a village, a neighborhood, or a small street.
All it takes is people who carry that love in their hearts.
And Salih Yazgan is one of those people.
He is a friend of Gündem Newspaper.
He is an elder brother to Temel Irmak.
He is our fellow countryman from Ordu.
And above all, he is the children's beloved Flag Grandpa!
My dear brother Salih,
On the 103rd anniversary of our Republic, I want to thank you once again.
It fills me with happiness to know that the friendship we began on 105th Street continues today beneath the Turkish flags waving proudly in Selimiye.
The Republic Day gathering you organized yesterday was not simply a national celebration.
It was also a wonderful example of unity, friendship, and solidarity.
No matter what anyone says!
Yesterday, I witnessed how the love of the Republic is kept alive in Selimiye.
And once again, I felt proud.
Keep waving our flag, dear Salih.
Keep teaching children to love the Republic.
Because whenever you place a Turkish flag in a child's hands, you are also protecting the future of our Republic.
We started together on 105th Street.
You continued that journey in Selimiye.
My greatest wish is for this love of the Turkish flag to spread to every neighborhood and every street in Marmaris.
**The love of the Turkish flag that began on 105th Street is now alive in Selimiye!**
Thank you for being who you are, Salih Yazgan!
Thank you for being our beloved Flag Grandpa!
**Happy 103rd Anniversary of the Republic of Türkiye!**
May God protect you all.
**Temel Irmak**
**Gündem Newspaper**
www.gundemgazetesi.net

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.