Temel IRMAK /Gönül Dostu
Annem Sündüs ile Hüsne Yengem Ebedî Âlemde Buluştu!
İnsan bazı acılar yaşadıktan sonra hayata eskisi gibi bakamıyor. Sevdiklerinin kıymetini, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve geride bırakılan güzel hatıraların değerini daha iyi anlıyor.

Ben de 23 Ocak 2025’te canım annem Sündüs’ü kaybettikten sonra bunu derinden hissettim.
Şimdi ise yüreğimize bir acı daha düştü. Hamdi dayımın kıymetli eşi, sevgili Hüsne yengemizi kaybettik.
Onu son yolculuğuna uğurlamak için Marmaris’ten memleketim Samsun Çarşamba’ya gittim. Yol boyunca çocukluğumun unutulmaz hatıraları gözümün önünden geçti.
Hüsne yengem, dayım oğulları Yaşar, Metin ve Çetin’in annesiydi. Ama benim için bundan çok daha fazlasıydı. Çocukluğumun, aile sofralarımızın ve güzel günlerimizin vazgeçilmez bir parçasıydı.
Rahmetli annem Sündüs ile aralarındaki sevgi bambaşkaydı. Neredeyse her gün görüşür, birbirlerinin evinden eksik olmazlardı. Sohbetleri, muhabbetleri hiç bitmezdi.
Ne güzel günlermiş meğer…
Ağustos ayında Çarşamba’da bulunduğum sırada Hüsne yengemi hastanede ziyaret etmiştim.
Beni görünce o şefkatli sesiyle: “Gel oğlum, sana sarılayım.” demişti.
Sarıldık, hasret giderdik.
Nereden bilebilirdim ki o sarılışın son sarılışımız olacağını…
Şimdi o sesi kulaklarımda, o sarılışın sıcaklığını yüreğimde taşıyorum.
Önce annem Sündüs, şimdi de Hüsne yengem…
İnanıyorum ki dünyada birbirlerinden ayrılmayan bu iki güzel insan, şimdi ebedî âlemde yeniden buluştu.
Belki yine yan yana oturmuş, eski günlerdeki gibi sohbet ediyorlardır. Belki de birbirlerine hasretle sarılmışlardır.
Bu düşünce hem yüreğimi sızlatıyor hem de bana teselli oluyor.
Hüsne yengemizi Çarşamba’da dualarla son yolculuğuna uğurladık. Başta Yaşar, Metin ve Çetin kardeşlerim olmak üzere ailemize ve bütün sevenlerine sabır diliyorum.
Bu acılı günümde Marmaris’ten Milas -Bodrum Havalimanı’na ulaşmamı sağlayan kıymetli dostum Kamil Çakır’a da gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varsın dostum.
Otuz yıllık gazetecilik hayatımda çok şey gördüm, çok şey yaşadım. Ama annemin ve şimdi Hüsne yengemin ardından bir gerçeği daha iyi anladım: Bu dünyada ne makam ne şöhret ne de servet kalıcı. İnsanın geride bıraktığı en büyük miras, gönüllerde biriktirdiği sevgidir.
Ben de bundan sonraki hayatımda kimseyi kırmadan, gereksiz tartışmalardan uzak durarak ve kalemimi Marmaris’in iyiliği için kullanarak yoluma devam edeceğim.
Ama bugün aklımda yalnızca Hüsne yengemin o son sözleri var: “Gel oğlum, sana sarılayım.”
Ah be yengem…
Keşke bir kez daha sarılabilseydik.
Rabbim, canım annem Sündüs ile kıymetli Hüsne yengemi cennetinde buluştursun. Dünyada birbirlerinden ayrılmayan bu iki güzel insanı, ebedî âlemde de ayırmasın.
Mekânınız cennet, ruhlarınız şad olsun.
Sizleri hiç unutmayacağım.
Hayat kısa… Sevdiklerimize hayattayken sarılalım. Çünkü bazı sarılışların son olduğunu ancak yıllar değil, ayrılıklar öğretiyor.
Allah’a emanet olunuz.
14 Ekim 2026 Çarşamba

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.