Temel IRMAK /Gönül Dostu

Temel IRMAK /Gönül Dostu

Ömrüm Marmaris

Bazı şehirlerde yaşarsınız.

Bazı şehirleri ise yaşarsınız.

Ben Marmaris’i yaşadım.

Ömrümün büyük bölümünü bu kentin sokaklarında, sahillerinde, çarşısında, köylerinde; kimi zaman bir haberin peşinde, kimi zaman bir dost sohbetinde geçirdim.

file-0000000003288246811f3106c789d03e.png

1984 yılında geldiğim Marmaris, benim için artık yalnızca yaşadığım bir şehir değil.

Gençliğim burada geçti.

Evlendim, yuva kurdum.

Çocuklarımı burada büyüttüm.

Gazeteciliğe gönül verdim.

Dostluklar kurdum.

Sevindim, üzüldüm, mücadele ettim.

Kaybettiklerimin ardından yine bu şehrin sokaklarında yürüdüm.

Kısacası hayat bana ne verdiyse, büyük bölümünü Marmaris’te yaşadım.

Dünyanın incisi Marmaris…
Benim ömrüm Marmaris…

Bir Şehirden Daha Fazlası

Marmaris’in benim hayatımdaki yeri birkaç cümleyle anlatılabilecek kadar küçük değil.

Bir gazeteci olarak bu kentin en güzel günlerine de şahit oldum, en zor günlerine de.

Yangınlarını gördüm.

Fırtınalarını, sellerini gördüm.

Turizmin altın yıllarını da gördüm, esnafın siftah yapmadan kepenk kapattığı günleri de.

Seçimleri, siyasi mücadeleleri, belediye başkanlarını, kaymakamları, valileri, milletvekillerini yazdım.

Ama en çok Marmaris insanını yazdım.

Çünkü benim gazeteciliğimde asıl mesele makamlar değil, insandır.

Bugün dönüp geriye baktığımda binlerce haber, yüzlerce köşe yazısı, sayısız fotoğraf ve hatıra görüyorum.

Her birinin bir köşesinde Marmaris var.

Gazeteciliğimin de Adı Marmaris

5 Ağustos 1996’da başladığım gazetecilik yolculuğumun büyük bölümü bu kentte geçti.

Nice haberin peşinden koştum.

Bazen sabaha karşı bir yangına gittim, bazen bir kaza haberine…

Bazen bir sporcunun sevincini yazdım, bazen evladını kaybeden bir annenin acısını.

2002 yılında Gündem Gazetesi’ni kurarken de tek bir düşüncem vardı:

Bu şehrin sesi olmak.

Doğru bildiğimi yazdım.

Yanlış gördüğümü eleştirdim.

Bazen alkışlandım.

Bazen kızdılar.

Bazen yalnız kaldım.

Ama kalemimi Marmaris’ten hiç uzaklaştırmadım.

Çünkü ben bu şehirden ekmek yedim.

Bu şehirde çocuk büyüttüm.

Bu şehirde yaşlandım.

Ve bu şehre karşı kendimi hep borçlu hissettim.

Benim Marmaris’im

Benim Marmaris’im sadece deniz, kum ve güneş değildir.

Sabah erkenden dükkânını açan esnaftır.

Denize açılan balıkçıdır.

Köyünde toprağıyla uğraşan üreticidir.

Turizm sezonunda gecesini gündüzüne katan emekçidir.

Bir çay ocağında edilen iki çift sözdür.

Sokakta karşılaşıp,
“Temel, bunu da yaz!”
diyen vatandaştır.

İşte benim Marmaris’im budur.

Eksikleriyle, yanlışlarıyla, güzellikleriyle bizimdir.

Bu yüzden Marmaris’e kızdığım da oldu.

Sitem ettiğim de…

Ama hiçbir zaman vazgeçmedim.

İnsan sevdiğine kızar.

İnsan değer verdiğini eleştirir.

Ben de Marmaris’i sevdiğim için yazdım.

Ömrüm Marmaris

Yıllar çok hızlı geçti.

1984’te Marmaris’e gelen o gençle bugünkü Temel Irmak arasında koca bir ömür var.

Ama değişmeyen bir şey var:

Marmaris sevgisi.

Bugün bana,
“Hayatını birkaç kelimeyle anlat” deseler uzun uzun düşünmem.

Ailem…

Gazetecilik…

Ve Marmaris…

Çünkü benim gençliğim Marmaris.

Ekmeğim Marmaris.

Kalemim Marmaris.

Dostluklarım Marmaris.

Hatıralarım Marmaris.

Saçıma düşen aklarda bile bu şehrin izi var.

Bir gün bu kalem susacak.

Bir gün haber peşinde koşamayacağım.

Ama inanıyorum ki yıllar sonra birileri eski bir gazete sayfasını açıp “Haber: Temel Irmak” yazısını gördüğünde, benim bu şehre nasıl bir ömür verdiğimi anlayacak.

Çünkü benim hikâyemin adı aslında çok basit:

Dünyanın incisi Marmaris…
Benim ömrüm Marmaris…

Allah'a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Temel IRMAK /Gönül Dostu Arşivi

Şip Şak Siyasetçileri

21 Ağustos 2026 Cuma 10:04

Fethiye’ye Var da Marmaris’e Yok mu?

15 Ağustos 2026 Cumartesi 10:02

Bir Yanda Hüzün, Bir Yanda Sevinç…

10 Ağustos 2026 Pazartesi 20:43