Temel IRMAK /Gönül Dostu

Temel IRMAK /Gönül Dostu

Marmaris’te Medya: Birlik mi, Dağınıklık mı?

“Birlik olmasa dirlik olmaz.”

Bu söz, artık sadece kulağa hoş gelen bir atasözü değil; Marmaris’te gazetecilik yapan herkes için acı bir gerçek, yakıcı bir uyarıdır.

 

Bugün Marmaris’te "gazetecilik" adı altında dönen çoğu şey; ne yazık ki habercilik değil. Kısır çekişmeler, kıskançlık, dedikodu ve sosyal medya şovları… Ekonomik sıkıntılar, siyasi kamplaşmalar yetmezmiş gibi, bir de meslektaşlarımızın açtığı çukurlarla uğraşıyoruz. Bu acı tabloyu değiştirmek istiyorsak önce aynaya bakmamız gerekiyor.

 

Açık konuşmak gerekirse; bazı meslektaşlar gazeteciliği değil, kendi egosunu büyütmenin peşinde. Paylaştığı habere bakmak, izleyen bir kitleye sahip olmak bir yana, kendisini bazen duayen gibi görmesi, sadece bir yanılsamadan ibaret. Kusura bakmasın kimse, karşılığı olmayan gazetecilik sadece gürültüdür. Oysa Marmaris halkı, gösterişe değil, güvenilir ve ilkeli haberciliğe değer verir.

 

Gazeteci, rakip değil meslektaştır. Ama bu şehirde herkes birbirini aşağı çekme yarışında. Bu zihniyet, gazeteciliğe ihanet etmektir. Çünkü gazetecilik omurga ister. Dik durmayı, doğruları söylemeyi, haksızlığa sessiz kalmamayı gerektirir.

 

Meslek örgütlerimiz ne durumda? Çoğu tabela… Dayanışma mı? Yok denecek kadar az. Bir meslektaşımıza saldırı olsa, çoğu göz yumar. Çünkü "bana dokunmayan yılan" anlayışı hâkim. Ama unutulmasın; o yılan, günü geldiğinde herkesin kapısını çalar.

 

Marmaris’te gazetecilik kan kaybediyorsa, bu sadece dış etkenlerle açıklanamaz. İçimizdeki kırgınlıklar, kıskançlıklar, sosyal medyada üç beğeni uğruna yapılan ucuz şovlar bu mesleği öldürüyor. Arkamızdan iş çevirerek, birbirimizi karalayarak bu mesleğe katkı sağlanamaz.

 

Ben 1995’ten beri bu işi yapıyorum. Başka bir iş yapmadım. Hatalarım oldu, ama ders çıkardım. Kimsenin adamı olmadım. Kimsenin sofrasına oturmadım, kalemimi satmadım. Bugün biri hakkımda konuşuyorsa, önce aynaya baksın. Çünkü kendini kandıran, en sonunda komik duruma düşer.

 

Ve son sözüm:

Kendini “hint kumaşı” sananlar varsa, önce işine baksın. Marmaris’te gerçekten gazetecilik yapmak isteyen varsa buyursun; kapımız açık. Yardımcı oluruz. Ama bu şehir artık laf değil, iş bekliyor. Birlik bekliyor. Dirlik istiyor.

 

Ya gerçekten gazeteci gibi davranacağız,

Ya da sadece kartvizitinde “gazeteci” yazan figüranlar olarak sokakta dolanmaya devam edeceğiz.

Bir araya gelip birlik olacağız.

Ya da etkisiz olmaya devam edeceksiniz.

Ya da güçlenip birlik ve beraberlik mesajı vereceğiz.

Ya da kendinizi beğenmeye devam edeceksiniz. Kusura bakmayın, dost acı ama doğru söyler.

 

Anladınız mı hanımefendiler, beyefendiler?

Son treni kaçırmayın…

 Allah'a Emanet Olunuz...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Temel IRMAK /Gönül Dostu Arşivi

Serkan Yazıcı – 1890

11 Mart 2026 Çarşamba 11:51

Dostlar Beni Hatırlasın

05 Mart 2026 Perşembe 16:55

Duygusal Olmanın Bedeli

26 Şubat 2026 Perşembe 19:31

“Çarşamba” Dedikleri…

25 Şubat 2026 Çarşamba 20:19

Kaleme Sığınan Yürek: Burcu Turgut

24 Şubat 2026 Salı 11:18

Çağrı Hep Bize mi?

22 Şubat 2026 Pazar 11:53

Kıskanmak İnsanın Ruhunda Var

20 Şubat 2026 Cuma 11:53