Temel IRMAK /Gönül Dostu
Marmaris Piyanosuz
Son birkaç gündür içimde tarif etmesi zor bir sıkıntı vardı. Bazen gazetecinin derdi de böyle olur; kelimeler birikir, gündem ağırlaşır, insanın içi daralır. Belki de en doğru ilaç, doğru bir haberin içine girmektir.
Marmaris Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen “Genç Yetenekler” konseri için Armutalan Kültür Merkezi’ne gittiğimde, aslında biraz da o sıkışmışlığı üzerimden atmak istiyordum.

Salona girdiğimde karşılaştığım manzara etkileyiciydi. Ay temalı sahne, mum ışıklarıyla birleşmiş; sanki gökyüzü içeri taşınmış gibiydi. Piyanonun sesiyle birlikte ışıkların ritmi başka bir atmosfere dönüşmüştü.

Bir sahne, üç genç yetenek
İlk olarak sahneye Lalin Ayşen Ennekavi çıktı. Küçücük parmaklarıyla piyanoyu öyle bir konuşturdu ki salonda sessizlik değil, hayranlık oluştu.
Ardından Asya Kalaycı sahne aldı. Daha güçlü, daha derin bir yorumla salonun enerjisini yükseltti.
Sonrasında Tolga Bilget… Gecenin en disiplinli ve en teknik performansıydı. Her notada emek, her geçişte yılların çalışması vardı.
Bu çocukların ortak noktası sadece yetenek değil; ciddi bir eğitim sürecinin, disiplinin ve emeğin ürünü olmalarıydı. Arkalarında Eser Bilgeman gibi bir ismin bulunması sahnedeki seviyeyi zaten açıklıyordu.

Finalde Marmaris dokunuşu
Konserin sonunda Gül Yazıcı’nın önerisiyle sahneye çıkan Marmarisli piyanist Turhan Yaltırık, geceyi sade ama etkili bir eserle kapattı. Uzun alkışlar gecenin duygusunu özetliyordu.
Ama asıl mesele: Marmaris’in utanç verici piyano gerçeği
Dışarıdan bakınca her şey güzeldi. Sahne kurulmuştu, ışık vardı, alkış vardı, protokol vardı, fotoğraf vardı.
Ama gerçekte çok daha sert bir tablo var:
Marmaris gibi bir turizm ve kültür kentinde hâlâ düzgün bir piyano yok.
Bu artık “eksiklik” değil, açıkça ihmal.
Bir konser için piyano İzmir’den getiriliyorsa burada sadece lojistik konuşulmaz; burada kültür politikası konuşulur. Hatta daha net söylemek gerekir: kültürün ciddiye alınıp alınmadığı konuşulur.
Denizle, turizmle, sanatla anılan bir şehirde temel bir enstrüman yoksa; burada mesele teknik değil, zihniyettir.
Bir yanda uluslararası sahne hedefleyen çocuklar, diğer yanda bir piyanoyu bile yerinde bulamayan bir şehir.
Bu tabloyu süsleyerek anlatmanın anlamı yok.
Net soru
Marmaris’i yönettiğini söyleyenler şunu artık açıkça cevaplamalı:
Bir konser için piyano dışarıdan taşınıyorsa, bu şehir sanatı gerçekten sahipleniyor mu?
Marmaris Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Angela Berker ve emek veren herkese saygı ayrı konu.

Ama mesele onların çabası değil.
Mesele, bir şehrin sanata karşı sistemli bir hazırlığı olup olmadığıdır.
Marmaris’in artık bir piyanoya değil, bir kültür iradesine ihtiyacı var.
Çünkü bazı eksikler “detay” değildir.
Bazı eksikler doğrudan şehrin aynasıdır.
Allah'a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.