Temel IRMAK /Gönül Dostu
Sıra Sizde...
Hayat ne garip...
Bir bakıyorsunuz çocukluğunuz dün gibi aklınızda, bir bakıyorsunuz ömrünüzün otuz yılı göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş.
Ben de bugünlerde sık sık geriye dönüp bakıyorum.
Otuz yıl...
Dile kolay.
Bir insanın saçlarına ak düşüren, yüzüne çizgiler bırakan ama yüreğine de sayısız hatıra sığdıran koskoca bir zaman.
Bu otuz yılın büyük bölümünü Marmaris'in sokaklarında geçirdim.
Kimi zaman bir düğünde gelin ve damadın mutluluğuna tanıklık ettim. Kimi zaman bir cenazede gözyaşlarına eşlik ettim. Bazen yeni doğan bir bebeğin haberini yaptım, bazen de bu dünyadan ayrılan dostlarımızın ardından satırlar yazdım.
Sevinçleri de gördüm, acıları da...
Alkışları da duydum, eleştirileri de...
Ama hiçbir zaman bu şehirden, bu şehrin insanlarından kopmadım.
Çünkü gazetecilik benim için sadece haber yazmak değildi.
İnsan biriktirmekti.
Dostluk biriktirmekti.
Hatıra biriktirmekti.
Bugün dönüp baktığımda haberlerden çok yüzleri hatırlıyorum.
Bir çocuğun heyecanını...
Bir annenin gözyaşını...
Bir babanın gururunu...
Bir esnafın umudunu...
Bir yaşlının duasını...
Belki de insanın gerçek serveti budur.
Bankadaki para değil...
Yıllar sonra bile hatırlanan güzel anılar ve gönüllerde bırakılan izlerdir.
Meslek hayatım boyunca binlerce insanla karşılaştım.
Kimileri birkaç dakikalık sohbet olarak kaldı.
Kimileri ise hayatımın en kıymetli dostluklarına dönüştü.
İşte bu yüzden hazırladığım "Bir Kalem, Bir Şehir" kitabı yalnızca benim hikâyem değil.
Bu kitapta Marmaris var.
Bu kitapta yıllardır birlikte yaşadığımız anılar var.
Bu kitapta dostluklar, mücadeleler, başarılar ve hayatın kendisi var.
Aslında kitabın her sayfasında biraz siz varsınız.
Çünkü ben bu şehirde gazetecilik yaparken hiçbir zaman tek başıma yürümedim.
Yanımda gönüldostlarım vardı.
Okurlarım vardı.
Bana güvenen insanlar vardı.
Bazen bir haber için kapısını çaldığım insanlar...
Bazen telefonun ucunda derdini anlatan vatandaşlar...
Bazen de sadece "Kolay gelsin Temel reis" diyen güzel insanlar...
Bugün geriye dönüp baktığımda hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.
Çünkü insanı ayakta tutan şey başarıları değil, hayatına dokunan insanlardır.
Şimdi ise sıra sizde...
Yıllardır ben sizin hayatlarınıza misafir oldum.
Sevinçlerinizi, hüzünlerinizi, umutlarınızı satırlarıma taşıdım.
5 Haziran 2026 akşamı sizleri de benim hayatımın önemli bir anına tanıklık etmeye davet ediyorum.
Belki eski günleri konuşuruz...
Belki hatıraları yad ederiz...
Belki de yıllardır birbirini görmeyen dostlar yeniden kucaklaşır...
Ama biliyorum ki o akşam en güzel şey, birlikte olabilmek olacak.
Çünkü yıllar geçiyor...
İnsanlar yaş alıyor...
Bazı şeyler değişiyor...
Ama dostluk, vefa ve güzel hatıralar hiç eskimiyor.
5 Haziran akşamı görüşmek dileğiyle...
Sevgiyle, dostlukla ve yürekten...
Allah'a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.