Temel IRMAK /Gönül Dostu
İdris Akgül: Marmaris’ten Marka Çıkaran İş İnsanı
Marmaris’te yıllardır aynı şeyi konuşuyoruz:
“Bu şehir neden marka yaratamıyor?”
Turizmimiz var.
Denizimiz var.
Doğamız var.
Dünyanın birçok ülkesinden milyonlarca insanın tanıdığı bir Marmaris var.

Ama iş kendi markalarımızı oluşturmaya gelince nedense aynı başarıyı gösteremiyoruz.
İşte tam da bu noktada bazı isimlerin hakkını teslim etmek gerekiyor.
Onlardan biri de İdris Akgül.
İdris Akgül’ü uzun uzun anlatmaya gerek yok aslında.
Marmaris’te turizmin, gastronominin ve işletmeciliğin içinde olanlar onu zaten tanıyor.
Bono ile başlayan yolculuk…
Fredonia…
Konaklama yatırımları…
Restoran, kafe, beach ve turizm işletmeciliği…
Bütün bunların arkasında yıllardır devam eden yoğun bir çalışma var.
Benim dikkatimi çeken ise başka bir şey.
Bir işletme açabilirsiniz.
Paranız varsa ikincisini de açabilirsiniz.
Ama bir işletmeyi marka hâline getirmek başka bir iştir.
Çünkü marka olmak yalnızca güzel masa ve sandalyeler koymakla olmaz.
Hizmet gerekir.
Kalite gerekir.
İstikrar gerekir.
En önemlisi de müşterinin zihninde kalıcı bir isim bırakmanız gerekir.
İdris Akgül, bunu başaran Marmarisli işletmecilerden biri.
Üstelik yaptığı işler yalnızca kendi işletmelerinin kapısıyla sınırlı değil.
Marmaris Ticaret Odası’nda görev alıyor.
Turizm toplantılarında yer alıyor.
Kentin tanıtılması ve markalaşması için yürütülen çalışmalara katılıyor.
Yani kazandığı tecrübeyi Marmaris için de ortaya koymaya çalışıyor.
Ben buna önem veriyorum.
Çünkü bu kentte yalnızca para kazanmak yetmez.
Kazandığınız ve hayatınızı sürdürdüğünüz şehre bir şeyler de vermeniz gerekir.
Marmaris bugün çok ciddi bir yol ayrımında.
Artık yalnızca “deniz, kum, güneş” diyerek turizm yapamayız.
Dünyada turizm anlayışı değişiyor.
İnsanlar artık gittikleri kentlerde hikâye arıyor.
Kaliteli gastronomi arıyor.
Yerel markalar arıyor.
Farklı deneyimler yaşamak istiyor.
Marmaris’in de tam olarak bunlara ihtiyacı var.
Bizim daha fazla Marmaris markası çıkarmamız gerekiyor.
Bir markamız Marmaris’te doğup İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e, hatta dünyanın başka şehirlerine ulaşıyorsa bundan rahatsız olmak yerine gurur duymalıyız.
Çünkü o tabelanın üzerinde görünmese bile arkasında Marmaris vardır.
İdris Akgül’ün işletmecilik yolculuğuna ben bu gözle bakıyorum.
Elbette ticarette herkes hata yapabilir.
Her yatırımın doğru olduğunu söylemek de mümkün değildir.
Hiç kimse eleştiriden muaf değildir.
Ama çalışanın, yatırım yapanın ve yaşadığı kent için taş üstüne taş koyanın da hakkını teslim etmek gerekir.
Ben gazetecilik hayatım boyunca şunu gördüm:
Konuşan çoktur, yapan azdır.
Marmaris’in bundan sonra konuşandan çok yapana ihtiyacı var.
Yeni markalar çıkaranlara…
Gençlere örnek olanlara…
Kaliteli turizmi savunanlara…
Kentinin adını Marmaris’in dışına taşıyanlara ihtiyacımız var.
İdris Akgül’ün hikâyesini bu nedenle yalnızca bir iş insanının başarı hikâyesi olarak görmüyorum.
Bu hikâye aynı zamanda bize şunu gösteriyor:
Marmaris isterse kendi markalarını yaratabilir.
Yeter ki hayal edelim.
Yeter ki çalışalım.
Yeter ki günü kurtarmak yerine geleceği düşünelim.
Çünkü başka Marmaris yok.
Bu şehrin değerini önce biz bilmezsek, başkalarının bilmesini de bekleyemeyiz.
Bugün yeni yaşını kutlayan İdris Akgül’ün doğum gününü tebrik ediyor; kendisine sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu nice güzel yıllar diliyorum.
Allah’a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.