Gazetecilik hayatım boyunca öyle anlar gördüm ki… Bazen gözlerim doldu, bazen içim sevinçle taştı. Ama geçen akşam Marmaris Yat Marina FK’ın düzenlediği yemekte yaşadığım bir an, her şeyin ötesindeydi.
Yat Marina’nın restoranında yönetim ve futbolcularla sohbet ederken, bir çocuk Bora Kök’ün yanına koştu. Küçük adımlar, meraklı bakışlar… Ve bir anda aklıma geldi: 07 Aralık 2016’da Gündem Gazetesi’nde o minik bebeğin doğum haberini yapmıştım. “Hoş geldin Deniz!” diye yazmıştım. O anın üzerinden tam 10 yıl geçmişti. Küçük Deniz artık 10 yaşında, gözlerinde hâlâ aynı merak, enerji ve canlılık vardı.
Bora ve Didem Kök’ün gözlerindeki gurur anlatılmaz bir şeydi. Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini, bir çocuğun ne kadar çabuk büyüdüğünü görmek… O minik eller bir zamanlar bebekti; bugün kendi dünyasını keşfetmeye başlayan bir çocuk. İşte hayatın sessiz ama derin mesajı tam burada saklıydı: büyüme, gelişme ve geçip giden yılların kıymeti.

Gazetecilik bana pek çok hikaye anlattı, ama bazen en anlamlısı kendi tanıklığımızla yaşadıklarımızdır. Bir çocuğun büyümesini görmek, bir ailenin sevincine ortak olmak, o anın büyüsünü hissetmek… İşte tam da bu yüzden bu mesleği seviyorum. O anı fotoğraf ya da video ile kaydetmekten çok, hafızama kazımak istedim; çünkü bazı anlar, kameradan çok kalpte yaşanır.
Deniz artık 10 yaşında. Belki kendi hayallerine doğru yol alıyor, belki ailesinin sevgi dolu dünyasında büyüyor. Ben ise o anı bir gazeteci olarak kaydettim; hem hüzünle hem mutlulukla, hem şaşkınlıkla hem gururla…
Hoş geldin Deniz! Zaman hızlı geçiyor, ama senin enerjin hep bizimle kalacak. Kim bilir, belki bir gün düğün haberini de yaparım ve yine kalbimde aynı heyecanı hissederim.
Allah'a emanet olunuz.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.