Temel IRMAK /Gönül Dostu
31 Yıllık Emeğin Adıdır: Ümit Kızıl
Bir iş yerinde geçen 31 yıl…
Bugünün dünyasında kulağa neredeyse bir masal gibi geliyor. İnsanların birkaç yılda bir iş değiştirdiği, kurumların bile hızla dönüşüm geçirdiği bir çağda, aynı yerde geçen üç on yıl aslında başlı başına bir hayat hikâyesidir.
Ümit Kızıl ile tanışmam 1996 yılına uzanır. Bayrak Gazetesi’ni yeni çıkarmaya başladığımız günlerdi. Gazeteciliğin heyecanını, temposunu ve umutlarını yaşadığımız bir dönem… Hayat bazen insanları farklı alanlarda ama aynı zaman diliminde yürütür.

Ümit Kızıl’ın Elegance Hotel’de başlayan çalışma hayatı bugün 31. yılına ulaştı.
Bu sadece bir süre değil…
Bu yılların içinde emek var, sabır var, sadakat var. Bir kurumun büyümesine tanıklık etmek, değişen zamana rağmen aynı yerde üretmeye devam etmek herkesin başarabileceği bir şey değildir.
Aslında bu tür hikâyeler yalnızca bir kişiye ait değildir. Aynı zamanda bir dönemin, bir anlayışın ve emeğe verilen değerin hikâyesidir. Çünkü uzun yıllar aynı yerde çalışmak, sadece bir mesleği sürdürmek değil; bir yere ait olmaktır.
Geçtiğimiz Ramazan ayında Marmarisli Galatasaraylılar Derneği’nin düzenlediği iftar programı için Elegance Hotel’e gittiğimde, bizi yine o tanıdık güler yüzle karşıladı Ümit abi.
Yıllar geçmişti…
Ama değişmeyen şeyler vardı: samimiyeti, işine olan bağlılığı ve insanlara gösterdiği saygı.
Belki de 31 yılın sırrı tam olarak burada gizlidir.
Bir işi sadece yapmak değil, sahiplenmek…
Gelen misafiri sadece karşılamak değil, ona kendini evinde hissettirmek…
Yıllar geçse de aynı özenle çalışmaya devam etmek…
Bugün geriye dönüp baktığımızda, 1996’dan bugüne geçen zamanın ne kadar hızlı aktığını daha iyi anlıyoruz. Bir yanda gazetecilikte geçen yıllar, diğer yanda bir otelin içinde geçen 31 yıllık emek…
Farklı alanlar, ama aynı zamanın tanıklığı.
Ümit Kızıl, bu 31 yıl boyunca kim bilir kaç genel müdür, kaç yönetici ve sayısız çalışma arkadaşı gördü. Ama o, değişmeden kaldı. Aynı disiplinle, aynı azimle çalışmaya devam etti.
Bu, herkesin kolay kolay gösteremeyeceği bir istikrardır.
Belki de asıl değerli olan budur:
Zamanın hızla aktığı bir dünyada, emeğin ve bağlılığın hâlâ anlamını koruyor olması.
Bugün üç yıl çalışan bile “uzun süre çalıştım” diyebiliyor.
Ama bazı insanlar vardır…
Zamanı sadece geçirmez, çalıştığı yere iz bırakır.
Ümit Kızıl da o insanlardan biri.
Tam 31 yıl…
Aynı kapıdan girerek, aynı disiplini koruyarak, güler yüzünü kaybetmeden geçen bir ömür.
Çünkü bazı insanlar sadece çalışmaz…
Bir kuruma yıllarını değil, hayatını verir.
Allah'a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.