Temel IRMAK /Gönül Dostu

Temel IRMAK /Gönül Dostu

İki Yılda Tükenen Büyük Umut

Türk milleti uzun yıllardır siyasette yeni bir umut, yeni bir heyecan arıyordu. Ekonomik sıkıntıların arttığı, adalet tartışmalarının büyüdüğü ve toplumdaki kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde vatandaş yerel seçimlerde önemli bir mesaj verdi. CHP’ye verilen destek yalnızca bir belediye tercihi değildi; aynı zamanda “iktidara alternatif olabilirsin” mesajıydı.


Millet, CHP’ye tarihi bir fırsat sundu. Büyükşehirler kazanıldı, birçok il ve ilçede önemli başarılar elde edildi. Vatandaşın beklentisi açıktı: şeffaf belediyecilik, dürüst yönetim, liyakatli kadrolar ve halkla iç içe bir anlayış…


Ancak aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen bazı belediyelerle ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmalar bu umudu ciddi şekilde zedelemeye başladı. Yolsuzluk iddiaları, ihale süreçlerine dair eleştiriler, belediye kaynaklarının kullanımına yönelik soru işaretleri ve yönetim anlayışına ilişkin şikâyetler toplumda ciddi bir hayal kırıklığı oluşturdu. Çünkü insanlar sadece bir partiye değil, değişim ihtimaline oy vermişti.


Bugün vatandaşın aklındaki soru nettir:

“Madem aynı hatalar yapılacaktı, o zaman değişimin anlamı neydi?”


Sorunun temelinde aday belirleme süreçlerine dair tartışmalar yatıyor.


Siyasette yalnızca seçim kazanmak yetmez; kimi aday yaptığınız da en az sonuç kadar belirleyicidir. Yeterince süzgeçten geçmeyen bazı tercihler, bugün yaşanan güven sorunlarının zeminini oluşturmuştur.


Burada en büyük sorumluluk doğal olarak genel merkeze düşmektedir. Özgür Özel’in önünde önemli bir fırsat vardı: CHP’yi daha disiplinli, daha şeffaf ve halka daha yakın bir yapıya dönüştürmek. Ancak bazı belediyelerden gelen görüntüler, kontrolsüzlük ve dağınıklık eleştirilerini beraberinde getirmiştir.


Seçim döneminde mütevazı görünen bazı isimlerin, koltuğa oturduktan sonra değişmesi de dikkat çekmektedir. “Ortak akıl” söyleminin zamanla yerini “en doğrusunu ben bilirim” anlayışına bırakması, hem teşkilatlarda hem de kamuoyunda rahatsızlık yaratmaktadır. Oysa siyaset halka rağmen değil, halkla birlikte yapılır.


Bir diğer önemli mesele ise eleştiriye tahammül konusudur. Seçim döneminde basına daha yakın duran bazı yöneticilerin, bugün en küçük eleştiriye dahi sert tepki vermesi demokratik siyaset açısından düşündürücüdür. Eleştiri, yönetimin düşmanı değil; denge mekanizmasıdır.


Belediye kaynaklarının kullanımı ve kamu mallarına ilişkin tartışmalar da toplumda hassasiyet yaratmaktadır. Çünkü belediyeler herhangi bir siyasi yapının değil, doğrudan milletin kurumlarıdır. Her bütçe kalemi, her taşınmaz ve her karar kamu vicdanına hesap vermek zorundadır.


CHP bugün Türkiye’nin en büyük muhalefet partisi olabilir. Ancak iktidar alternatifi olmak yalnızca seçim kazanmakla değil, güven inşa etmekle mümkündür. Vatandaş dürüstlük, şeffaflık ve samimiyet görmek ister. Bunlar yoksa, seçim zaferleri kalıcı bir güvene dönüşmez.


İki yıl içinde oluşan tablo, birçok seçmende büyük bir beklentinin hızla yıprandığını gösteriyor. Kırılan sadece siyasi umutlar değil; aynı zamanda güven duygusudur. Çünkü vatandaş sandıkta sadece oy vermedi, aynı zamanda bir kredi açtı. “Belki bu kez farklı olur” dedi.


Ancak zamanla bazı yönetim anlayışlarının halktan uzaklaştığı, eleştiriyi düşmanlık gibi gördüğü ve kendisini sorgulanamaz bir konuma taşıdığı yönünde algılar oluştu. Oysa siyaset, kibri kaldırmaz. Halkın verdiği makam, halka rağmen kullanılamaz.


Tam da bu noktada artık herkesin bildiği o meşhur söz devreye giriyor:


Bugün kendini vazgeçilmez sananlar, yarın bir pizza dükkânında geçmişi konuşur hale gelebilir.


Temel Irmak neler görmedi ki… Allah ömür verirse gelecek seçim dönemini de görür elbette.


Ve bu işlerin nasıl işlediğini zaman herkese gösterir.

Ne demiş merhum Müslüm Gürses:

“Son pişmanlık neye yarar.”

Allah'a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Temel IRMAK /Gönül Dostu Arşivi

Marmaris Bir Gün “Muzaffer” Olacak!

07 Mayıs 2026 Perşembe 10:03

Marmaris’te 26 Haftalık Vefa Hikâyesi

04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:03

Türkçüler ve Hamza Sadi Özbek

02 Mayıs 2026 Cumartesi 09:55

Marmaris Piyanosuz

29 Nisan 2026 Çarşamba 01:50

Kırıldım, Kırıldık…

24 Nisan 2026 Cuma 10:35

Neşe Doluyor İnsan…

22 Nisan 2026 Çarşamba 08:52

Polislerimiz...

09 Nisan 2026 Perşembe 21:16

“Cesaretinize Hayranım!”

08 Nisan 2026 Çarşamba 09:05

31 Yıllık Emeğin Adıdır: Ümit Kızıl

06 Nisan 2026 Pazartesi 22:43