Temel IRMAK /Gönül Dostu
“Cesaretinize Hayranım!”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi bu sınavda sınıfta kaldı. Açık konuşmak gerekirse, lafı dolandırmaya hiç gerek yok.
Ülke genelinde belediye başkan adaylarını nasıl belirlediniz? Hangi kriterlerle bu isimleri öne çıkardınız? Elbette işini düzgün yapan, halkına hizmet eden başkanları ayrı tutuyorum. Ancak genel tabloya bakıldığında ortada ciddi bir sorun olduğu açık.
100 yılı aşan bir siyasi partinin, il ve ilçe düzeyinde nasıl olur da kurumsal hafızası bu kadar zayıf olur? Bu nasıl bir aday belirleme anlayışıdır?
Sessiz Deprem Büyüyor
Kadrolar yanlış seçiliyor, denetimler yetersiz, sosyal medya ve kamuoyu baskısı her geçen gün artıyor. Peki sorumlular kim?
Son iki yılda yaşanan gelişmeler, yerel yönetimlerde alarm zillerinin çaldığını açıkça gösteriyor. 22’nin üzerinde CHP’li belediyeye yönelik operasyonlar, sorunun sadece bireysel hatalarla sınırlı olmadığını; sistemsel bir probleme dönüştüğünü ortaya koyuyor.
30 Ekim 2024’ten bu yana 22 belediye başkanı, bir belediye başkanvekili ve iki eski belediye başkanının tutuklanmış olması, durumun ciddiyetini daha da net ortaya koyuyor.
Bu tablo, belediye yönetiminde kadro seçimi ve denetimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor.
“Melekler Yazıyor, Kameralar Kaydediyor”
Eğer ben bir belediye başkanı olsaydım, kadromu seçerken son derece titiz davranır, seçtikten sonra da sürekli denetlerdim. Çünkü artık hiçbir şey gizli kalmıyor.
Sağımızda solumuzda “melekler yazıyor”, sokaktaki kameralar her şeyi kaydediyor. En küçük hata bile anında kamuoyunun önüne düşüyor. Bu hatalar sadece maddi kayıplara değil, belediyelerin itibarı ve toplum nezdindeki güvenine de ciddi zarar veriyor.
Şeffaflık mı, Tedirginlik mi?
Yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları hâlâ karmaşık ve anlaşılması güç bir tablo sunuyor. Büyük ihalelerdeki usulsüzlüklerin nasıl gerçekleştiği sorusu ise net bir cevap bulabilmiş değil.
Sosyal medya artık ayrı bir baskı alanı. Belediyeler en basit yoruma bile temkinli yaklaşmak zorunda. Öyle ki, bir başkasının paylaşımına nokta koymak bile “yanlış anlaşılır mı?” endişesiyle yapılamaz hâle geldi.
Bu durum, şeffaflık ile tedirginlik arasında sıkışmış bir yönetim anlayışını ortaya koyuyor.
Sorun Bireysel Değil, Sistemsel
Ortaya çıkan tablo net:
Sorun sadece birkaç kişi değil, yönetim anlayışının kendisi.
Kadro seçiminde yapılan hatalar, denetim eksiklikleri ve kurumsal zafiyetler, belediyeleri hem hukuki hem de siyasi açıdan zor durumda bırakıyor. Bu da doğrudan halkın aldığı hizmetin kalitesine yansıyor.
Çünkü belediyecilik sadece yol yapmak, park açmak değildir; aynı zamanda güven yönetmektir.
Devam Edin…
Bugün onlarca belediye başkanı ve çok sayıda yetkili hakkında soruşturmalar yürütülürken, hâlâ aynı hatalar yapılabiliyorsa…
Söylenecek fazla söz kalmıyor.
Cesaretinize hayranım.
O zaman devam edin.
Allah'a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.