Temel IRMAK /Gönül Dostu
Arkadaş
Son yıllarda yaşanan ekonomik kaygılarla birlikte, arkadaş sayımız da azalmaya başladı. Yani arkadaşlıklar da yara aldı. En kıymetli bağlar ne yazık ki zedeleniyor.
Herkes gelir geçer bu hayattan… Ama bazıları kalır. Adını çok anmasan da, her düştüğünde ilk aklına gelen o insandır arkadaş. Arkadaş, kuyuya atılan Hz. Yusuf’u kuyudan çıkarandır; zora düştüğünde 40 çerisiyle yanında kale gibi duran Kürşad’tır. Ama her şeyin bir sınırı olduğu gibi, arkadaşlık da zamanla yara alabilir.
Dün yokluğunda yanında sağlam duran, bir binanın temeli gibi destek olan arkadaşı menfaat uğruna yok sayarsan, gün gelir seni de yok sayarlar. İyiliği de kötülüğü de en çok kendine yaparsın; çünkü gerçek hayat aynıdır, kimse boşuna göz ardı edilmez.
Vefa artık eskisi kadar sık rastlanan bir şey değil. İnsanlar kolay tanışıyor, kolay alışıyor; ama bir o kadar kolay da unutuyor. İşte tam da bu yüzden, yanında kalmayı seçen bir arkadaş, en kıymetli hazinedir.
Gerçek arkadaş, sadece iyi gününde omzuna dokunan değildir. Kötü gününde sesini duymasa bile seni hissedendir. Sen susarken ne demek istediğini anlayan, kalbin kırıldığında kelimelere ihtiyaç duymayandır.
Birlikte gülmek kolaydır… Ama birlikte susabilmek, birlikte yarım kalabilmek zordur. Vefalı arkadaş, işte tam da o yarım kalan yerlerde belli olur. Herkes giderken kalandır; herkes unuturken hatırlayandır.
Yıllar geçer, yollar ayrılır, hayat araya mesafeler koyar. Ama vefa varsa, o mesafeler sadece rakamlardan ibaret kalır.
Bir gün yeniden karşılaştığında, kaldığın yerden devam edebildiğin bir bağdır bu.
Çünkü bazı dostluklar zamana değil, kalbe yazılır.
Ve insan büyüdükçe şunu daha iyi anlar: Kalabalıklar değil, vefalı bir arkadaş yeter. Çünkü o varsa, insan hiçbir zaman gerçekten yalnız değildir.
Arkadaşlarınızın kıymetini bilin.
Allah’a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.