Ey dostlarım! Dünya'da dost diye bir şey yoktur.
ARİSTOTELES'in bu sözünü ilk kez okuduğum
zaman kafam karıştı, ezber bozuldu.
Dostlara sesleniyor, DOST yok diye noktalıyor!
İkinci kez okuyunca anlamak zor olmadı!
Çünkü benim hayata bakışımla örtüşüyor!
Dost aramak ya da kimin bana dost olduğunu bulmak yerine,benim
DOST olabilmem asıl mesele...!
Evet, ben DOST olmayı seçtim.
Dost olduğum dostlarımı hatırladım.
Hep dost kalmayı becerebildigim için huzur buldum, mutlu oldum!
Dostluğun
temeli; sevgi, saygı ile atılıp, güvenle inşa edilmeli ve kötü günde fazla mesai yapmalı!
Şartlara, mekâna ve zamana göre değişmemeli!
Cesur yürekli ve sadık olmalı!
Dost bulmak ve kalmak için önce dost olmak gerek !
Dostluğu kurmaktan daha zor olan, korumak!
Eğer dostlarımız varsa çok şanslıyız!
Sarıp, sarmalayıp koruyup, kollayalım!
Hiç kaybetmeyelim!.
Dost ruha şifadır!
Son günlerde bu şifa ile yüreğim coşuyor..
Dostlarım, iyi ki varsınız!
Bu duygularla yazıma son vermeyi düşünürken,
CHİLON' un bir sözü çıktı karşıma...
"Onu (dostunuzu), bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin"
Şimdi bu söz ile, ezber yine yeniden bozuldu .
Oysa,benim dostluk anlayışımda böyle bir söze asla yer yok!
Çünkü, ben, şartlar ne olursa olsun,bir zamanlar "DOST"dediğim kimseden vazgeçemem, nefret edemem, etmem!
Zaten ben, nefret,kin bilmem!
Chilon'un sözlerine katılan dostlarıma ilişkilerindeki "güven bağlarını"
vefayı gözden geçirmelerini ve empatiyi koruyarak güncellemelerini öneriyorum.
Dostlarının kıymetini bilsinler!
Ve kendi özümüzden, çok sevdigim bir Atasözümüzle noktalıyorum!
"Eski DOST düşman olmaz...
Olmayacak!
Bilmeyen ne bilsin bizi....
Bilenlere, dostlara selam olsun...
Sevgiler❤️
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.