İHMAL EDİYORUZ İNSANLIĞIMIZI

İnsan anne baba olunca daha bir merhamet sahibi oluyor çocuklara.

Hepimiz ihmal ediyoruz onları.

Çocukları kaderine terk ediyoruz.

Annesi babası ayrı olan,hayatta olmayan çocukları.

Gün geçmiyor ki bir haber okumayalım

Daha dün madde bağımlısı bir baba beş yaşındaki kızının bileklerini jiletle kesmiş.

Adana’da bir anne kocası evi terk edince çocuklarıyla açıkta kalmış cinnet geçirmiş.

İşsizlikten ,parasızlıktan kendini kaybetmiş bir baba üç cocuğunu öldürmüş

Van’da annesi babası depremde ölüp de yetim kalmış kimi kimsesi olmayan 188 çocuk var. Belki de daha fazla.

Hepimiz hayat kavgasına düşmüşüz.

Sistem bizim en kıymetli yanımızı kör etmiş. Duyarlılığımızı kaybetmişiz.

Hassasiyetimiz televizyon dizilerinden öteye geçmiyor yazık ki.

Yetiştirme yurdunda yaşayan çocukları kaderine terk ediyoruz.

Daha annesinin karnındayken hayat geriden başlayan biçare çocuklar onlar.

Hepimiz bu devletin çocukları değil miyiz?

Devlet ana da ayırmıyor mu çocuklarını?

30.000 TL. verebileni sıcak kanatları altına alıyor veremeyenleri cepheye gönderiyor.

İşte bölünme buradan başlıyor.

Parası olanla olmayan, çalışanla çalışmayan, hak edenle etmeyen.

Dünyanın neresine gidersen git insanlar adaletsizliğe isyan eder. Eşitsizliğe, haksızlığa.

Zengininden vergi alamayan devletler sırtını katma değer vergisine, özel tüketim vergisine dayar.

Bütçeden en fazla yardım kimsesiz çocuklara gitmeli.

Kocasından zulüm görüp gidecek yeri olmayan kadınlara verilmeli.

Bir milletvekilinin meclis odasına yapılan bir masraf bir çocuğun hayatını kurtarabilir.

Bir valinin makam aracına yapılan masraf birkaç yaşamı kurtarabilir.

Son model Mercedes makam aracının konforuna alışan yöneticiler fakirin halinden anlayamaz.

Bir tarafı ceylan derisi koltuklara alışmış milletvekilleri, mecliste 2,5 liraya kuzu çevirme yiyen milletvekilleri ne kışın soğundan, ne midenin boşluğundan anlar.

Anca yiyip içip birbirleriyle ağız dalaşına girerler. Sonra birlikte yine içip yerler.

Gariban hep garibanlığıyla kalır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halil CANDA Arşivi

En büyük makam hiçlik makamıdır

01 Şubat 2019 Cuma 14:00

İYİ İNSAN OLMAK NEDEN BU KADAR ZOR

02 Eylül 2016 Cuma 12:35

TÜRKİYE HEPİMİZİN EVİ

25 Ağustos 2016 Perşembe 13:42

YAZMAK BAŞLI BAŞINA BİR SERÜVENDİR

19 Ağustos 2016 Cuma 12:48

YAMAN ÇELİŞKİLER ÜLKESİ

16 Ağustos 2016 Salı 13:17

ATATÜRK’Ü YENİDEN KEŞFETMEK

26 Temmuz 2016 Salı 13:09

YÜRÜMEKTEN DAHA FAZLASINI YAPMAK

07 Eylül 2015 Pazartesi 12:19

MASUM ÇOCUK

03 Eylül 2015 Perşembe 13:38