Metin Cangör
FUTBOL BAŞARISIZLIĞI
Değerli okurlar TFF'nin resmi verilerine göre Türk Milli Futbol Takımı 26 Ekim 1923 tarihinden 5 Ekim 2026 tarihine kadar 658 Maç yapmış, 260 Galibiyet, 151 Beraberlik, 247 Mağlubiyet almış, 908 Gol atmış ve 943 Gol yemiştir.
Kulüp takımlarınında fazla başarıları yok. Türkiye'de en fazla para harcanan spor futbol bu kesin, yanına yaklaşan yok. Bir futbolcuya Milyonlarla Eurolar veriliyor sonrada ''Hocanın öğrencisi'' deniyor.
Futbol Ülkemizde cehaletin sanki merkezi gibi...
Avrupaya gelince bilhassa altyapı ve Amatör futbola çok önem veriliyor, nerede ise her mahallede bir Amatör takım ve onun genç takımları var. 6 yaşındaki çocuklardan başlayarak Amatör ligler var, Avrupa'da bir sistem koymuşlar ve çok uzun zamandır uygulanıyor. Altyapıda çalışan tüm Antrenörlerin resmi lisansı olması şart alacağı maaşın bir kısmını Eyalet Federasyonu kulübe ödüyor.
Antrenörler MUTLAKA her yıl veya en çok 2 yılda bir yenilikler kursuna gitmek zorundadır, aksi halde lisansı iptal oluyor.
Profesyonel Futbola gelince antrenörlük asla ''hocalık'' değil organizatörlüktür ve ekip halinde çalışır, futbolcularda ''öğrenci'' değildir hepsi milyonlarla Euro/Dolar ödenmiş seçilmişlerdir.
Şimdi Türk Futbol tarihine bakarsak 1923 yılında kurulan Futbol Federasyonu kanalı ile eskiden Milli
Maçlar dostluk maçları olurdu turnuvalar yoktu. Bu dostluk maçlarında da genelde Türk Milli Takımı başarılı değildi. Ignace Mollar, Szekelly, Sandro Puppo, Sepp Piontek vs. gibi Yabancı Antrenörler olduğu gibi bazı yerli Antrenörlerde Türkiyede çalıştılar ancak çok uzun süreli başarı olmadılar, çünkü altyapı
bugün gibi çok zayıftı.
Türk Futbolu için eskiden çim sahalarımız yok onun için başarılı olamıyoruz denirdi ama görülüyorki
sorun sahalarda olmayıp altyapıda olduğu çok açık belli.
İyi bir futbolcu hiçbir zaman iyi bir öğretici olacak demek değildir. Oynamak başka öğretmek başkadır
ve bu Futbol sporunun her kademesi için geçerlidir. Avrupalı öğretme tekniğini ''Pedagojik Formasyon''
olarak adlandırır.
Türkiye Futbol Federasyonu artık bu büyük sorunu görüp Antrenörler için mutlaka bazı kurallar koymak
ve uygulatmak zorundadır aksi halde bu durum düzelmezse gençliği internet ve uyuşturucudan uzak tutmak çok daha zorlaşır.
Antrenörlerinin genel eğitim seviyeleri çok önemlidir, bugün artık Avrupa'da önemli Antrenörlerin büyük çoğunluğu Üniversite mezunlarıdır örneğin Jürgen Koop, Morinho, Nagelsmann vs. İlkokul mezunu birinin eğitim durumu Pedagojik Formasyon gibi öğretme tekniklerini uygulayacak kapasitede olmayabilir, benzer durumların Antrenör kurslarına başlarken görülerek elemeler şarttır.
Unutmamak lazım ki Kız Voleybolcularımızın dünyadaki başarıları büyük ölçüde eğitim durumları ile bağlantılıdır.
Futbol branşında bu şekilde devam edilirse milyonlarla Euro/Dolarlar futbol uğruna ülkemizi terk etmeye
devam edecek ve maalesef 85 Milyonluk dev Ülke Futbol sporunda Kız Voleybolcularımızın başarılarına
asla yetişemeyecektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.