• BIST 1.198
  • Altın 488,978
  • Dolar 7,9470
  • Euro 9,4122
  • Muğla 17 °C
  • İzmir 22 °C
  • Aydın 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Bozkırdan gelen ses: Neşet Ertaş

Aykut TORUNOĞULLARI

 

 

 

 

 

Anadolu toprakları o kadar zengin ve bereketli ki; her meyveyi her sebzeyi, çiçeği, ağacı cömertçe verir. Yeter ki kıymetini bilelim, bu topraklara sahip çıkalım.

Sadece bunlarla kalmaz

Neşet Ertaş gibi en güzel insanları şairleri, ozanları; sesleri de verir.

Bu zengin topraklar...

*

Zahidem, Mühür Gözlüm, Gönül Dağı, Neredesin Sen, Evvelim Sensin, Kendim Ettim Kendim Bbuldum, Hata Bbenim Günah Benim, Yalan Dünya, Aldın Aklım Bir Bakışta ve daha niceleri…

yazamadıklarımın hatırı kalmıştır yazdıklarımın yanında!

*

Tartışmasız bir hazineydin sen,

o kadar çok eser bıraktın ki geride ve öyle kalıcı bir miras oldu ki

yüzyıllarca yankılanacak Anadolu topraklarında yaşayanlara...

Duygusuzluğa asla yer yoktu senin türkülerinde!

yaşanmışlığı ve hissedilmişliği dile getirirdin, en içten suya hasret toprağı andıran sesin ve sazınla ...

*

Büyük usta! Sazını ve saz tellerine vuran mızrabını anlardı hemen herkes, her nedense.

Sen bir değer, bir kıymet, bir şanstın bizler için…

*

Belki 100 yıl sonra seni yine dinleyecek Anadolu’nun çocukları bu nasıl bir yorum, nasıl bir tarz diye Belki de bizden fazla sahip çıkacaklar okullarında, eğitim alanlarına,

ders olarak okuyacak, okutacaklar.

Bağrı yanık denilen Anadolu türkülerini herhâlde en içten, en yanık ve en güzel sen okurdun.

*

Sen Laz’dın, Alevi’ydin, Sünni’ydin, Azeri’ydin, Türk’tün, Kürt’tün: sen Anadolu’ydun...

Doğduğun şehrin Kırşehir’in bir numara sembolüydün. Taklidi zor sestin, müziktin ve bu ülke topraklarında kendine has dönemi olan sayfaları açılan bir büyük usta, ozan, bir üstad, bir baba bir değerdin.

Anadolu topraklarından yetişen, aynı sulardan içen ve aynı güneşten beslenen bir daha kaç Neşet Ertaş kaç Mahsuni Şerif gelecek dünyaya acaba?

ya da gelir mi bir daha!

*

Bu ülke insanları bağlamalarda, saz tellerinde hep seni arayacak, imkânsızlığı, yokluğu, yoksulluğu sese, öze, bize çeviren seni çok arayacağız.

Gurbetin dilini iyi bilirdin uzun zaman kaldığın Almanya’dan ‘yürekten gelmeyen hiçbir ses işlemez başka bir yüreğe’ diyen büyük usta ve sonrasında;

Ve ne yazık ki;

“Evvelim sen oldun ahirim sensin”

yazan gönülden…

“aşkitom seni çok seviyoom tatliş “yazanlar zamanına denk gelmişiz!

Bu nasıl bir zamandır ve gençliktir?

Biz de anlam veremedik,

Şaştık kaldık!

*

Ağırsa saçların, belin bükülse, birer birer dişlerin dökülse; yine taze fidan dalımsın benim.

"Sessizliğini duymayan birine sevdanı verme. Göynün incinir, uykuların ziyan olur."

Ve yine ilimsizlik, bilgisizlik yüzünden cehalet hortlayıp çıkar mı çıkar...

Sevgisizlik, saygısızlık yüzünden insan insandan bıkar mı bıkar, diyerek bizi büyüleyen

büyük Ozan, usta...

*

Ölümünün 8.Yıldönümünde Ruhun şad olsun, nur içinde yat mekânın cennet olsun.              Sevgilerimle

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141