• BIST 1.212
  • Altın 483,124
  • Dolar 7,7847
  • Euro 9,2433
  • Muğla 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Aydın 20 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C

SEVGİ VE KISKANMA

Dr. Abidin Sönmez

Salgın var ve evde kalmak zorundayız. Virüsle ve korunmayla ilgili bilgiler birçok farklı kanaldan herkese ulaşıyor. Endişe, güvensizlik, korku gibi hoşlanmadığımız birçok duygudan uzaklaşmanın yollarından biri farklı konularla ilgilenmek. Örneğin kıskanma ve sevgi. Eşler arasında bir sevgi varsa, bir sevgiden söz ediyorsak kıskanma da var olacak. “Hem sevgi olsun hem de kıskanma olmasın” demek biraz fazla bir istek. Sevdiğimiz kişiyi kıskanırız. Ama az, ama çok. Kıskançlığın ne kadarı normal sorusunun tek bir yanıtı var: “sorun yaratmayacak kadar kıskançlık” normal kabul edilebilir. Peki sorun yaratmayacak kadar ne demek? İşte bu sorunun tek bir yanıtı yok. Dünyada kaç tane çift varsa o kadar farklı yanıt söz konusu. Başka bir deyişle normal olanın ne olduğu eşler tarafından belirlenmeli, tanımlanmalı ve üzerinde anlaşılmalı. Aynı çatı altında yaşayanlar söz konusu olduğunda kıskançlık kısaca şu şekilde tanımlanabilir: paylaşma korkusu; eşinin sevgisinin azalması ya da yok olmasına ilişkin kaygı. Kıskançlığı tek bir duygu olarak düşünmek de doğru olmayabiliyor. Çünkü başka birçok duygu ile karma karışık şekilde hissediliyor. Kıskanan kişi her şeyden önce mutsuz. Çoğu zaman da sinirli hatta öfkeli. Bunlara ek olarak kendini terkedilmiş, yalnız bırakılmış hissedebiliyor. Bir dar boğazın, çıkmazın içinde olduğunu düşünüyor. İçinden çıkılmaz bir çaresizlik, ne yapsa kurtulamayacağı bir sıkıntı, yardım alabileceği kimsenin bulunmayışı… Kıskançlık doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı öğrenilir; hangi durumlarda kıskançlığın hangi yönü daha ağır basar; kıskanç kimse çocuklukta ihmal edilmiş midir; eğer öyleyse ne kadar ihmal edilmiştir… Bu ve buna benzer soruları konunun uzmanlarına bırakmak en iyisi. Yanıtlanması gereken şu soru çok daha öncelikli: kıskançlık deneyimi karşısında ne yapmalı? En önemlisi “kıskanılan” kişinin yapacakları. Çünkü kıskanan kimsenin yapabilecekleri çoğu kez sınırlı. Duygularını kontrol altına almaya çalışmak dışında başka bir çare olmayabiliyor. İnsanın duygularını kontrol altına almaya çalışması bir yere kadar anlamlı olabilir. O yerden ilerisi yeni ve daha güçlü sorunları gündeme getirebiliyor. Üçüncü bir kimseden, bir uzmandan destek almak gerekebiliyor. Kıskanılan taraf öncelikle bir karar vermeli. Eşi onu haklı bir sebeple mi kıskanıyor? Yani kendi yaptıkları içinde yanlış olan bir yön görüyor mu? Eğer görüyorsa doğal olarak hemen onu düzeltmesi gerekiyor. Başkaca bir öneri söz konusu bile değil. Eğer kıskanılan kimse yanlış bir davranışı sergilemeyi sürdürüyorsa bundan kurtulmalı. Kurtulamıyorsa yardım ve destek almalı. Kıskançlık en çok şu durumda sorun oluyor: eşlerden biri kıskanıyor fakat kıskanılan tarafın bir yanlışı, bir kusuru yok. Başka bir deyişle kıskanılan taraf aslında kıskançlığa sebep olacak davranışlar sergilemiyor. Tam tersine özen gösteriyor. Eşinin kıskandığını bildiği için her davranışına, her yaptığına dikkat ediyor. Bu durum ne sıklıkta görülüyor bilinmez ancak ciddi sorunların kaynağı olabiliyor. Çözüm? Çözüm var. Hem de etkili. Dr. Abidin Sönmez Aile Danışmanı, Özel Marmaris Aile Danışma Merkezi 0252-419 22 96; 0532 557 90 19; marmarisadm@gmail.com Facebook: facebook.com/Marmaris.ADM, Instagram : marmarisadm

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141