• BIST 1.128
  • Altın 458,006
  • Dolar 7,6223
  • Euro 8,8557
  • Muğla 29 °C
  • İzmir 30 °C
  • Aydın 31 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C

OYLARIMIZI NEDEN GİZLİ VERİYORDUK?

Zeki SARIHAN

Meclis’te Anayasa değişiklik tasarısı için oylamanın gizli yapılmasına ilişkin anayasa hükmü bulunduğu halde iktidar partisine mensup bazı milletvekilleri “evet” oyunu herkese ve öncelikle de partisinin yöneticisine göstere göstere kullanmış.  Bu tutumlarına itiraz eden ve anayasanın hükmünü hatırlatan muhalefet milletvekillerine de “Sana ne? İstediğim gibi davranırım!” yollu yanıtlar vermişler…

 

Belli ki, bu milletvekilleri yetkili ve sorumsuz bir başkanlığa hazırlanan Tayyip Erdoğan’a bağlılıklarını göstermek, ileride bundan yararlanmak istiyorlar.

 

Anayasa oylamalarındaki gizlilik hükmü, milletvekilleri oy verirken kimseye hesap vermek zorunda kalmasınlar, özgür düşüncelerine göre hareket etsinler diye konulmuştur.  Bu uygulamanın anayasalar için getirilmesi de onun milletin rejimini belirlemekte oluşudur.

 

Şimdi bu milletvekillerine ve onları savunanlara geçmişte kendi bulunduğum kurullardaki seçimden bir örnek vereceğim. “Senden mi öğreneceğiz lan!” demesinler. Evet, benden, bizden, herkesten öğreneceğiniz çok şey var.  Her birimizin öğrenmeye olan ihtiyacı gibi.

 

Sözünü edeceğim kurul, 1980 Ocak ayında yayımlanmaya başlayan Öğretmen Dünyası dergisinin yazı kuruludur.  Sonuçta bir dergi deyip geçmeyin. Dergi kadroları daha onun kuruluşundan başlayarak belirli ilkelerle hareket ettiler. Bu ilkeleri 1981 Temmuzunda bir “Yazı Kurulu Yönetmeliği” haline getirerek dergide de yayımladılar (Sayı 21, 22, Eylül ve Ekim 1981 tarihli sayılar)

 

Derginin yönetiminde ve yazı seçiminde yetkili olan yazı kurulunun üyeleri,  başlangıçta genişçe bir öğretmen grubu tarafından seçilmişti. Bundan sonra kurulda boşalma halinde seçim, gösterilen adaylar veya kendiliğinden aday olanlar arasından, mevcut yazı kurulunca tek tek ve gizli oyla seçiliyordu. Yönetmeliğin yapıldığı Temmuz 1981’de, 1980’den beri yazı kurulunda bulunanlar da birer ay ara ile istifa ederek seçime girmek zorundaydılar. Her yazı kurulu üyesi bir yıl için seçiliyordu. Süresi dolduğunda yeniden aday olabiliyordu.

Biz bu seçimleri ilk yaptığımız yönetmelikte bir hüküm olmamakla birlikte hep gizli oylama ile yaptık. Neden? Bir kurul üyesi serbestçe oy versin, kimseye hesap vermek zorunda kalmasın, bu çalışmaya yeteri kadar katkıda bulunamayanlar elenebilsin diye.

 

 

Dahası, seçime katılan her üye, seçimin yapıldığı toplantıda bulunamıyor,  o gün ya toplantıya gelmiyor, ya da gelmiş ise o sırada odadan dışarı çıkıyordu. Onun yokluğunda hakkında görüşlerimizi özgürce dile getirebiliyorduk. Yazıişleri müdürlüğüne seçimler de hep bu usulle yapıldı. Yazı Kurulu tutanakları ve her birimiz tanıklık ederiz ki, bu seçimler nedeniyle epeyce terletilirdik.

 

ARAMIZDAKİ FARKIN NEDENİ

 

Biz derginin başında bulunan yazı işleri müdürleri, en güçlü olduğumuz zamanlarda bile kendimize göre bir yönetmelik düşünmedik. Hiçbirimiz kendimizi kızgınlıklardan, umutsuzluklardan, geçimsizliklerden, hatalardan temizlenmiş saymadık. Bizim yanlışlarımızı ancak özgürce davranabilen bir kurul düzeltebilirdi. Yönetmelikler, bir anlık fiili durum için değil, gelecekte doğacak sorunlar için de yapılır çünkü. Anayasalar gibi.

Bana deselerdi ki, “Biz sana güveniyoruz. İrademizi sana teslim ediyoruz. Bu dergiyi sen tek başına yönet!” Bunu asla kabul etmezdim. Zaten daha önceki hayatımızda demokratik davranışları göre göre yetiştiğimiz için, hiç kimse böyle konuşmadı.

 

Bu dergi, Ocak 2017 sayısıyla 38. Yayın yılına girdi ve 38 yıldır yayınına hiç ara vermedi. Onun yaşaması hiç de kolay olmadı. Yaşamasını işte uyguladığı bu ilkelere borçludur.  

 

Onun tüzüğünde derginin düşünsel yapısı şu 35 maddelik yönetmeliğinin 24. maddesi ile şöyle belirlenmişti: “Öğretmen Dünyası, devrimci, demokrat, yurtsever bir eğitim dergisidir. İlkenin bağımsızlığını, öğretmenlerin ve öğrencilerin düşünce özgürlüğü temelinde birliğini, eğitimin ulusal ve halkçı özelliğini titizlikle savunur. Türkçenin güzel ve doğru kullanılmış olmasına dikkat eder.”

 

Yoksa sizinle aramızda oy kullanmadaki bu tutum farkı, bizim devrimci, sizin ise karşı devrimci olmanızdan mı kaynaklanıyor?  (12 Ocak 2017)

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141