• BIST 1.095
  • Altın 469,459
  • Dolar 7,6380
  • Euro 8,9606
  • Muğla 29 °C
  • İzmir 27 °C
  • Aydın 32 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 26 °C

NEREYE GİTTİ BU ÖĞRETMENLER?

Zeki SARIHAN

Türkiye’de öğretmenler, iki nitelikleriyle tanınırdı? Birincisi öğrencilerini hayata hazırlamak için gösterdikleri özveri, ikincisi ise kapitalist düzene muhalefet etmeleri. Şimdi artık kimsenin yazmadığı ve itibar da etmediği antolojiler dolusu öğretmenlik şiirleri, öğretmenlerin bu iki özelliğine övgülerle doludur. “Kapitalizm karşıtlığı” dediğimiz olgu, başlangıçta feodal değerlere karşıt ve bilim savuculuğu iken daha sonra bu özellik TÖS ve TÖB-Der dönemlerinde kaderini emekçilerin kaderiyle birleştirme biçimini almıştır.

Şimdi soran sorana: Nereye gitti bu öğretmenler? Niçin ortalıkta görünmüyorlar? Yer yarıldı da yerin dibine mi girdiler?

Azalan ve nerdeyse kaybolduğu sanılan öğretmen tipi, emekten yana, düzene muhalefet eden öğretmenlerdir. Öğretmenlerin sendikalaşma rakamları da bunu doğruluyor.

Tek Parti döneminde öğretmenlerin örgütlenmesi yasaklandığı için o dönem öğretmenlerinin siyasi eğilimini gösteren veriler yoktur. Gene de çoğunluk olarak devletin resmî ideolojisi olan Kemalizm’i savunduklarını varsayabiliriz. 1946’dan sonra Çok Partili hayata geçildiğinde Öğretmen dernekleri yeniden kurulmuştur. Bunlardan bir üst kuruluş olan Türkiye Öğretmen Dernekleri Millî Federasyonunun Demokrat Parti yandaşı olması ilginçtir. Ancak Köy Enstitü mezunlarının bölge bölge kurduğu Köy Öğretmen Dernekleri iktidara muhaliftir.

DEVRİMCİLEŞME DÖNEMİ

1960 sonrası bütün emekçi ve orta sınıflar gibi Öğretmenler de solculaştı. Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu, 1968’de TÖS’le birleşti ve TÖS siyasi hayata ağırlığını koydu. 186.348 öğretmenin bulunduğu 1970’te TÖS’ün üye sayısı 72.000 idi. (Yüzde 38) TÖS, 1969’da önderlik yaptığı Büyük Öğretmen Boykotuna, üye sayısı 30.000’i bulan İlk-Sen’i de katmıştı. Aynı tarihlerde Milliyetçi Türk Öğretmen Sendikası, çeşitli yerlerde şubeler açmış da olsa üye sayısının TÖS’le karşılaştırılamayacak kadar az olduğu biliniyor.

1977-1978 öğretim yılında, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Lisans Üstü Uzmanlık Programına devam ederken, kentleşme dersi için yaptığımız bir anket çalışması, Ankara Öğretmenlerinin yüzde 60’nın örgütsüz olduğu, yüzde 26’sının TÖB-DER’e, ancak yüzde 1’niin Ülkü-Bir ve Öğret-Bir derneklerine üye olduğu görülmüştür.

Araştırmada öğretmenlere hangi gazeteyi aldıkları da sorulmuş ve şu tablo ortaya çıkmıştır. (Yüzde olarak) Cumhuriyet 38, Milliyet 33, Hürriyet 11, Günaydın 2, Tercüman 2, Politika 1, Vatan 1, Diğer 2, hiçbiri 5, yanıtsız 5. (“Ankara Öğretmenleri”, Öğretmen Dünyası, Sayı 2, Şubat 1980, s. 22-27)

Bu bilgiler, 12 Eylül 1980 öncesi öğretmenlerin önemli ölçüde muhalif tutumlarını koruduğunu gösteriyor.

Öğretmenlerin ideolojik-siyasi eğilimleriyle ilgili 14 yıl sonra yapılan bir araştırma da 1991 yılında bu muhalif tutumun hâlâ sürmekte olduğunu gösteriyor. Bu araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 47’si sosyal demokrat, yüzde 17’si merkez sağ (ANAP, Doğru Yol çizgisi), 12’sinin sosyalist, 7’sinin “Hareketçi”, 7’sinin dinci, 5’inin “renksiz” olduğu, 5’ninin eğiliminin ise bilinemediği ortaya çıkmıştır. Genele bakıldığında öğretmenlerin yüzde 60’nın sosyal demokrasi ve onun solunda yer aldığı, yüzde 31’ini ise merkez sağ ve onun da sağında olan gruplar içinde olduğu görülüyor. Milliyetçi ve dinci eğilimlerin yüzde 7’şer bir dilimi kapsayarak öğretmenlerin içinde küçük birer grup olduğu anlaşılıyor. (Öğretmen Dünyası, Sayı 142, Ekim 1991)

DURUM NASIL TERSİNE DÖNDÜ

Öğretmenlerin bugünkü siyasi eğilimlerini, üyesi oldukları sendikalardan çıkarabiliriz. Mayıs ayında açıklanan son verilere göre öğretmen sayımız 925.500’dür. Bunların yüzde 73’üne denk gelen 701.848 öğretmen sendikalıdır. Şimdi de öğretmenlerin sendikalara göre dağılımlarına bakalım: Hükümet yanlısı sağcı Eğitim-Bir Sen yüzde 42. Milliyetçi Öğretmenler Derneğinin ve Sendikasının mirası üzerinde yürüyen Türk-Eğitim-Sen 19, (İkisi toplamı Yüzde 61) Sol gelenekten (TÖS ve TÖB-DER’den) gelen iki sendikadan Eğitim-Sen 8, Eğitim-İş ise yüzde 5 gibi küçük paylara sahiptir. (İkisinin toplamı Yüzde 13. Diğer 21 sendikanın payı yaklaşık yüzde 1’dir.)

Nasıl olmuştur da 1960’lar, yetmişler, hatta 90’larda çoğunluk olan devrimci-demokrat öğretmenler küçük bir azınlığa düşmüş, milliyetçilik ve sağcılık yükselmiştir? Halkçı-devrimci öğretmenler nereye gitmiştir?

Bunların bir kısmının emekli olduğunu ve öldüğünü söylesek de aynı oranda sağ kesimden de kayıplar olduğuna göre bu, kitlesel bir saf değiştirmeyi gösteriyor. Geçmişte toprak işgalleri yapan, fındık, tütün, üzüm, pamuk için meydanları dolduran köylülerimiz, 15-16 Haziranları yaratan işçilerimiz, büyük kentlerde sosyal demokratları Belediye Başkanlıklarına getiren kentliler şimdi nerede ise, öğretmenler de oradadır…

Bu toptan bir sağa kayışın ifadesidir. Nedeni ise ayrıca kafa yormaya değer. (26 Ekim 2018)

Grafik: Öğretmen Dünyası’nın Ekim 1991 tarihli sayısının kapağından

 

Diğer yazılar için: zekisarihan.com

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141