Temel IRMAK /Gönül Dostu

Temel IRMAK /Gönül Dostu

Cumhuriyetin Kalbi 09.05’te Atar

Her 10 Kasım sabahı saat 09.05’te bir sessizlik olur bu ülkede.

Ama o sessizlik aslında bir suskunluk değil,

bir minnetin yankısıdır.

Çünkü Cumhuriyetin kalbi, tam da o anda, bir kez daha atar.

Sireni duyan durur, yürüyen bekler, konuşan susar.

Bir milletin kalbi aynı ritimde susar ama aynı inançla atar.

O an sadece bir insanı değil, bir çağı değiştiren fikri anarız.

Ve biliriz ki, Atatürk’ü anmak geçmişe bakmak değil,

geleceğe yürümektir.

screenshot-20251108-104014-instagram.jpg

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir asker ya da devlet adamı değildi.

O, bir fikrin mimarı, bir aydınlanmanın öncüsü, bir milletin yeniden doğuşuydu.

Kalemle cehalete, fikirle karanlığa savaş açtı.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dediğinde sadece bir cümle kurmadı;

bir devrim yaptı.

Kurtuluş Savaşı’nın karanlık günlerinden doğan bir umut olarak,

milletine yalnız zafer değil, özgüven kazandırdı.

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır,

fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

dediğinde aslında kendi ölümsüzlüğünü değil,

Cumhuriyet’in sonsuzluğunu ilan ediyordu.

Ben her 09.05’te başımı eğdiğimde,

gözümde hep aynı sahne canlanır:

Bir sınıfta öğretmen çocuklara “Atatürk kimdir?” diye sorar.

Bir çocuk ayağa kalkar, gülümseyerek der ki:

“Atatürk, bizim içimizdeki cesarettir.”

Ve ben bilirim ki,

o kalp hâlâ atıyor.

Geçtiğimiz yıllarda ben de Atamızın Anıtkabir’ini ziyaret etmiştim.

O taş merdivenlerden yukarı çıkarken bir sessizlik çökmüştü içime.

Ne kadar kalabalık olursa olsun, orada insan bir başına kalıyor gibi hissediyor.

Adımların yankısı bile saygıya dönüşüyor.

Mozolenin önünde durduğumda sadece bir “liderin” değil,

bir milletin yüreğinin orada yattığını hissettim.

Ve o anda anladım ki;

Atatürk’ü anmak, mezar taşına çiçek koymak değil,

onun kurduğu ülkenin değerlerine sahip çıkmaktır.

screenshot-20251108-103503-inshot-001.jpg

Bugün 10 Kasım...

Kimimiz Anıtkabir’deyiz, kimimiz okul bahçesinde,

kimimiz evimizin penceresinden o sessizliğe eşlik ediyoruz.

Ama hepimiz aynı duygudayız.

Çünkü Atatürk’ü anmak, bir törene katılmak değil;

onun düşüncesini yaşatmaktır.

“Yurtta sulh, cihanda sulh” derken yalnızca barıştan bahsetmiyordu.

O, insanın kendi içinde de barışması gerektiğini söylüyordu.

Bilime, akla, sanata, kadına, eğitime verdiği önem,

bugün hâlâ yolumuzu aydınlatan birer meşaledir.

10 Kasım bir yas günü değildir.

10 Kasım, bir sorumluluk günüdür.

Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyeti korumak,

sadece devletin değil, her birimizin borcudur.

Çünkü Cumhuriyet, bir binanın duvarı değil;

bir karakterin, bir vicdanın adıdır.

O yüzden her 10 Kasım sabahı sirenler çaldığında,

aslında Cumhuriyetin kalbi yeniden atar.

Ve Atatürk, o kalbin ritminde yaşamaya devam eder.

screenshot-20251108-103503-inshot.jpg

Ruhun şad olsun Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Senin fikirlerinle, Cumhuriyetin kalbi atmaya devam ediyor.

09.05’te duran zaman değil;

senin mirasınla ilerleyen bir milletin adımlarıdır.

Allah'a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Temel IRMAK /Gönül Dostu Arşivi

Serkan Yazıcı – 1890

11 Mart 2026 Çarşamba 11:51

Dostlar Beni Hatırlasın

05 Mart 2026 Perşembe 16:55

Duygusal Olmanın Bedeli

26 Şubat 2026 Perşembe 19:31

“Çarşamba” Dedikleri…

25 Şubat 2026 Çarşamba 20:19

Kaleme Sığınan Yürek: Burcu Turgut

24 Şubat 2026 Salı 11:18

Çağrı Hep Bize mi?

22 Şubat 2026 Pazar 11:53

Kıskanmak İnsanın Ruhunda Var

20 Şubat 2026 Cuma 11:53