YETMEZ Mİ DEĞİL, HELAL OLSUN HAKKI BABA! SAHNEYE DEVAM MESAJI

YETMEZ Mİ DEĞİL, HELAL OLSUN HAKKI BABA! SAHNEYE DEVAM MESAJI
Haber-Analiz: Temel Irmak

Bir insanın yaşını bahane ederek onu sahneden indirmeye çalışmak kolaydır. Zor olan, o sahneye adanmış bir ömrün kıymetini bilmektir.

81 yaşındaki bir sanatçıya “Artık yeter, çekil bir kenara” demek hangi vicdana sığar?

Hele söz konusu, şarkılarıyla milyonların sevdasına, ayrılığına, gözyaşına ve hatıralarına ortak olmuş Hakkı Bulut ise...

Birileri çıkmış, yılların sanatçısına sahne beğenmiyor!

Bir zamanlar Maksimlerde, Taksimlerde şarkı söylüyormuş da şimdi ciğercilerde, şırdancılarda sahne alıyormuş!

Ne yani, mekân küçülünce sanatçı da mı küçülüyor?

Gazinoların ışıkları sönünce bir ömürlük emek de mi yok oluyor?

file-000000009eb081f4a03773dba1fdb76b.png

23 Ekim Cuma akşamı İstanbul Beylikdüzü'nde sahne aldığı restoranda rahatsızlanan Hakkı Bulut'un hastaneye kaldırılması sevenlerini endişelendirdi. Tansiyon problemi yaşadığı belirtilen sanatçı, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi.

Ancak bu olayın ardından sağlık durumundan çok yaşı, kazandığı paralar ve sahne aldığı mekânlar üzerinden yapılan bazı yorumlar dikkatimi çekti.

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir yazıda Hakkı Bulut'a adeta “Artık yeter” deniliyordu.

Oysa Hakkı Baba'nın kendisi bırakmaya niyetli değil!

25 Ekim Pazar günü sevenlerine seslenen sanatçı, sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Saygıdeğer vatandaşlarım, sevgili müziksever dinleyicilerim. Cuma günü akşamı verdiğim konserde yaşadığım rahatsızlık nedeniyle sanata, sanatçıya değer veren herkesin yaşadığı üzüntüyü ruhumda hissediyorum. Herkese minnettarım. İşte bugün pazar. Durumumda en ufak sıkıntı yok. Bedenimden ötürü hiçbir derdim de yok.”

Hakkı Bulut açıklamasında konserlerine devam edeceğini de duyurdu. Rahatsızlandığı mekânda yeniden sahne almak üzere anlaşma yaptığını, Alanya'daki Diva sahnesinde ve Avusturya'nın başkenti Viyana'da da konser programlarının bulunduğunu ifade etti.

Sanatçı, 31 Ekim Cumartesi günü Alanya'da konser vereceğini de sevenlerine duyurdu.

İşte Hakkı Baba'nın sanatına olan bağlılığı!

Ama benim anlatmak istediğim yalnızca bir sanatçının hastaneden çıkıp yeniden sahneye dönme isteği değil.

Ben Hakkı Bulut'u yalnızca şarkılarıyla tanımıyorum. Kendisini uzun yıllardır tanırım. Aramızda yıllara dayanan dostluk ve karşılıklı saygı vardır.

Geçtiğimiz aylarda İstanbul'da bulunduğum sırada sosyal medya paylaşımlarımı görmüş, beni telefonla aramıştı.

“Temel, yarın Aksaray'da konserim var. Yoksa oturur, bir kahve içerdik” demişti.

İşte benim tanıdığım Hakkı Bulut budur.

81 yaşında, konser telaşının arasında bir dostunu aramayı, hâl hatır sormayı unutmayan, vefanın kıymetini bilen bir insan.

Benim gözümde yalnızca büyük bir sanatçı değil, aynı zamanda vefalı bir baba ve dostluğun değerini bilen bir gönül adamıdır.

“İkimiz Bir Fidanız”, “Son Mektup”, “Ben Buyum”, “Kul Hatasız Olmaz”, “Ben Tövbemi Geri Aldım”, “Sevmek Bu Mu”, “Kıskanıyorum”...

Bu şarkılar yalnızca bir sanatçının repertuvarı değil, bir kuşağın hatıra defteridir.

Kimimiz bu şarkılarla sevdik, kimimiz ayrılık acısını yaşadık, kimimiz teselli bulduk.

Şimdi soruyorum:

Maksim'de şarkı söylemek sanat da küçük bir lokantada söylemek değil mi?

Sanatçının değeri salonun büyüklüğüyle, masaların sayısıyla, kapıdaki bilet fiyatıyla mı ölçülür?

Bir de “Bunca parayı ne yaptın?” diye soruyorlar.

Size ne?

Bir insanın kazancından, harcamasından, mal varlığından hesap sormak kimin haddine?

Hakkı Bulut'un hayatı boyunca neler kazandığını, kime yardım ettiğini, hangi fedakârlıkları yaptığını bilmeden hüküm vermek kolay.

Üstelik aile hayatındaki kırgınlıkları ve gözyaşları da eleştiri konusu yapılıyor.

Bir babanın acısını küçümsemek doğru mu?

Evlat sevgisinin, özlemin, hayal kırıklığının yaşı olur mu?

Hakkı Bulut'un özel hayatında neler yaşadığını en iyi kendisi bilir. Bizlere düşen, aile meseleleri üzerinden hüküm vermek değil, insanın duygularına saygı göstermektir.

Sağlığı üzerinden yapılan yorumlara gelince...

Hangimiz yaşlanmayacağız? Hangimizin bir gün hastane kapısına yolu düşmeyecek?

Elbette Hakkı Baba sağlığına dikkat etmeli. Ancak doktorlarının önerilerini gözeterek sahneye çıkıp çıkmayacağına kendisi karar vermeli.

Ben de yıllardır gazetecilik yapıyorum. Kalemim elimde olduğu sürece yazmak istiyorum.

Hakkı Bulut'un elinde mikrofon, benim elimde kalem...

İkimizin ortak noktası, sevdiğimiz işi yaparak insanlara ulaşmak ve geride bir iz bırakmak.

Yaş almak, hayattan vazgeçmek değildir.

İnsan 81 yaşında da üretebilir, sevebilir, dostlarını arayabilir, şarkı söyleyebilir.

Hakkı Bulut'un rahatsızlığından kısa süre sonra yeniden konser programlarından söz etmesi, sanatından kopmak istemediğini gösteriyor.

Bu kararlılığı eleştirmek yerine anlamaya çalışmak gerekmez mi?

Ben onun vefasını bizzat yaşadım.

İstanbul'da olduğumu öğrenip araması, bir kahve sohbetinin bile hatırını gözetmesi benim için çok kıymetli.

Çünkü şöhret geçer, alkış diner, ışıklar söner.

Ama insanlık kalır.

Bir gün hepimiz bu dünyadan ayrılacağız. Geride ne kadar para bıraktığımızdan çok, kimin gönlünde nasıl bir yer edindiğimiz hatırlanacak.

Hakkı Baba!

Sana “Yetmez mi?” diyenler olabilir.

Ben sana “Helal olsun!” diyorum.

İster büyük bir gazinoda, ister küçük bir lokantada, sağlığın elverdiğince ve gönlün istediğince şarkılarını söyle.

Çünkü senin sanatını değerli kılan sahnenin büyüklüğü değil, insanların yüreğinde bıraktığın izdir.

Ve o İstanbul telefonunu da unutmadım.

Bir gün mutlaka oturup o kahveyi içelim.

Sen şarkılarını anlat, ben de sana yılların gazetecilik hatıralarını...

Belki “İkimiz Bir Fidanız” der, eski günleri hatırlarız. Belki “Kul Hatasız Olmaz” diyerek hayata gülümseriz.

Son sözüm şu:

Yaşlanmak ayıp değildir. Asıl üzücü olan, insanın yaşarken hayallerinden vazgeçmesidir.

Dostluğun da sanatın da vefanın da emekliliği olmaz.

Sesin yettiğince söyle Hakkı Baba!

Biz dinlemeye devam ederiz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.