YALÇIN KÜÇÜK: DİKKATLERİ ÜZERİNDE TOPLAMAK

Ben onun adını duyduğumda Yalçın Küçük siyasi kariyer sahibi olmuş bulunuyordu.

1981 yılı Mart ayında Öğretmen Dünyası Yazı Kurulu olarak Köy Enstitülerini anma toplantısına hazırlanıyorduk. Yapılacak açık oturumda kimler konuşmacı olmalıydı? Sekiz ad belirledik. Bunlardan biri Yalçın Küçük’tü. Konuşmacı olmadı ama 20 Şubat 1988’de Cumartesi Konferanslarında tek başına konuşmacıydı. Doçent Yalçın Küçük’ü dinlemeye gelenler salona sığmadı. Konu “Eylülist Reformlar”dı. Onun bazı doğruları kullanarak abuk sabuk şeyler söylediği kanısına vardım. Görüşlerini sükûnetle dile getirmesi, çağrılan her yere gitmesi ise iyi yanıydı.

Bir kitabında nedense Çerkez Ethem’in ihanet etmemiş olduğunu ileri sürüyordu. Bu “Çerkez Ethem’in İhaneti” kitabını yazmam için beni ateşleyen fikirlerden diri idi. Ethem’in İhaneti ile ilgili bütün belgeleri kitaba koydum ve bir karşılaşmamızda Ethem’in ihaneti konusunda ikna olup olmadığını sordum. Eski görüşünde ısrar ediyordu. Zaten Küçük’ün ikna olmak değil, aykırı olarak ilgi çekmek gibi bir sorunu vardı.

Onunla aynı ortamda bir kez daha bir saat kadar bulundum. 15 Eylül 1988 günüydü. Hapisten yeni çıkmıştı ve bu nedenle Karakusunlar’daki evinde dostlarına şölen veriyordu. Davetlileri arasında olan eşimdi almaya gittiğimde bir saat kadar evindeki toplulukta oturdum. Aklımda bir şey kalmamış.

Aydınlık’ta yayımlaman yazılarını “Aydınlık Zindan” adlı bir kitapta toplamıştı. Savunduğu tezleri Aydınlık da doğru bulmamıştı ki kitabı okuyup bir yazı yazmamı istediler. Kitabı okuyunca Yalçın Küçük’ün aykırı bir insan görüntüsü vererek ilgi çekmek için gerçekleri nasıl ters yüz ettiğini daha iyi gördüm. Kitapta ele aldığı 11 konudan 10’u hakkında yanlış yazıyordu! 26 Mart 2000 tarihiyle Aydınlık’ta “Yalçın Küçük’in Kitabında Tarihsel Yanlışlar” yazısında bunları anlattım.

7 Ocak 2009’da Ergenekon’dan gözaltına alındı. Özgeçmişi Oda TV davasından da hapis yattığını söylüyor.

REYTİNG UĞRUNA

3 Ocak 2010’da Ulusal Kanal’da bir çekimden çıkınca Halil Nebiler’le karşılaştım. Yalçın Küçük’le yapacağı program için İstanbul’dan gelip gidiyordu. Yaptığı programları eleştirerek buna neden hâlâ devam ettiğini sordum. Kendisini de bundan memnun olmadığını anlatarak “Parti yönetimi böyle istiyor” dedi.

15 Ağustos 2010 tarihindeki programına çok kızdım ve Ulusal Kanal’ın yöneticisi Turan Özlü’ye telefon ederek programlara son verilmesini istedim. “Çok reyting alıyor” cevabını aldım.

Öğretmem Dünyası’nda ara sıra “Dalgacı Mahmut” imzasıyla iğneleyici yazılar yazıyordum. 16 Ocak 2011 günü, “Dalgacı Mahmut Televizyona Çıkıyor” başlıklı yazımı dergideki yakın çalışma arkadaşıma verdim. Yazı Yalçın Küçük’ün ilgi çekmek için televizyon çekimi sırasındaki acayip davranışlarını ima ediyordu. Arkadaşım bu yazının çevremizde tepkiyle karşılanacağını söyledi. Onu rahatlatmak için yazıyı geri çektim.

Ancak 24 Ocak 2011 günü yazıyı sosyal medyada paylaştım. Sözü edilen arkadaşım benim kendimi bilerek ulusalcı çevreden tecrit etmeye çalıştığımı söyledi. Ona doğruları söylemekte kararlı olduğum yanıtını verdim. Gerçeklere dayanmayan politikalarla Ulusalcıların ve ADD’cilerin bir yere varamayacaklarını söyledim. “Eğri Oturup Doğru Konuşalım” kitabını bir an önce yazmalıyım” diye düşündüm.

3 Mart 2011’de 11 kişi ile birlikte Oda TV davasından gözaltına alındığını not etmişim.

24 Ekim 2014’te Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde Birinci Dünya Savaşının 100. Yılı Sempozyumunda karşılaştık. Doğu Perinçek’in artık AKP’li olduğunu söyledi.

Türk siyasetinden ve kültür hayatından Yalçın Küçük adlı bir fenomen geçti. Yalçın Küçük başka bazı yazarlarımız gibi kılık kıyafetiyle ve davranışlarıyla da dikkatleri üzerinde toplamaya çalışıyordu. Başından eksik etmediği kalpağı bunun için giydiği, kırmızı kaşkolu bunun için taktığı açıktır. Yazdığı, konuştuğu sürece dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bununla tatmin olup olmadığını bilmiyorum.

Türkiye’de halkın ve aydınların az gelişmiş olması nedeniyle komplo teorileri, daima gerçeklerden daha çok ilgi görmüştür. Yalçın Küçük’ün görüşleri bu nedenle çeşitli çevrelerde zaman zaman ilgi gördü. Cenazesindeki kalabalık da bunu kanıtlıyor…

Bu yazımı okuyabilseydi, bundan hoşnut olurdu sanırım… (8 Nisan 2026)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Zeki Sarıhan Arşivi

İLBER ORTAYLI

16 Mart 2026 Pazartesi 14:02

ŞU ÇILGIN İRANLILAR!

09 Mart 2026 Pazartesi 14:47

ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP

16 Şubat 2026 Pazartesi 12:42

68’LİLER SOSYALİSTTİR

02 Şubat 2026 Pazartesi 15:07

FATSA’DA SOSYALİST-KEMALİST İTTİFAKI

05 Kasım 2025 Çarşamba 10:46

KÜRT SORUNU BÖYLE ÇÖZÜLMEZ

21 Ekim 2025 Salı 10:43

OKUMA ALIŞKANLIĞINI NASIL KAZANDIRMALI?

09 Ekim 2025 Perşembe 10:56

FATSA’DA SEKİZ GÜN

24 Eylül 2025 Çarşamba 13:26

ÇERKEZ ETHEM TARTIŞMASI

17 Eylül 2025 Çarşamba 20:36