Temel IRMAK /Gönül Dostu
Vefanın Adı: Okan Belger
Hayat, insana zamanla birçok şey öğretiyor.
Başarıyı, başarısızlığı, kaybetmeyi, yeniden başlamayı…
Ama galiba en önemlisi, insanın yanında kimin kaldığını öğretiyor.
Çünkü yıllar geçtikçe anlıyorsunuz ki; gerçek zenginlik banka hesaplarında, makam odalarında ya da kalabalık fotoğraf karelerinde değil, yıllara rağmen eksilmeyen dostluklarda saklıdır.
Bazı insanlar vardır; zaman onları değiştirmez.
Hayatın sert rüzgârları, ekonomik zorluklar, kırgınlıklar, mesafeler ve yıllar gelip geçse de onlar aynı kalır.
Bir selamlarıyla geçmişi hatırlatır, bir cümleleriyle insanın yorgunluğunu alırlar.
İşte Okan Belger benim için tam da böyle bir dosttur.
Marmaris’te uzun yıllardır esnaflık yapan, emeğiyle ayakta duran, alın teriyle hayatını kazanan bir kardeşimdir.
Ancak onu farklı kılan sadece esnaflığı değildir.
Asıl farkı; yıllar geçmesine rağmen insan ilişkilerindeki samimiyetini kaybetmemiş olmasıdır.
Bugün birçok insanın hızla tükettiği değerler arasında dostluk da var.
İnsanlar birbirlerini hatırlamak için özel günleri bekliyor, bir telefon açmaya vakit bulamıyor, aynı şehirde yaşadığı insanlarla aylarca karşılaşmadan hayatını sürdürebiliyor.
Oysa dostluk, zaman bulunca yapılan bir şey değildir.
Dostluk, zaman ayırmaktır.
Geçtiğimiz günlerde Okan’la mesajlaştık.
Aslında o mesajları paylaşmalı mıyım diye uzun süre düşündüm.
Çünkü bazı duyguların mahremiyeti vardır.
Bazı cümleler sadece iki insan arasında kalmalıdır.
Ancak o satırlarda yalnızca bana söylenmiş sözler değil, unutulmaya yüz tutmuş değerler vardı.
Bu yüzden paylaşmak istedim.
Çünkü bazen bir mesaj, uzun bir hayat hikâyesinden daha fazla şey anlatır.
Okan mesajında tam 30 yıldır hayatıma tanıklık ettiğini yazıyordu.
İyi günlerimi de görmüştü, zor zamanlarımı da…
Birlikte çıktığımız yolları, verdiğimiz mücadeleleri, umutlarımızı ve hayal kırıklıklarımızı biliyordu.
Ve yıllar sonra dönüp baktığında değişmeyen şeyin insanın özü olduğunu söylüyordu.
Belki de hayatta en zor şey budur.
Yıllar boyunca aynı kalabilmek…
Şartlar değişirken değerlerini koruyabilmek…
İnsanların sizi makamınızla, unvanınızla ya da imkânlarınızla değil; karakterinizle hatırlamasını sağlayabilmek…
Çünkü insanın gerçek sermayesi sahip oldukları değil, arkasında bıraktığı izdir.

Okan, Bayrak Gazetesi yıllarını hatırlattı.
O günler yokluğun, mücadelenin ve emeğin iç içe geçtiği yıllardı.
Bazen sıcak ekmek bulmanın bile zor olduğu dönemlerdi.
Öğle aralarında alınan ekmek arası dönerler, kısa sohbetler ve büyük hayaller vardı.
Bugün geriye dönüp baktığımızda o günlerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Çünkü insanı büyüten şey konfor değil, mücadeledir.
İnsanı güçlü yapan şey sahip oldukları değil, zorluklar karşısında vazgeçmemesidir.
Mesajın en anlamlı bölümlerinden biri de milletvekili adaylığı sürecine dair söyledikleriydi.
O günlerde birçok insan eleştirdi.
Kimi destekledi, kimi uzak durdu.
Siyasetin doğasında bunlar var.
Ancak Okan'ın cümlesi çok netti:
“Memleket sevdası olan insanların o koltuklarda olması gerektiğine inanıyorum.”
Aslında mesele tam da bu.
Makamlar gelip geçicidir.
Önemli olan, o makamlara hangi niyetle talip olunduğudur.
Çünkü bu ülkenin en büyük ihtiyacı; koltuk sevdalıları değil, memleket sevdalılarıdır.
Mesajın sonunda ise dostluğun en güzel hâli vardı.
Küçük bir sitem…
Ama içinde büyük bir değer taşıyan bir sitem…
MONA ROZA LUNCH & BISTRO'ya gitmediğim için kırıldığını söyledi.
Mesajı okuduğumda hem gülümsedim hem de mahcup oldum.
Çünkü gerçek dostluklarda kırgınlıklar bile samimidir.
İnsan ancak değer verdiğine kırılır.
Ancak önemsediğini özler.
Sonra karşılıklı yazıştık.
Ben sosyal medyada yaptığı çalışmaları paylaştığımı söyledim.
O ise her zamanki gibi tebessüm ettiren o cümleyi kurdu:
“Telefon icat edildi ya…”
Ve verilen söz tutuldu.
Geçtiğimiz günlerde MONA ROZA LUNCH & BISTRO’da bir araya geldik.
Yılların dostluğunu tazeleyen, eski günleri yad ettiğimiz uzun ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
Bayrak Gazetesi yıllarını konuştuk.
Yokluğun içindeki mücadeleyi, paylaşılan ekmek arası dönerleri, kurduğumuz hayalleri ve bugünlere nasıl geldiğimizi yeniden hatırladık.
MONA ROZA’ya adım attığım anda şunu fark ettim:
Burası sadece bir işletme değil; yılların birikimi, emeği ve hayalleriyle şekillenmiş özel bir yaşam alanı.
Dekorasyonundan sunumuna, hizmet anlayışından en küçük ayrıntısına kadar her noktada özen hissediliyor.
Okan Belger, yıllardır ticaret hayatında edindiği tecrübeyi ve insan ilişkilerindeki samimiyetini bu mekâna da yansıtmayı başarmış.
Ortaya ise Marmaris’in alışık olduğu standartların üzerinde, şehrin gastronomi ve sosyal yaşamına değer katacak nitelikte özel bir mekân çıkmış.
Kendisine içtenlikle şunu söyledim:
“Bu kadar kaliteli bir mekân yapmışsın ki korkuyorum, Marmaris’e fazla gelecek.”
Çünkü ne yazık ki kaliteyi anlamak, emeği takdir etmek ve farklı olanı sahiplenmek her zaman kolay olmuyor.
Oysa şehirleri geliştiren yalnızca doğal güzellikleri değildir.
O kentlere değer katmak için risk alan, yenilik üreten ve standartları yükselten insanların varlığıdır.
MONA ROZA LUNCH & BISTRO da bunun en güzel örneklerinden biri.
İnanıyorum ki zaman içerisinde bu emeğin kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.
Çünkü samimiyetin olduğu yerde bereket, emeğin olduğu yerde başarı vardır.
Hayat bana yıllar içinde önemli bir gerçeği öğretti:
Bazı insanlar çalışmanın karşılığıdır.
Bazı insanlar ise o çalışmayı anlamlı kılan değerdir.
İyi günde yanınızda olan çok insan bulabilirsiniz.
Asıl mesele, zor günlerinizde de kapınızı çalan insanların varlığıdır.
Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda ne kazandığınız paraları ne de elde ettiğiniz makamları hatırlarsınız.
Hatırladığınız şey; omzunuza dokunan dostlar, yanınızda yürüyen insanlar ve kalbinizde iz bırakan anlardır.
Okan Belger, benim için işte o insanlardan biridir.
Vefa bazen bir teşekkürdür.
Bazen küçük bir sitemdir.
Ama en çok da yıllara rağmen değişmeyen dostlukların sessiz gücüdür.
Ve insanın gerçek başarısı; geride bıraktığı eserlerden önce, kalplerde bıraktığı izlerle ölçülür.
Allah'a emanet olunuz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.