• BIST 1.338
  • Altın 463,062
  • Dolar 7,9539
  • Euro 9,4646
  • Muğla 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Aydın 14 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C

TONGUÇ’A SOSYALİST PARTİ Mİ KURDURACAKLARDI?

Zeki SARIHAN
Köy Enstitülerinin baş mimarı ve 1935-1946 yılları arasında İlköğretim Genel Müdürlüğü yapan İsmail Hakkı Tonguç’un Türkiye’nin köy eğitimi davasına ne kadar çok zihin yorduğu ve çaba gösterdiği bilinen bir gerçektir. Sade yaşamı ve mütevazı kişiliği ile de Enstitü öğrencilerinin kalplerini fethetmiş ve onlar tarafından “Tonguç Baba” olarak anılmıştır. Hakkında pek çok makale ve kitap da yazılmıştır. 
Onun sağ kolu olan şube müdürü Ferit Oğuz Bayır, geçen hafta ölümünün 20. Yılında bir toplantıyla anıldı. Bu vesileyle onun 1971’de basılan Köyün Gücü kitabını yeniden okurken, şimdiye kadar dikkatimizi çekmemiş bir paragrafa takıldım. 
Kitabın 272. Sayfasında “İsmet İnönü-Hakkı Tonguç, Sosyalist Parti” ara başlığı altında şunlar yazılıyor:
“Yazmak lazım: Talim ve Terbiye Dairesi Ankara’da Yüzbaşı apartmanında çalışıyor. Hakkı Tonguç, ilk öğretim umum müdürlüğünden Talim ve Terbiye üyeliğine kaydırılmış. Onun yanına gidip gelen tanışları var. Ondan (Hakkı Tonguç’tan) uzaklaşma havasının daha esmediği günlerden bir gün, Hakkı Tonguç’un üyelik odasında yanındakilerle seçim sonrası havasına deygin konuşmalar geçiyor. 
Bu arada Hakkı Tonguç, odadakilere İnönü’yü kast ederek “İster misiniz Sosyalist Parti’yi başkasına kurdursun?” demişti. Bu, söyleşmelerin sonu oldu. Benim bu son cümleden çıkardığım, sezinlediğim İnönü’nün Hakkı Tonguç’ta sosyalist bir partiyi kendisine kurduracağı sanısını uyandırmış olacağı izleniminden ibarettir. Başkaca kesin bilgim yoktur.”
Şimdiye kadar üzerinde durulmamış bu bilgiler, gerek Türkiye’nin sosyalist partiler tarihi, gerekse Tonguç’un siyasi kişiliği açısında irdelenmeye değer. 
TONGUÇ BİR SOSYALİST MİYDİ?
Oğlu Engin Tonguç’un bana anlattığına göre İsmail Hakkı Tonguç, hep CHP’ye oy vermişti. 24 Haziran 1960’ta öldüğüne göre onun sağlığında zaten seçime girebilen bir sosyalist parti olmadığından bu doğaldır. Ancak Tonguç’un sosyalist ruhlu bir aydın olduğu yaptığı işlerden ve kişiliğinden bellidir. 
İçinde ağasından eşrafına, memurundan gazeteci ve yazarına kadar her meslekten ve faşist eğilimler taşıyanlardan demokratına kadar her siyasetten insanın bulunduğu 1923-1950 yıllarının iktidar partisi ve 1925-1945 döneminin tek partisi CHP’nin içinde sosyalistlerin de bulunabileceğini kabul etmek gerekir. 
Tonguç’un sosyalizm ideolojisinden etkilenmesi için yeteri kadar sebep de vardı. O Bulgaristan’da bir köylü çocuğu olarak 1893’te doğmuştu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının geçtiği Bulgaristan’da sosyalizm akımı özellikle öğretmenler arasında çok yaygındır. Tonguç İstanbul’a geldiğinde rüştiye öğrencisidir ve 21 yaşındadır. Kastamonu öğretmen okulunu bitirdikten sonra Almanya’ya gönderildiği ve burada kaldığı 1918-1920 yıllarında da Almanya’da sosyalim akımı çok güçlüdür. Spartaküstlerden etkilenen Türk öğrencilerinin de 1919’da yurda dönünce bir sosyalist hareket başlattıkları biliniyor. 1921’de yeniden Almanya’ya gönderilen Tonguç, 1922’de Kastamonu’da öğretmendir. 1919-1921 yıllarında da Türkiye’de aydınlar arasında sosyalizm rüzgârı esmekteydi. 
Onun köy eğitimi ile ilgili hayata geçirmeye başladığı kurumlar, ilköğretim müdürü yapıldığı 1935’ten sonra Köy Öğretmen Okulları, Eğitmen Kursları ve nihayet 1940’ta açılan Köy Enstitüleridir. 
SOSYALİST PARTİ İÇİN GÖREVLENDİRME?
Ferit Oğuz Bayır’ın “Yazmak lazım” diyerek ip ucunu verdiği konuşma çok partili hayata geçildi bir devrenin başında, 1946’da geçiyor. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, onu İlköğretim müdürlüğünden alıp bir sosyalist parti kurmaya teşvik etmesi de Atatürk’ün 1930’da en yakın arkadaşlarından Fethi Okyar’a kurdurduğu danışıklı Serbest Fırka olayını hatırlatıyor. Böylece yoksulluk ve baskıdan bunalmış kitlelerin tepkisi ölçülmeye çalışılmıştı. Bu partinin hızla gelişmesi ve İsmet Paşa’nın başında bulunduğu hükümete rakip olması, partinin gene bir emirle kapatılması ile sonuçlanmıştı. 
Tonguç’un Talim Terbiye Kurulu odasında arkadaşlarına söylediği o cümle, İsmet Paşa’nın sosyalist parti kurma işiyle onu değil de bir başkasını görevlendirme duyumunun alındığını düşündürüyor. Bu parti kurma işi Tonguç ile İsmet Paşa arasında yalnızca görüşülmüş müdür, yoksa kararlaştırılmış mıdır açık değil. Tonguç’un bu fikri bir kalemde reddetmediği de anlaşılıyor.
KURSAYDI NE OLURDU? 
Tonguç böyle bir partinim başında bulunsaydı ne olurdu? Partinin hükümet denetimde olduğu gerçeği gizli kalamaz ve sosyalistler böyle bir partiyi benimseyemezdi. 1946’da kurulan iki sosyalist parti Esat Adil Müstecaplıoğlu’nun Türkiye Sosyalist Partisi ile Şefik Hüsnü Değmer’in başında olduğu (yeniden canlandırdığı) Türkiye İşçi Çiftçi Sosyalist Partisi, çok geçmeden sıkıyönetim Komutanlığı tarafından kapatılmıştır. Tonguç Talim Terbiye kurulundan da alınacak ve iyice itibarsızlaştırılacaktır. Gerek CHP iktidarının son yıllarında, gerek Demokrat Parti’nin iktidarında Enstitü mezunları bile onu evinde ziyaret etmekten çekinir olmuşlardır. O koşullarda sosyalist bir parti başkanı olmayacağı açık olduğu gibi CHP içinde bile bir görev alamazdı.
Sonuç olarak eğer doğruysa Tonguç’a bir sosyalist parti kurdurulması niyetinin sonuçsuz kalması kendisi ve Türk sosyalizmi için iyi olmuştur. Güdümlü bir parti itibarlı bir parti olamazdı. Tonguç da bu parti ile itibarını koruyamazdı. Bu parti zaten kapatılırdı. Zira ABD’nin yardımla ayakta tuttuğu bir ülkede, sosyalist partiye göz yumması beklenemezdi. 
1956’da böyle bir parti kurmayı Hikmet Kıvılcımlı denedi ama parti hükümet tarafından kapatıldı. Sosyalistler Demokrat Parti döneminde siyasi arenaya çıkamamışlar, bu ancak 1960 İhtilalinden sonra mümkün olabilmiş fakat onlar da yaşatılmamıştır.
 
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141