• BIST 1.145
  • Altın 468,590
  • Dolar 7,6973
  • Euro 9,0223
  • Muğla 16 °C
  • İzmir 18 °C
  • Aydın 17 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

METİN

İbrahim KARABENLİ

Marmaris'in 1940 yılında doğan yokluk çocukları. II. Dünya Savaşı her tarafı kasıp kavuruyordu. Aslında bahçede; tavuk , horoz vardı. İneği olanlardan süt, yoğurt geliyordu.  Evleri bahçeli olanlarda yazlık biber, domates, patlıcan; kışlık pırasa, lahana, soğan, sarımsak oluyordu. Yazlıktan kışlığa, konserve; kışlıktan yazlığa, kurutulmuş sebzeler… Ahh bir de, şu lambanın gazı çabucak bitmese, fitili yanıp tükenmese… Her gün islenmiş camları silinmese… O zaman pek sıkıntı olmayacak!

      ***

Kale çocukları biraz yaramaz. Nerede oynayacaklar? Her yer, patika ve taşlı yol. Meydanlık, meydanlık tamam da; büyüklerden ortancalara, ortancalardan küçüklere yer yok. Hep sürtüşme, hep kavga. "Metin mi?”; O’nu "ortanca grup”a da koyabilirsiniz "büyük grup”a da. İlkokulda orta, orta okulda liseli gibiydi. Uzun boylu ve güçlü.

- Ben yapmadım buba, Metin yaptı!

- Nabi le sizin Metin?

- Gel buraya çocuk, sana kaç defa söyleyeceğim, yaramazlık yapma, diye. Yine çocukları dövmüşsün!

- Yok buba, valla yalan söyleyler, ben bişi yapmadım.

- Yeter artık, gir bakalım şu helaya. Bugün hiç çıkmayacaksın. Bakalım yine şikayet gelecek mi?

***

“Hamamın Kale”ye çıkan yolunun solundaki ev. Altta, köşede bir kişinin sığabileceği taşlı hela. Bu boyda bir çocuk ayakta dursa, sığmaz. Otursa, ne zamana kadar?

- Metin! Le Metin?

- Ni geldiniz le Kamil. Haşmet'in İsmet de mi var? Benle alay mı ediysiniz? Hep sizin yüzünüzden geldi bunlar benim başıma.

- Bak sen, goba şeker getirdik. Hordaki kapı deliğinden alsa le.

***

Lise yılları Muğla'da geçti. Tiyatro, tiyatro derken; üç sene, oldu beş sene.

*** 

Muğla-Marmaris otobüsü o gün yolcularını, Yalçınların orada indirdi. Feyzullah adliye önünden havalı kornayı basa basa üç defa Atatürk büstünün önünden geçti.

- Söyleyin Nabi Beye Metin liseyi bitirdi. Dadi dodi di da!!!

***

Ankara Hukuk Fakültesini kazandı. Yine bitmiyordu! Bu arada Polis Akademisine baş vurdu, alındı. İkisi bir arada zor oldu, ama bitti. O çalkantılı ihtilal yıllarında (1980’ler), kriminoloji uzmanı bir emniyet müdürü. Emekli olduğunda İstanbul Emniyet Baş Müfettişi idi. Aynı zamanda avukat ve bilirkişi.

***

Bir gece dünyaya küstü.

***

Çok sevdi, çok sevildi.

Çok adil, çok dürüsttü.

Yüce insan!

Bize sevgiyi, hoşgörüyü, aydınlığı

Tüm doğruları öğrettin.

Daima minnet ve onurla

Seni anıyoruz.

Hep kalbimizdesin.

***

Mezar taşına böyle yazdırdı eşi. Çok fazlası vardı benim için. Ne bana yetti onun hayatı;

ne çocuklarına, ne arkadaşlarına, ne insanlığa ne de Marmarislilere…

***

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141