Görüşmeyi tepki olarak iptal etmiş
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla randevusunu iptal eden Avrupa Konseyi Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda'nın konuyla ilgili kendisine, "Biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Muhalefet tabii ki eleştirecek. Türkiye'de de biz de yeri geldiği zaman Başbakan'a uyarımızı da yapıyoruz, eleştiriyoruz ama olumlu gelişmeleri de her zaman söylüyoruz. Övüyoruz ve Türkiye'nin Avrupa'daki önemini biliyoruz. Fakat muhalefet partisinin, Başbakan hakkında kullandığı üslubu bizim kabul etmemiz mümkün değil. O sebeple, kendisiyle olan görüşmemizi iptal ettim. Bir tepki olarak iptal ettim. Biz böyle bir üslubu kabul edemeyiz" ifadesini kullandığını söyledi.
Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu, AA'ya gündemdeki dış politika konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, "Türkiye'yi dışarda küçük düşürmeye yönelik söylem kullandığı" gerekçesiyle eleştiren Çavuşoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu malesef Türkiye'yi ve iktidarı yurtdışında karalamayı bir adet haline getirdi fakat bunu yaparken de gerçekten komik duruma düşüyor. Bazen de Türkiye içindeki görüş ve politikalarıyla da çelişiyor" diye konuştu.
"Swoboda: Biz sosyal demokratlar böyle bir şeyi kabul edemeyiz dedi"
Çavuşoğlu, "Kılıçdaroğlu, kendi Başbakanını, Esed'le bir tutarak; kendi Başbakanına 'katil' diyecek kadar çirkinleşmiştir ve bu tutumunun karşısında da iyi bir tokat yemiştir ve üyesi olduğu Sosyalist Grup'un başkanı tarafından adeta kovulmuştur. Kapı dışarı edilmiştir, görüşmesi iptal olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.
CHP'nin, bu durumu içine sindiremeyip "Görüşmeyi biz iptal ettik" söylemi ürettiğini kaydeden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye'ye de yalan söyleyerek, bunu üzülerek söylüyorum ama bir lider böyle yalan söylememeli. Yalan söyleyerek, 'görüşmeyi biz iptal ettik' demiştir. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Ben SPD'nin 150'inci kuruluş yıl dönümü için onların daveti üzerine Sayın Başbakanımızın görevlendirmesi üzerine Leipzig'e gittim. Orada SDP'nin Başkanı Sigma Gabriel ve SPD Başbakan Adayı Peer Steinbrück'le görüştüğümüz gibi birçok ülkeden gelen liderlerle görüştük. Ayrıca Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda'yla da görüştük. Swoboda, beni görür görmez yaklaştı ve bana, 'Biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Muhalefet tabi ki eleştirecek. Türkiye'de de biz de yeri geldiği zaman Başbakan'a uyarımızı da yapıyoruz, eleştiriyoruz ama olumlu gelişmeleri de her zaman söylüyoruz. Övüyoruz ve Türkiye'nin Avrupa'daki önemini biliyoruz. Fakat muhalefet partisinin Başbakan hakkında kullandığı üslubu bizim kabul etmemiz mümkün değil. O sebeple, kendisiyle olan görüşmemizi iptal ettim. Bir tepki olarak iptal ettim. Biz böyle bir üslubu kabul edemeyiz' dedi"
"İran, maalesef mezhepçilik kartını oynuyor"
CHP'nin, AK Parti'yi Suriye politikası nedeniyle "mezhepçilik" ile suçlamasının da mantığı bulunmadığını ifade eden Çavuşoğlu, CHP'nin Suriye konusuna hakim olmadığını belirtti. CHP'nin hakim olmadığı konularda hep suçlama, karalama, küfür, iftira gibi yöntemlere başvurduğunu kaydeden Çavuşoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mezhepçilik çok hassas bir konu. Biz, iktidara geldiğimizden bu yana Türkiye içinde birlik, beraberliği sağlamak için her türlü adımı attığımız gibi Irak'ın toprak bütünlüğü, sınır bütünlüğü, Irak'ta yaşayan herkesin, Sünni, Şii, Kürt, Arap, Türkmen ayrımı yapmadan herkesin ülkesi olduğunu vurguladık. Şu anda Suriye için de aynı şeyi söylüyoruz. Biz, 'Esed gitsin. Kendi halkını katleden bir lider artık bu ülkeye yönetemez, ama hiç ayrım yapmadan o ülkede bulunan herkes, Hristiyan, Arap, Sünni, Kürt, Türk ayrım yapmaksızın Suriye'deki tüm halk, yöneticisini kendi seçsin, dışarıdan müdahale olmasın diyoruz'. Dışarıdan müdahaleyi yapan kim? Dışarıdan İran'ın müdahalesini görüyoruz. İran sadece Suriye'de değil Irak'ta, Bahreyn'de, Yemen'de malesef mezhepçilik kartını oynuyor. CHP lideri de demokrasiden, insan haklarından bahseden, onların adına sözde sosyal demokrat, böyle bir partinin lideri Esed rejimine hala sahip çıkıyorsa, arkasındaysa, yaptıklarını destekliyorsa insanın aklına şu geliyor; Sebep ne? O zaman esas mezhepçiliği bunlar yapıyor demektir."
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.