Temel IRMAK /Gönül Dostu

Temel IRMAK /Gönül Dostu

Defne Samyeli ve Susmamak Meselesi: Türk Kimliğin Sesidir

Bazı sözler vardır ki, duyduğunuz anda susmak mümkün değildir. Defne Samyeli’nin “Türkiyeli değilim, Türk’üm ben” çıkışı da işte böyle bir sözdür. Bu satırları bir gazeteci kimliğiyle değil, bir vatandaş ve bir Türk milliyetçisi olarak yazıyorum. Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in elini öpmüş, cenazesinde saf tutmuş biri olarak söylüyorum: Susmak, hiçbir zaman çözüm değildir.

screenshot-20250818-015745-instagram.jpg

Bir Cümlenin Ötesindeki Duruş

Samyeli’nin sözleri sosyal medyada büyük dalgalanma yarattı. Kimileri alkışladı, kimileri eleştirdi. Ama asıl mesele, o sözün taşıdığı ruhta gizli. Çünkü bu yalnızca bir kelime tercihi değil; bir duruş, bir kimliğin ifadesidir. Bazen tek bir cümle, bütün bir hayat felsefesini özetler. Samyeli’nin çıkışı da günümüzün kimlik tartışmalarına verilmiş cesur bir yanıttır.

Bizim neslimiz, Türkeş’in “Türk milleti, Türk milleti, Türk milleti” diye haykırışını duyarak büyüdü. Bugün “Türkiyeli” gibi yapay, ruhsuz tanımlar kimliğimizi sulandırmaya çalışıyor. Oysa Samyeli’nin sözleri, bu sulandırmaya karşı yükselmiş bir itirazdır.

Susmamak Cesarettir

Elbette o da susabilirdi. “Yanlış anlaşılmasın, kimseyi incitmeyeyim” diyebilirdi. Ama susmadı. Çünkü susmak, varlığını inkâr etmektir. Bu topraklarda kimliğimizi sessizce kabullenmek yetmez; onu yüksek sesle haykırmak gerekir. Biz susarsak, kimliğimizi bizden sonrakilere nasıl miras bırakacağız?

Rahmetli Türkeş, yalnızca bir siyasetçi değil, bir kimlik mimarıydı. Türk gençliğine kimliğini bilmenin, korumanın ve savunmanın önemini öğretti. Bugün Samyeli’nin çıkışı, bu bilincin hâlâ canlı olduğunun göstergesidir.

Belki sosyal medya tartışmaları yarın dinecek. Ama bu söz unutulmayacak. Çünkü o sözün içinde bir hakikat var: Biz Türkiyeli değiliz. Biz Türk’üz. Bu, aidiyetin, tarihin ve vatan sevgisinin ilanıdır.

Ne parası, ne makamı, ne menfaati… Vatan olmadıktan sonra hiçbir şeyin anlamı yok. Bizim çifte pasaportlarımız yok. Biz bu topraklarda doğduk, burada büyüdük, burada öleceğiz. Bu, kimliğe bağlılığın en net göstergesidir.

Atatürk ve Cumhuriyet’in Kimlik Mirası

Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bütün zorluklara rağmen kurulmuş bir millettir. Atatürk yalnızca bir komutan ya da devlet adamı değil, bu milletin yeniden doğuşunun mimarıdır. Onun “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü, kimliğe, birliğe ve vatana duyulan sevginin simgesi olmuştur.

Cumhuriyet’in bize bıraktığı en büyük miras; özgürlüğümüz, kimliğimiz ve milli bilincimizdir. Atatürk’ün açtığı yolda yürümek, kimliğimizi savunmak ve susmamak her Türk’ün görevidir.

---

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Susmamak dileğiyle… Akıllı olun. Adanı delirtmeyin.

Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Temel IRMAK /Gönül Dostu Arşivi

Serkan Yazıcı – 1890

11 Mart 2026 Çarşamba 11:51

Dostlar Beni Hatırlasın

05 Mart 2026 Perşembe 16:55

Duygusal Olmanın Bedeli

26 Şubat 2026 Perşembe 19:31

“Çarşamba” Dedikleri…

25 Şubat 2026 Çarşamba 20:19

Kaleme Sığınan Yürek: Burcu Turgut

24 Şubat 2026 Salı 11:18

Çağrı Hep Bize mi?

22 Şubat 2026 Pazar 11:53

Kıskanmak İnsanın Ruhunda Var

20 Şubat 2026 Cuma 11:53