23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sıradan Bir Şarkı ve Sıradan Bir Şarkıcı
05 Eylül 2008 Cuma 15:45

Sıradan Bir Şarkı ve Sıradan Bir Şarkıcı

İlk defa sesini Doğan Canku'nun “Doğanın Uyanışı” albümünde dinlemiştim. Bu albümdeki parçalar da kendiliğinden oluşmuş. Albüm yapmak için yola çıkmamışsın. Nasıl oldu bir anda mikrofonun önünde buldun kendini?

Kendimi bir anda değil, okul yıllarından başlayarak pek çok kereler mikrofon önünde buldum ben; müzikle iç içe bir ailede doğup büyüdüğüm için kaçınılmazdı bu. Ancak Berker'lerin en çekingen bireyi olarak mikrofondan uzak durmuştum hep. Şimdi buna alışma turları içindeyim...





Şarkı söylemek bence macera. İnsanın duygularını çözüverdiği noktada sesle kimliğini var etmesi. Müziğini var etmen, kelimeleri yan yana dizmen kolay oldu mu?



Benim maceram kağıt-kalem ile. Varlığımı en rahat ve doğru yazarak ifade edebiliyorum. Kelimeleri yan yana, alt alta, üst üste bir puzzle yaparcasına dizmek ve resmin bütününe varmaya çalışmak bana müthiş mutluluk veriyor. Yuri sayesinde de yazdıklarım birer melodiye binip uçuyor; bu daha da harika bir şey!





Aşk mı besin kaynağın yoksa acılar mı? Sence hayatla didişenler daha fazla mı üretken oluyor?



Mutluyken genellikle enerjiyle dolu olduğum için klübe gidip karate yapmak, ya da Yuri'yle sahile inip saatlerce yürümek sonra da güzel bir yemek yemek filan geliyor içimden; kağıt kalem arandığımda ise genellikle kümülüs bulutlarının, sarmaşıklı soruların, dikenli düşüncelerin, ateşli hislerin istilası altında oluyorum. Sanırım beyini rahatlatan şeyler değil kurcalayan ve geren şeyler ürettiriyor-en azından beni.



Yuri'nin bir yabancı olarak hayata bakışı albümün müzikal oluşumunda ne kadar etkili oldu?



Yuri klasik ve caz eğitimi alarak büyümüş, gençlik yıllarında pek çok grup bünyesinde deneysel müzikler yapmış, ve yaklaşık 15 yıldır da Türk makamları, türküleri, ritimleri, komaları, ezgileri ve ruh haliyle haşır neşir olmuş bir müzisyen. Bence bizim albümdeki bestelerin ve aranjmanların lezzetinde onun hem bu geniş yelpaze bilgi ve tecrübesinin hem de kalıpları olmayan, meraklı, yaratıcı, yenilikçi kişiliğinin baharatları var.


 

Çok etkili, içe dokunan bir ses tının var. Herhangi bir müzik eğitimin var mı, yoksa içgüdüsel olarak mı söylüyorsun?

 

Ses tınım dokunaklıysa bunu anne-babama borçluyum! Şan eğitimi ise görmedim; dediğim gibi mikrofon önüne geçmeyi hiç düşünmemiştim. Ama tabi bugunkü donanımın ana kartını oluşturan bazı şeyler var: Okuma-yazmadan önce notaları ve piyano çalmayı öğrendim; beşikten beri babamın sesini, kanunla yaptığı besteleri dinledim; ilkokul yıllarını ablamın müzik grubunun, sesinin, dinlediği müziklerin hayranlığı içinde geçirdim ve ondan ikinci, üçüncü ses yapabilmeyi öğrendim-hala ablam benim için sahne duruşu, performansı, dans, sesi kullanma, güzel konuşma konularında bir numaralı öğretmendir.

 

Suradan bir şarkıcı ve sıradan bir şarkı ismiyle yola çıktın ama gerçekten sıra dışıSIn. Müzik sektörünün alternatif kulvarında duruyorsun. Hedefine ulaşman zor olmayacak mı?

 
Teşekkürler... Şarkıcılığım adına bu iltifata sevinirim ama sıranın sonunda mıyım, ortasında mı, başında mı onu zaman gösterecek. Ancak müzikler ve bize destek veren müzisyenler bence son derece özeller. Satış kaygısı, rakamsal bir beklenti ile çıkmadık yola ama tabi ki müziğimizden zevk alabilecek insan sayısının sanıldığından daha fazla olduğunu görmek gibi bir umudu da içte bir yerlerde besliyoruz!

 

Doğan Canku, Fatih Erkoç,Ricardo Moyano yıllarca jazz ve farklı türlere hizmet vermiş, emekçi müzisyenler. Onların albüme katkısı ilk çıkan biri için başdöndürücü olmalı Hem de nasıl! Zaman zaman albüm kapağına göz atıyorum ve o muhteşem müzisyen isimlerini her görüşümde yeniden heyecan basıyor. Benim gibi yolun başında biri için bu kadar güçlü bir kadronun desteğini almak hem gurur verici hem de müthiş bir motivasyon kaynağı.

  

Aslında RAHMETLİ baban Türk Sanat Müziğinin en ünlü isimlerinden Erdoğan Berker. Ablan da sahneye çıkıyor. Nasıl bir ortamda büyüdün. Çocukluğunun anılarına biraz geri dönelim mi?

 

Çocukluğumu düşündüğümde içimi hem müthiş bir mutluluk kaplıyor hem de anında biraz hüzün basıyor çünki yeteri kadar farkındalıkla ve tadını çıkararak yaşamadım gibi geliyor. Ankara'da müthiş bir sevgi kalkanı içinde dünya tatlısı bir anne, baba ve ablayla büyüdüm. Bu masalsı tabloda müzik ana renklerden biriydi. Her odada bir müzik seti, her gün bir piyano veya kanun tıngırtısı, her bayram seyran fasıllı bir büyük aile toplantısı vardı. Bir kulağımda babamın Klasik Türk Müziği nameleri, bir kulağımda ablamın Amerikan folk, caz şarkıları; masalda renkler işte böyle hep capcanlıydı.     

 

Ablan ECE BERKER bu albümde bir parçanın sözlerini yazmış. Onun da var mı albüm hayali?

 

Ablam diye söylemiyorum, o gerçekten mükemmel sahnesi olan biri. Özel gecelerdeki, toplantılardaki ekstralarında ne zaman ona vokal yapsam, seyircilerin şaşkınlığını, beğenisini, çoşkusunu seyretmekten bazen gireceğim yerleri şaşırıyorum. Onun gibi 15 yıldır sahnede olan, pek çok türde ve dilde şarkı söyleyen, harika dans eden bir müzisyenin - ki o aslen ODTÜ'nün ilk endüstriyel tasarım mezunlarındandır – albüm yapmaması önceleri aile bireylerini üzüyordu. Sonraları ise 'Bir albüm yapmak niye şart?' diye düşünür olduk. Sonuçta hayatta her şeyin bir anlamı ve sebebi var; bir şey olmuyorsa da oluyorsa da hayırlısı odur diye düşünmek en doğrusu.

 

Boğaziçi ÜNİVERSİTESİ İngilizce ÖĞRETMENLİĞİ bölümünden mezun olduktan sonra Amerika'da EĞİTİM TEKNOLOJİSİ master'ı yapmışsın. Öğretmen olarak hayatına devam etmek istemedin mi?

 

Kendimi oldum olası çocuklara çok yakın hissetmişimdir. Küçükken çok iyi hatırlıyorum, tüm oyuncaklarımı divanın üstünde yanyana oturtur, dolabımın üstüne tebeşirle yazı yazarak onlara ders anlatırdım. Sonuçta büyük bir keyifle öğretmenlik okudum ve master yapmadan önce de keyifle öğretmenlik yaptım. Evlendikten sonra ise Yuri ile SAF Prodüksiyon ve Tasarım isimli şirketimizi kurduk ve ben şirketin tasarım kolunu yürüttüğüm için artık öğretmenliğe vakit ayırmam mümkün olmadı.

 

 

Amerika'da çeşitli barlarda herkes çıkar sahneye şarkı söyler. Sen de denedin mi? Oralardan birçok ünlü isim çıktı. Şansını oralarda kovalamak istemedin mi?

 

Pek çok müzisyen arkadaşım oldu, onların konserlerine gittim, ve onlarla beraber arkadaş toplantılarında keyfen müzik yaptım. Ama ne müzikle ilgili ne de master konumla ilgili bir şans kovalama olayına girmedim Amerika'da. Sevdiklerimden uzun süre ayrı kalmak benim için söz konusu olamazdı.

 

Albüm dünyadaki etnik platformda daha rağbet görecekti. Buralı bir tarafıyla ama batılı DA. Umutların kırılırsa diye hiç aklından geçmiyor mu?

 

İyi bir müzik dünyanın her yerinde her platformda ilgi görecektir. Ayrıca dünya insanı anlar da bizim insanımız anlamaz diye bir şey olabilir mi? Ben bu müzikten keyif alıyorsam ve bu ülkede yaşıyorsam, benim gibi pek çok insan da aynı şeyleri hissedecektir.  

 

Başından beri söylediğini albümün içinde de yazmışsın: ön plana çıkması gereken şarkıcı değil şarkı. (Ama Türkiye'de maalesef şarkıcılar hep önde EMRE burayı bence kaldır). Biraz ürkek, kendi halinde duruyorsun. Nasıl bir yol çizme düşüncen var.

 

Alışık olmadığım bir durum içindeyim; sonuçta ilk defa kendi projemizi üstlendik ve milyonlarca insanın önüne çıktık; ürkek olmam çok normal. Zamanla geçecektir.

 

Bir cover parça var. İspanyolca dersi aldın mı. Genelde İngilizce ya coverlanır yada Türkçe sözlerle okunur. Nereden aklına geldi

 

Yuri'yle evde artık nece konuştuğumuzu ben bilmiyorum; İngilizce, Türkçe Rusça karman çorman olmuş vaziyette. Bu çok dilliliğin albüme yansıması da kaçınılmaz oldu. İspanyolca bilmiyorum ama İspanyolca şarkıları çok dinlemekten ve hepsinin kelimelerini çıkarıp ezberlemekten sanırım pek de cahil sayılmam. Amerika'dayken İspanyol bir oda arkadaşım vardı, Miguel Bartolome. Ben ona sevdiğim Türk müziklerini, o da bana İspanyol gruplarını dinletirdi. Bu parçayı da ondan öğrendim ve anında hayran kaldım. Yuri onun aranjmanını kendince yorumladı ve parçayı ablamın ekstralarında söyler olduk. Baktık ki çok seviliyor ve kıpır kıpır herkesi oynatıyor, albümdeki son şarkı açığına onu oturtuverdik.

 

Doğan Canku ve ECE BERKER ile çalışmaların devam edecek mi?

 

İlk Doğan Canku'nun sahnesinde vokal yaptım. Ablamla her sahneye çıkışım da benim için çok kıymetli bir müzik dersi. Benim için birbirinden özel bu iki insanla ömür boyu müzik yapabilmeyi diliyorum, ama hayat ne gösterir bilemem.

 

Bu albüm kulaktan kulağa  yayılmaya başladı ama klip çekmeyi düşünmüyor musun?

 

Bazen klipler hayal gücünün erişebileceği son noktayı kalın bir çerçeveyle aşağı çekiveriyor. Ama serbest uçuş sağlayabilecek bir uçuş ekibi bulabilirsek elbette klip yaparız.

 

Zamanla istediğin yere geleceğine inancın var mı?

 
Ben ileride iyi işler yapmış biri olarak anılmayı isterim. İyi işler yapma konusunda inancım ve kendime güvenim var ama yaptıklarımın gerçekten iyi olup olmadığını da zaman gösterir.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?
RÖPORTAJ