18 Ekim 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Yildizdogan İsmini Kim Duysa iyi Şeyler Söyler.
05 Eylül 2008 Cuma 15:24

Mustafa Yildizdogan İsmini Kim Duysa iyi Şeyler Söyler.

Fakat biz bir kere de kendisinden duymak istiyoruz Mustafa Yildizdogan kimdir?

Farkli bir hayatim yok diyebilirim. 15 senedir gecesini gündüze karistirmis güzel milletime güzellikler sunabilmenin gayreti ve çabasi içerisinde, iyi bir aile reisi olabilmek ve bizi sarkilarinda dinleyen ve gönülden baglanan gençlerimize iyi bir örnek olabilmek için, kisaca iyi bir insan olabilmek için didinen bir Mustafa Yildizdogan. Albüm promosyon zamanim gelince programdan programa kosarim, bunun haricinde konserlerimiz var, konserlere giderim. Kalan vakitlerimde ailem ve kurmus oldugum müzik ve tekstil sirketimle ilgilenirim. Aileme çok düskünümdür. 3 çocuk babasiyim. Onlara vakit ayirmaya çalisiyorum. Sanat hayatim boyunca edindigim sermayeyi kurmus oldugum MYD Müzikle devam ettirdim. Daha sonra hiç anlamadigim tekstil isine girdim. Yani Medya karsisin da nasilsam disinda da öyleyimdir. Bu gün benim sirketime gelen birisi çalisanlar tarafindan güler yüzle karsilanmazsa bunda bir is vardir. Benim ziyaretime gelen insanin basimin üstünde yeri vardir. Onu burdan memnun göndermek zorundayim. Kapiya kadar karsilarim. Yani öyle artik sanatçi-halk arasindaki ayrimi yok etmemiz lazim. Bunun için çabaliyorum. Bu gün ben halka saygi göstermezsem yarin onlardan nasil saygi görebilirim ki!




Aileme düskünümdür dediniz. Ev içinde nasilsiniz...

Örnegin televizyonlarda yeralan dizilerde çok seçiciyimdir. Bu gün kizim henüz çok ufak. Ben ona kitap okutmak ile ilgili baski yapamam. Yasi itibariyle televizyondan bazi seyleri daha çabuk farkeder. Fakat burda önemli olan televizyonlardaki seçicilik derken, artik televizyonlarda hersey çarpitilarak anlatiliyor. Milli kültürümüz ve benligimiz, tarihimiz ile ilgili programlara yer verilmiyor. Verilen filmler, düzenlenen yarismalar hiç bir sekilde Türk Kültürü'nü yansitmamaktadir. Bu gün bakiyoruz Anadolu'da hikayesi geçen bir dizi, Anadolu'da hiçbir sekilde olmayan bir benligi anlatmakta. Dizinin hikayesi ve anlatmak istedigi seyler kesinlikle Anadolu kültürünü yansitmiyor. Simdi ben bunlari kizima nasil izlettireyim. Bazen bana kiziyor. Baba onu izleme bunu izleme diye. Orda duruyorum. Çünkü alternatif ariyorum. Ama bulamiyorum. Bu konuda titizimdir. Çocuklarima sayginligi, ahlaki, sevgiyi asilamam lazim. Bunuda vurdulu-kirdili filmlerle, gerçegi yansitmayan dizilerle vermem imkansiz. "Biz bu hallere düsecek adam miydik?" albümünüz ve albümün satis grafigi hakkinda bilgi verir misiniz?

Bu albüm benim yaklasik bes ayimi aldi. Gece-gündüz çalistim. Iki-üç saat uykuyla çalistim. Fakat bunlar görünmeyen seyler. Bu kadar emekten sonra 48 dakikalik bir albüm dinliyorsunuz. Albüm hazirlik asamasindayken 72 parça vardi. Bunlari eleyerek 12'ye kadar düsürdük. Allah'a sonsuz sükürler olsun. Bu ekonomik krizde, bu korsan firtinasi yaninda evet 6 ayda 120.000 net satis. Inaniyorum ki bir yilini doldurdugunda iki yüz bini asar. Bana kalirsa yeterli degil ama müzik piyasasinda güzel rakam, çünkü korsanlar normal satisimin 4-5 kati daha fazla. Evet genelde hitap ettiginiz kesim dar. Korsan da sizi büyük etkiliyor... Evet korsan beni çok etkiledi. Albümüzü dinleyenler, yani hayran kitlem her kesimde var ama orta ve dar kesim daha agirlikta. Bu yüzden korsan kasetler her sanatçinin oldugu gibi beni de yüklü miktarda maddi ve manevi her yönden etkiledi. Onca emek veriyorsunuz, çalisiyorsunuz, çabaliyorsunuz, gecenizi-gündüzünüzü bu ise veriyorsunuz; Fakat korsancilar bizim emek verdigimiz albümümüz üzerinden hak kazaniyorlar. Bu da sanat camiasini ve beni derinden etkiliyor. Emek hirsizligindan baska birsey degil bu. Sonuçta kul hakki yeniyor. Fakat bunlara ragmen Allah'a binlerce sükür ediyorum. Mektup albümüm en çok satan ilk 5 albüm içerisine girdi. Su anki albümüm de en çok satan ilk 10 albümden biri.

"Biz bu hallere düsecek adamiydik" siiri ülkemizde milliyetçiligin yeniden gündeme gelmesine sebep oldu. Solcusu sagcisi bu siiri alkisladi. Hangi duygularla yazdiniz?

Hangisini anlatsam ki veya nasil baslasam ki. Artik bir yerde insanlara olanlari aktarmak içimizde ki duygulari herkesin birlestigi bir payda da siire dökmek gerekiyordu, bende bunu yaptim. Siirimi halkimla paylastim. Bu gün Tarihine biraz bakip bu günle karsilastiran herkes "Biz bu hallere düsecek adam miydik? diyor. Bu da bu konuda basarili oldugumuzu gösteriyor. Yeri gelmisken bazi arkadaslarimizin, biz bu hallere düsecek adamiydik siirini sanki 3 Kasim'i anlatiyormusum gibi algilamalari ve ne varmis halimizde demeleri beni derinden üzdü. Bu siir Türk milletinin son 200 yilini anlatir. Ama son günlerin olaylari, yani bu hükümetin yanlislari, tuzu biberi olmustur. Hayat bir ders ise herkes hissesine düseni almalidir.

Bir rüzgara kapildik ki sormayin gitsin.

Kos koca besbin yillik çinar

Batinin hizarina düstü

Felegin nazarina düstü

Yigit diye namim vardi

Namert pazarina düstü

Biz bu hallere düsecek adamiydik.

Milli duygulardan yoksun, Milletin duygu ve inancinin tam aksine, tarih suurundan nasibini alamamis ve yüce Türk milletini tanimayan, ve hatta daha agzindan bir gün olsun Türk lafi çikmayan, bir basbakan ve hükümetinin 2-3 milyar dolara, Içerdeki ve disaridaki hainlere, bu milletin gururunu, haysiyetini ve serefini peskes çekmesi neticesinde evet "Ey yüce Türk milleti soruyorum Biz bu hallere düsecek adamiydik."

Üçüncü klibiniz hangi parçaya çekeceksiniz "

Yasiyorum öylesine" siirini babamin vefatindan sonra yazmistim. Çok duygu yüklü bir parçaydi. Klip çekmek nasip olmadi. Daha karar vermedik, zaten karari sevenlerimiz veri-yor. E-posta yolu ile (mustafa@yildizdogan.com) binlerce hayranlarimiz görüslerini bildiriyor su an için çogunluk "Bakma öyle islak islak" siirine.

Milliyetçilik sorumlulugu sizin sanatinizda eksi veya arti yönleri nelerdir?

Insanlari ve milletleri basariya götüren iki önemli sebep vardir. Ideal ve inanç. Inançlarinizdan taviz vermeden ideallerinize ulasmak, sizi yok sayan, isminize dahi tahammül edemeyen sanat camiasinda, basarili olmanin ne kadar zor ve çetin oldugunu sanirim anlatmaya gerek yok. Iste Ülkücü olmanin artisi orda basliyor. Zora talip olmak, çileye talip olmak ve elinizi kolunuzu baglayan, size nefes alma imkani bile vermeyen çevrenizde ki bütün nefret ve kin zincirlerini Yüce Allah'in bize lütfettigi duygu firtinalarini koparip, gönül ocaginda alev alev yanan sevgi ve ask atesinde bu nefret kin zincirlerini eritebilmek ve sevgi dagitabilmek yalnizca sizi sevenlere degil, sizden nefret edenlere de sevgi sunabilmek, muhabbet sunabilmek, ask sunabilmek. Zaten ülkücülük de bu degil mi? Ben her zaman söyledim. Ülkücülügümle gurur duyuyorum.

Sag gösterip sol vurma gibi...

Evet aynen öyle. Ülkücülük büyük bir davadir. Bu davayi sirtinda tasimak kolay degil. Ama ben bunun altindan anlimin akiyla kalkacagimi biliyordum. Allah Ülkücü olmamda emegi geçen herkesten razi olsun. Programina sirf ülkücüyüm diye davet etmiyorlar. Davet edildigim programlar da çok üzerime geliniyor. Bir animi anlatayim: Ece Erken'in sabah programina çiktim. Klip arasinda beni oynatmak için elinden geleni yapti. Dakika basi oynamami istiyordu. Beni oynatmak için "Ben Ibrahim Erkal'i bile oynattim" diyordu. Benim yanitim ise kesin ve kararliydi: "Ece hanim siz Ibrahim Erkal'i oynattiniz Mustafa Yildizdogan'i degil"...

Sizce bizim camiamizda ki sanatçilarimizda artik genis çevrelere ulasmasi için ne yapmasi gerekiyor?

Önceleri de ülkücü camiaya hizmet ediyordum simdi de ülkücü camiaya hizmet ediyorum ve hizmet etmekten seref duyuyorum. Basarinin sihri, hitap ettiginiz kitleyi iyi analiz etmekten geçi-yor bu günü degil yarini ve yarinlari iyi okuyabilmekten geçi-yor. Hiç kimse tek basina bir sey ifade etmiyor, hedefiniz belli ise o hedefe gidecek yollari ve araçlari iyi tespit etmekten geçiyor. Bu da yalniz yapilacak bir is degil. Hepsiyle gurur duydugum mükemmel bir ekibim var. Müzikte yenilikleri yakalayabilmek, dünya müzigini eleyip bize uygun olani almak ve gelistirmek sart. Özellikle yurt disinda verdiginiz konserlerde Tarkan'in bile toplayamadigi seyirciyi topluyorsunuz. Bu sevgiyi neye borçlusunuz ?

Bir kere öncelikle begenilme, daha sonra ekibime. Kendi alaninda çok kaliteli bir saz ekibim var. Insanlara keyifli saatler yasatirsaniz, o insanlar bir daha geliyorlar. Özellikle yurt disi konserlerimize yogun bir katilim olu--yor. Fransa'da verdigim konsere 30bin kisi geldi. Son 10 yildir vatanindan uzakta gurbette yasayan insanlarimizla mükemmel bir gönül birligimiz var. Onlar beni bir sanatçi gibi görmüyorlar, ailelerinin bir ferdi gibi görüyorlar. Ben onlar için vatan kokuyorum çünkü vatan türküleri söylüyorum. Ben onlar için sila kokuyorum çünkü gurbet türküleri söylüyorum. Türkiyem türküsünü söylerken, yaslilarin gözlerindeki yas, küçücük çocuklarin gözlerinde isil isil Türklük sevdasi, bayrak sevdasi, vatan sevdasi, 10bin, 20bin kisilik koskoca salonda yürekleri birlestiriyor, duygulari birlestiriyor, umutlari birlestiriyor, ve bir vücut olup renk aliyoruz al ve ak, hilallesip yildizlasiyoruz, bayraklasiyoruz ve dalgalaniyoruz, haykiriyoruz bir agizdan Ne Mutlu Türküm Diyene

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?
RÖPORTAJ