İzmir’de işsizlik yüzde 16

İzmir’de işsizlik yüzde 16
Artan İşsizlik Rakamları Ege Bölgesi ve İzmir'deki Korkunç Gerçeği Gözler Önüne Serdi. 2008'de Yüzde 10.5 Olan Ege'deki İşsizlik Oranı, 2009'da Yarım Milyon Kişiye Yaklaştı ve Yüzde 14'e Yükseldi.

Artan işsizlik rakamları Ege Bölgesi ve İzmir'deki korkunç gerçeği gözler önüne serdi. 2008'de yüzde 10.5 olan Ege'deki işsizlik oranı, 2009'da yarım milyon kişiye yaklaştı ve yüzde 14'e yükseldi.
TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 'Hanehalkı İşgücü İstatistikleri' başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi'ndeki işsizlikle ilgili kaygı verici sonuçları günyüzüne çıkardı. Bölgenin en büyük sorununun işsizlik olduğunu bir kez daha anlatan sonuçlara göre, Ege Bölgesi'ndeki en yüksek işsizlik oranı, bir yıl önce yüzde 11'lerde iken bu yıl yüzde 16'ya fırlayan İzmir'de gerçekleşti. İzmir'de 2008'de 156 bin olan işsiz sayısı 2009'da 227 bine çıktı. İzmir'deki tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 12'den yüzde 17'ye yükseldi. Diğer yandan 2008'de 1 milyon 327 bin kişi olan İzmir işgücü piyasası, 2009'da 70 bin kişi artarak 1 milyon 397 bin kişiye çıktı.
EGE'DE 492 BİN İŞSİZ VAR

İşgücüne katılım artarken işsizliğin de artmasına diğer Bölgesi illerinde de yaşandı. TÜİK verilerine göre, Aydın, Denizli ve Muğla'nın içinde bulunduğu grupta 2008 yılında yüzde 10 olan işsizlik yüzde 14'e çıktı. Sözkonusu illerde, işsiz sayısı yine 50 bin kişi artarak 2009 yılında 158 bin olarak tespit edilirken, yüzde 18'lik tarım dışı işsizlik oranı gerçekleşti. Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak'ın bulunduğu grupta da 2008 yılında 79 bin olan işsiz sayısı 108 bine yükselerek, yüzde 8 olan işsizlik oranını yüzde 11'e çıkardı. Araştırma sonuçlarına göre, Ege Bölgesi'ndeki toplam işsizlik oranı ise yüzde 10'dan yüzde 14'e çıktı. 2008 yılında 344 bin olan Ege Bölgesi işsiz sayısı 492 bine yükseldi.

İŞGÜCÜ GURBETE TEŞVİKLER SILAYA

Konuyla ilgili değerlendirme yapan İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmir gibi sanayileşmiş, deniz kenarı ve ulaşım imkanlarının daha iyi olduğu kentlerde işsizlik oranının yüksek olduğunu söyledi. İşgücünün bu bölgelere doğru göç ettiğine dikkat çeken Demirtaş, “Burada ters bir orantı var. İşgücü İzmir'e gelirken, göç edenlerin geldiği yerlerde de yatırımlar teşvik ediliyor. Türkiye'de yanlış teşvik politikası uygulanıyor. Bölgesel teşvikler olabilir ama üretime teşvik daha öncelikli olmalı” diye konuştu. Üretime teşvik olduğu takdirde büyük kentlere göç eden insanlara iş ve aş imkanı yaratabileceklerini anlatan Demirtaş, istihdam konusunda çok iyi bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Yaklaşık bir ay önce İzmir'de işsizlik sorunuyla ilgili bir arama konferansı gerçekleştirdiklerini aktaran Demirtaş, “Sonuç raporlarında da görüyoruz ki, bu çok önemli, kendiliğinden çözülmeyecek, titiz planlama isteyen bir sorun” dedi.

UĞURTAŞ: YATIRIMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ

İzmir'de binlerce insanın istihdam edildiği İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Başkanı Hilmi Uğurtaş da, Türkiye'nin en büyük sorununun işsizlik olduğunu vurgulayarak “Yatırımlar harekete geçmezse işsizlik, kanayan bir sosyal yara olarak kalacak. Gençlerin arasındaki işsizlik oranı çok daha yüksek. Her yıl işgücü piyasasına yeni insanlar katılırken İzmir'e İzmirli yatırımcının tek başına yatırım yapması demek ki yetmiyor. Onun için yabancı yatırımları da bölgeye çekmeliyiz” diye konuştu. Uğurtaş, İzmir'in kamu yatırımlarından da daha fazla pay alması gerektiğini vurguladı. Sanayiciler için ise istikrar ve güven ortamının oluşmasının şart olduğunun altını çizen Uğurtaş, teşvik kanununun ise İzmir'de istihdam yaratacak sektörlerin kentten kaçmasına neden olduğunu ifade etti. Uğurtaş, yüzde 16'lık resmi rakamların gerçekleri yansıtmadığını, asıl işsizliğin yüzde 20'ler dolayında olduğunu tahmin ettiklerini de sözlerine ekledi.

YORGANCILAR: TEK ÇARE VAR ÜRETMEK

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, işsizlik oranlarının aralık ayından bu yana yükselme eğiliminde olduğuna dikkat çekerek bu tablonun üretime bağlı olarak ortaya çıktığını vurguladı. İzmir'deki organize sanayi bölgelerindeki enerji kullanımının kapasite kullanımını da net bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Yorgancılar, “Bir tek çare var, o da üretmek ve çalışmak” dedi. Yorgancılar, işsizliğin sosyal sorunlara da yol açabileceği uyarısında bulundu.

ÇOK KÖTÜ BİR NOKTA

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Azad Fazla da, resmi rakamlardan çok daha yüksek işsizlik oranı olduğunu söyledi. Fazla, İzmir'deki tüm sektörlerde yıla yayılma şansının daha yüksek olduğuna dikkat çekerek “Bölge de mevsimsel açıdan gerek kayıt içi, gerek kayıt dışında iş bulma imkanı olan bir bölge. Örneğin inşaat sektörü yılın neredeyse 10 ayı çalışır durumda. Bütün bu koşullara rağmen hâlâ böyle bir rakamla karşılaşıyorsak bu çok kötü bir noktada olduğumuzu gösteriyor” diye konuştu.

Dilenciler artacak

İzmir ve Ege Bölgesi'nde acil bir planlama yapılması gerektiğinin altını çizen Fazla, şöyle konuştu:

“Ekonomisi iyi olmayan yerler kültürel ve siyasal anlamda yobazlaşır. Bu kadar işsizlik oranıyla İzmir'de dilenci sayısının artacağını düşünüyoruz. Fukaralar artık sokaklarda değil. Karı-koca, ailece kapıları çalıp yardım istiyor. İzmir'in varoşları işsizlikle boğuşuyor. Hem İzmir, hem Ege Bölgesi çok ciddi sosyal vakalarla karşılaşabilir.”

İzmir'de işsizlik yüzde 16

Açıklanan işsizlik rakamları Ege Bölgesi ve İzmir açısından son derece vahim bir tabloyu ortaya koydu. Buna göre, 2008'de yüzde 10.5 olan Ege Bölgesi'ndeki işsizlik oranı, 2009'da yarım milyona yakın kişiye yaklaşarak yüzde 14'e yükseldi. İzmir yüzde 11'den yüzde 16'ya çıkan işsizlik oranı ile hem Türkiye hem de Ege ortalamasının üstüne çıktı. Kentteki iş dünyası bundan sadece krizi değil, teşvik politikalarını da sorumlu tutarak “Tek çare üretim, yatırım” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.