Gazete ilanıyla gelen kabus
Dekorasyon ustası İlhan Erduğan’ın hayatı, bir gazeteye verdiği evlenme ilanıyla altüst oldu. İlan aracılığıyla tanışıp evlendiği N.Ç. (35), 41 yaşındaki İlhan Erduğan’ın yaşamını kabusa dönüştürdü. Dekorasyon ustası katil olmamak için Marmaris’e geldi. Usta, devletten ardım istedi.Öte yandan cep telefonu ile ulaşmaya çalıştığımız kadın ise iddialara cevap vermedi
İlk kez evlilikle tanışan Erduğan, dul ve iki çocuk annesi olan karısı için yaşadığı yeri ve işini değiştirdi. İstanbul’dan ayrılıp, eşinin memleketi Trabzon Of’a yerleşti. ‘Abdullah’ adını verdikleri çocukları da dünyaya gelen çiftin mutlulukları uzun sürmedi. İddiaya göre, başka bir erkekle ilişki yaşamaya başlayan N.Ç., küçük Abdullah’ı da yanına alarak sevgilisine kaçtı. İlhan Erduğan ise 3 yaşındaki oğlu Abdullah’a kavuşabilmek için devletten ve gazetecilerden yardım istiyor.
Filmlere konu olabilecek ‘dram’ın ilk adımı, yaklaşık 5 yıl önce 2008 ilkbaharında 36 yaşındaki İlhan Erduğan tarafından atıldı. Bekarlıktan bıkıp, aile kurmak isteyen Erduğan bir gazeteye evlenme ilanı verdi. İlana yanıt gecikmedi, gazetede yayımlandıktan iki gün sonra Trabzon’un Of İlçesi’nde ailesinin yanında oturan, iki çocuk annesi dul kadın N.Ç., telefonla Erduğan’ı arayarak tanışmak istedi. Bunun üzerine, İstanbul’daki bir inşaat firmasında dekorasyon ustası olarak çalışan Erduğan, büyük bir heyecana kapıldı, N.Ç. ile tanışmak için apar topar Trabzon’a gitti. Üç ay içerisinde 9 kez İstanbul’dan Trabzon’a giden Erduğan ile N.Ç. tanıdıkça birbirlerine ısındı. Çift aradan geçen üç ay sonunda evlenme kararı aldı. Ailesinin tepkisinden korkan N.Ç., iki çocuğunu da Of’ta bırakarak Erduğan’la İstanbul’a kaçtı. Çift, birkaç hafta sonra da daha sonra rızalarını aldıkları aile ve yakınlarının katıldıkları düğün töreniyle de hayatlarını birleştirdi.
Evlilikleri, 2009’un ikinci yarınsında dünyaya gelen ve ‘Abdullah’ ismini verdikleri erkek bebekleriyle de pekişti. N.Ç., Trabzon’da kalan iki çocuğunun ve ailesini özlediğini, memleketine taşınmak istediğini söylemesi, mutluluk tablosunu tersine döndüren ilk adım oldu. Eşinin istediğini kırmayan Erduğan, iyi maaşla çalıştığı işinden ayrılarak eşi ve bebekleri Abdullah’la birlikte Of ‘a taşındı. Eşinin akrabaları ile aynı mahallede oturmaya başlayan İlhan Erduğan, bundan sonra yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
OF’TA “OFF” DEDİRTEN GÜNLER
“2010’a, Of’a gelinceye kadar her şey çok iyiydi, mutluydum, mutluyduk. Ancak orada her şey değişti. Önce, giderek huysuzlaşmaya ve anlaşılması güç bir kadın olamaya başlayan eşimin yıllardır depresyon ilaçları kullandığını öğrendim. Psikoloğa tedaviye götürdüm. Ancak huzursuzluğu bir türlü dinmiyordu. Evde oturmaktan sıkıldığını ve bir yerde çalışmak istediğini söyledi. O’na bir tavukçu firmasında iş buldum, çalışmaya başladı. Ben de Tokat’taki bir inşaat firmasından iyi bir iş teklifi almıştım. Eşimin de onayını alarak Tokat’a çalışmaya başladım. Artık ayda iki defa evime gidebiliyordum. Bu arada her hafta eşime banka havalesiyle 800 lira para yatırıyordum. Hayatımız, böylesine orta şekerli sürerken bir gün telefonuma gelen bir mesajla sanki dünya başıma yıkıldı. 2011’in ortalarıydı, onca fedakarlık edip, cefasını çektiğim eşim “böyle devam etmez ben boşanma davası açtım’’ diye mesaj atmıştı. Hemen eve gittim, ama burada daha büyük bir şok geçirdim. Karım, çocukları da yanına alıp, aynı işyerinde çalıştığı bir adamla kaçmıştı. Öğrendim ki, kaçtığı adamla aylardır ilişkisi varmış. Yardım istediği eşimin akrabalarından tehdit aldım. Kimseye bir şey anlatmamamı istediler. Ben de hakkımı aramak çocuğuma kavuşmak için yargıya başvurdum.
23 Temmuz 2011’de Trabzon’un Of İlçesi’ndeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘eşimin zina yaptığını’ bildiren dilekçe ile şikayette bulundum. Savcılık, ‘zinanın suç olmadığını’ beyan ederek takipsizlik kararı verdi. Of’ta yaşayamayacağımı anladım. Marmaris’e yerleştim. Burada aylarca, defalarca, eşim ve eşinin akrabaları ile telefonla görüştüm, hiçbir şeyden şikayetçi olmayacağımı belirtip, sadece çocuğum Abdullah’ı bana verilmesini istediğimi söyledim. Ancak, buna karşın sürekli eşimin kardeşleri tarafından, yaşananların başkaları tarafından öğrenilmesi halinde öldürüleceğimi belirten tehditler aldım. 24 Temmuz 2012’de de eşimin bana boşanma davası açtığına dair yazı elime ulaştı. Mahkeme sürüyor.”
‘OĞLUM OLMADAN ASLA’
Şimdi tek başına yaşadığı Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde çocuğuna kavuşmanın hayallerini kuran İlhan Erduğan, duygularını da şu sözlerle paylaştı:
‘’Eşimi çok sevdim ve mutluluğu için ne dediyse ikiletmedim. Alkol kullanmıyorum, kumar nedir bilmiyorum. Bir kere olsun eşime bağırmadım ve dövmedim. Yaşadığım bu kadar olaylardan sonra bile soğukkanlılığımı korudum. Ben çocuğumu görmek istiyorum ama eşim ve ailesi sürekli tehdit ediyor. Eşimin psikolojisi bozuk ve sürekli depresyon ilaçları kullanıyor. Boşanacaksan boşanalım ama çocuğumun bana verileceği garanti edilmeden asla boşanmam. Çocuğumun bu kadından alınmasını ya bana yada devlet korunmasına verilmesini istiyorum. İnsan içine çıkamaz hale geldim, iyi maaşlı işimi kaybettim. Karadeniz’de mahalle baskısı çoktur ve bu tür olaylara izin vermezler. Ben rezil olmasın diye şimdiye kadar hiç ses çıkarmadım. Altı aydan fazla çocuğumu göremedim ve bana göstermiyorlar. Son telefon görüşmesinde bana ‘Bu çocuğu büyüteceğim ve büyütürken seni kötülemek için her şeyi yapacağım. deyince bardaktaki su taştı. Devletten yardım istiyorum. Ben eşimi ve ailesini katletsem ‘kadın şiddeti’ diye beni fişlerler. Şu an mağdur olan benim. Artık tüm kadın programlarına ve basın yayın kuruluşlarına çıkacağım. Tek amacım çocuğumun bu kadının elinden kurtarılması.’’
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.