Camia’yı hedef aldı”

Camia’yı hedef aldı”
Ülkü Ocakları Muğla İl Başkanı Eren Akdeniz yaptığı basın açıklamasında, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Muğla İl Başkanlığı Tarafından “Başbakan Erdoğan'ın Ülkücü Camia'yı Hedef Alan Hakaretleri” Dolayısıyla Yapılan Basın Açıklaması yaptı.

Eren: “Başbakan Ülkücü Camia'yı hedef aldı”

Ülkü Ocakları Muğla İl Başkanı Eren Akdeniz yaptığı basın açıklamasında, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Muğla İl Başkanlığı Tarafından “Başbakan Erdoğan'ın Ülkücü Camia'yı Hedef Alan Hakaretleri” Dolayısıyla Yapılan Basın Açıklaması yaptı.
Eren; “Türk Milleti'nin son 8.5 yıldaki en büyük talihsizliği, maalesef Recep Tayyip Erdoğan gibi birinin ülkeyi tek başına yönetiyor olmasıdır. Ülkemiz; milletimizin arasına fitne sokmayı, insanlarımızı birbirine düşürmeyi maharet sayan sakat bir zihniyet tarafından yönetilmektedir. Türkiye'de ilk defa vatandaşlarımız bir Başbakan tarafından tahrik ve provoke edilmektedir. “Açılım” adı altında insanlarımızı birbirine düşüren Erdoğan, son YGS skandalından sonra da gençlerimizi birbirine düşürmeyi amaçlıyor gibidir. Meşru zeminde haklarını arayan gençlerin sorunlarına çözüm bulması gereken Başbakan Erdoğan, görevini yerine getirmek şöyle dursun bir de o gençleri “ben de on bin kişi yürütürüm” şeklindeki söylemleriyle tehdit etmektedir. Bununla da yetinmeyen Erdoğan; adaletsizliğe ve haksızlığa karşı net duruşuyla bilinen ve geleceğimizin teminatı olan gençlere sahip çıkmayı milli bir görev addeden, Hareketimizin Lideri Sn. Devlet Bahçeli'ye ve Ülkücü Camia'ya karşı “Bozkurt” kavramı üzerinden ironi yaparak hakaretler etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın; milli kültürümüzün ve tarihimizin en belirgin motifi, Türklüğün sembolü olan Bozkurt'u değerlendirme şekli ve bu minvalde söylem geliştirmesi, tarih bilgisizliğinin göstergesi olmakla birlikte, milli değerlerimize de ne kadar “Fransız kaldığının” bir işaretidir.
Bilindiği üzere Ülkü Ocakları'nın amblemi, gök mavi zemine yerleştirilen hilal içinde Bozkurt'tur. Hilal yüce dinimiz İslamiyet'i, Bozkurt ise Türklüğü temsil etmektedir. Bu semboller güncel bir yorumun sonuçları değil, Türk-İslam Medeniyeti'nin ve coğrafyamızın, milli kültürümüze kazandırdığı değerlerdir.
Kültürümüzde sembollerin yeri bununla sınırlı değildir. Değer atfedilen bir insana, topluluğa ya da milli ve manevi kıymetlere yüklenen anlamla paralel olarak, semboller geliştirildiği ve asırlar sonra yetişen nesillerin de bu sembolleri benimseyerek geleceğe aktardıkları, tarihi bir gerçektir.

Millî destanlarımızın ilhamı çerçevesinde Bozkurt, Türk'ün karakter özelliklerinin sembolü haline gelmiş ve bu sembol Türk Milleti tarafından benimsenmiştir.
Başbakan Erdoğan'ın “ben bozkurtla dolaşmıyorum, eşref-i mahlukat olan insanla dolaşıyorum” şeklindeki ironik hakaretleri, kendisinin cehaletini ve milli kültürümüze olan düşmanlığını bir kez daha ortaya koymuştur. “Hayvanla tehdit etmek insana yakışmaz” ifadeleriyle hakaretlerini en iğrenç boyutlara taşıyan Başbakan Erdoğan'ın bu zihniyetine göre; “Allah'ın Aslanı” ünvanına sahip olan Hz. Hamza (r.a.) haşa hayvan mıdır? Ya da Başbakan'ın her fırsatta ağzına doladığı merhum Mehmet Akif'in “Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi” mısralarında övdüğü Çanakkale Şehitlerimiz de mi hayvandır? Şimdi bu çürümüş zihniyete göre iki cihan serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz haşa hayvanlarla beraber mi cihad etmiştir? Bu iğrenç hakaretleri, bu çirkin söylemleri kabul etmemiz mümkün değildir. Başbakan Erdoğan'ın bu çirkin söylemlerinin nedeni sadece bir cehaletin ürünü değil, aynı zamanda Türklüğe olan kin ve nefretinin de bir dışa vurumudur. Bu bakımdan, yaklaşık yarım asırlık mübarek davaya “illegal” deyip, böylesi fütursuz ifadelerle saldıran birinin “eşref-i mahlukat” değil “esfel-i safilin” olduğu düşünülmelidir.

Başbakan Erdoğan “illegal” iddiasıyla ve provakatif söylemleriyle sanki arzu ettiği bir tabloyu dile getirmektedir. Fakat Ülkücü Hareket hiçbir illegal tertibin içinde olmayacak, mücadelesini meşru yöntemlerle sürdürecek ve faaliyetlerini daima yasal çerçevede devam ettirecektir.
Tüm bunlarla beraber; daha önce de kendi siyasi meşrebince Milliyetçi-Ülkücü Camia'ya ve muhterem dava arkadaşlarımıza karşı “kafatasçı, ırkçı, faşist, namaz kılmayanlar… ” gibi iftira ve hakaretlerde bulunan Erdoğan'ın, işine geldiği zaman da “ülkücü kardeşlerim” deyip tüm pişkinliğiyle ülkücülerden oy istediği düşünülürse, yarın öbür gün miting meydanlarında “Bozkurt gibi uluması” da hiçbirimizi şaşırtmamalıdır.

Başbakan Erdoğan eğer hala Bozkurt'un Türk Milleti için ne anlam ifade ettiğini anlamakta zorluk çekiyorsa, buyursun Muğla'da miting yapsın. Eğer arzu ederse biz, bin bozkurt, kendisini miting meydanında karşılarız! Eğer Cenab-ı Allah, 12 Haziran'da Milliyetçi Hareket'e tek başına iktidar nasip ederse; değil Kasımpaşa'ya, okyanus ötesine de kaçsa O'nu orada buluruz! Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilgilerinize saygıyla sunulur.Ne Mutlu Türk'üm Diyene”dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum