Birleşmiş Milletler Gibi Marina

Birleşmiş Milletler Gibi Marina
Doğu Akdeniz’in en büyük marinalarından olan Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Yacht Marina’da, 50’den fazla ülkeden binlerce kişi yatlarında yaşıyor.

İlçenin 2 beldesinin toplam nüfusundan daha kalabalık olan marinanın sahibi Özkaynak, “Belediyelerden daha iyi hizmet veriyoruz” derken, bir İngiliz çift, burası bizim asıl evimiz, İngiltere ise gözümüzde gurbet oldu” dedi. Marmaris'in Yalancıboğaz mevkiinde bulunan Yacht Marina’da 50’den fazla ülkeden insan yatlarında yaşıyor. Yaz aylarında nüfusu 5 bine yaklaşan marinadaki yatlarda yaşayanlar, evlerinden daha rahat olduğunu söyledikleri yatlarında her türlü imkana sahip olduklarını söylüyor. Bir çoğu yaklaşık 10 yıldır yılın büyük bölümünü marinada bağlı teknelerinde geçiren yabancılar, 12-13 metrelik yatlarda geçirdikleri günleri ve aldıkları hizmeti mükemmel olarak ifade ediyor. Ülkelerini adeta terkederek buradaki yatlarda yaşayanlardan İsveçli Tommy – Gull Britt Larsson çifti, 5 yıldır yılın büyük bölümünü marinadaki yatlarında geçirdiklerini belirterek, “Yatta yaşamak çok keyifli. Ev ile arasındaki tek fark, evin daha geniş olması. Ama burası daha güzel. Burada da ülkemizdeki gibi komşularımız oluyor, hem de dünyanın farklı ülkelerinden. Marina yetkilileri her türlü imkanı en iyi şekilde sağlıyor. Bazen ülkemizden akrabalarımız geliyor, onları da burada ağırlıyoruz” derken, Faslı Çerhardus Egberink, Hollanda’da yaşadığını ve yılın 6 ayını marinada geçirdiğini söyledi. 5 yıldır Yacht Marina’da, 10 yıldır ise yine denizlerde yaşadığını ifade eden Egberink, “Burada, başka hiçbir yerde alamadığımız hizmeti alıyoruz. Bazen şehir merkezine gidiyorum ama, günün büyük bölümü marinada geçiyor. Burada hem dinlenip hem de marinanın bütün sosyal tesislerinden faydalanıyorum” diye konuştu. Yaklaşık 5 yıldır marinada yaşayan İtalyan Antonio dal Bow “Bulgaristan, Korsika, Yunanistan, Hırvatistan ve Malta başta olmak üzere bir çok ülkeyi gezdim. Türkiye’deki misafirperverliği ve hizmeti başka yerde görmedim, duymadım. Burada sadece marinada yaşamıyorum. Araba kiralayıp Ege’nin antik kentlerini geziyorum. Eşim öldü. Bazen çocuklarım ve torunlarım ziyarete geliyor. Bir çok Türk arkadaşım da oldu. İtalya’da işyerim var. Bazen gidip işleri kontrol ediyorum. Burada yaşamak güzel” dedi. Kanadalı Terry Eastman, marinada her türlü imkan, yatların bakımı, sosyal faaliyetler olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Burada yaz mevsimi çok uzun. Nisan’da gelip Kasım’da teknemi bırakıp gidiyorum. Kanada daha soğuk. Burada bütün ülkelerden insanlar var. Yaz aylarında dostlarım beni ziyarete geliyor, onlar da çok beğeniyor buradaki hayatı” Alman Günter – Christa Roloff çifti de 7 yıldır yılın büyük bölümünü Marmaris’te geçiriyor. Mart’ta gelip Ekim sonu ülkesine dönen çifte göre de, hem kendi ihtiyaçları hem de yatlarının bakımı için bütün imkanlar eksiksiz ve mükemmel. Marinada yaşayanların restoran, bar, yüzme havuzu, market, yedek parçacılar, servis elemanlarından faydalandıklarını kaydeden Roloff çifti, “Biz Yunanistanı da gördük. Orayı görünce Türkiye’nin farkı anlaşılıyor. Orada hizmet çok kötü. Kimse ihtiyacınız olduğunda yardım etmiyor. Fiyatları çok pahalı, suratları asık. Burada ise Türkler yardımsever. Herkes güleryüzlü. Tedavimizi bile burada Türk doktorlar yapıyor. Türklerin özel günlerini, dini ve milli bayramlarını öğrendik. Mangal yapmayı burada gördük ve çok keyif alıyoruz” sözleriyle memnuniyetlerini dile getirdi. Yaşları 2- 4 olan iki çocuklarıyla 4 yıldır Marmaris’e gelerek yatta yaşayan Danimarkalı Jürgen – Angela Reve çifti de Marmaris ve Türkiye aşığı. 4 yıldır Marmaris’e gelen ve yaz aylarında marinadaki yatlarında yaşayan çift, “Bir kere geldik, bir daha ayrılamadık. Burada her ülkeden insanlarla dostluklar kuruyoruz. Yaz sonu ayrılırken, en çok dostlarımızı, komşularımızı özlüyoruz. Marinanın yardımsever sahibini ve güleryüzlü personelini özlüyoruz. Tekrar geldiğimizde herkesi yerinde bulmak harika bir duygu. Burada adeta dünya ülkelerinden insanların oluşturduğu harika bir şehir var” dedi. Fritz – Maria Reinfelder çifti de 24 yıldır yaz aylarını Türkiye’de yatlarında geçiriyor ve 10 yıldır da Marmaris’te marinada yaşıyorlar. Marinanın artık eskisi gibi olmadığını, hem kendilerinin hem de yatlarının ihtiyacının kusursuz şekilde yerine getirildiğini belirtiyorlar. Marinanın yapımına başlandığı yıllarda da buraya yatıyla gelen İngiliz Brian Palmer – Jacke Oakey çifti ise, Türkiye’nin ve Marmaris’in başka hiçbir yerle kıyaslanamayacağını dile getirdi. İngiltere’nin artık kendilerine göre gurbet olduğunu söyleyen çift, “Binlerce deniz mili katettik,80 kadar ülke gezdik, böyle muhteşem bir yer görmedik. Tam 24 yıl önce çıktığımız İngiltere’de bu süre içinde geçirdiğimiz süre 5 ay kadardır. Denize açıldıktan sonra Marmaris’ten dünya turuna çıkmıştık. Tur bitince sonra marinaya döndüğümüzde, bizi uğurlayan bütün dostları yerlerinde bulduk. Bu anlatılmaz bir şey. Artık burası bizim evimiz, yurdumuz. İngiltere gurbet oldu” diyerek duygularını dile getirdi.

dsc_6233.20111124151824.jpg

Yacht Marina sahibi Bilgin Özkaynak ise, “Burada yaz kış hayat var. Biz burada yaşayanları müşteri değil, misafir gözüyle bakıyoruz ve ona göre davranıyoruz. Onların kutsallarına saygı duyuyoruz, özel günleri için programlar hazırlıyoruz. Zaman zaman otobüslerle birkaç günlüğüne İstanbul gezisi düzenliyoruz ve bu gezilerde tarih, kültür, Türk örf adetlerini yakından görmelerini sağlıyoruz. 50’den fazla ülkeden insan yaşıyor marinada. Burada, başka ülkelerde olmayan samimiyeti, sıcaklığı, yardımseverliği buluyorlar. Onun için yıllardır sürekli geliyorlar. Onların kutsallarını bildiğimiz ve saygı gösterdiğimiz gibi, onlar da bizim dini ve milli bayramlarımızı biliyoruz. Mesela Kurban Bayramı’nı onlara anlatıyoruz. Kestiğimiz kurbanın etini kavurarak, yanında pilavla onlara ikram ediyoruz. Burası adeta Birleşmiş Milletler gibi bir marina. Kimsenin kimseyi üzmediği, hergün yeni dostlukların kurulduğu bir yer” dedi.

dsc_6166.jpg

 

Özkaynak, marinada elektirik, su, internet, sosyal tesisler, sürekli sıcak su, doktor gibi temel ihtiyaçların 24 saat hizmet verdiğini hatırlatarak şöyle devam etti: “Dünyanın bir çok ülkesinde marinalar büyük duvarlarla çevrilidir ve belli bir saatten sonra hayat durur. Burada tam tersi. Herşey 24 saat esasına göre düzenlendi. Temizlik personeli bile vardiya ile çalışıyor. Kirli bir duşa veya banyoya kimse girmek istemez. Misafirlerimizin temiz bulması için gece gündüz elemanlarımız çalışıyoruz. Bunlar ve diğer uygulamalar başka ülkelerde yok. Burada Türk misafirperverliğini ve sıcaklığını en iyi şekilde uyguladığımızı düşünüyorum. Öyle olmasaydı, Marmaris’in iki beldesinin toplam nüfusundan fazla insanı memnun edemezdik”

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.