Azeriler yarattık

Azeriler yarattık
Kaç yazımda, kaç röportajımda, kaç televizyon programımda Ermeni sınır kapılarının bu şekilde açılmaması gerektiğini söylediğimi hatırlayamıyorum.

TÜRKLERDEN İĞRENEN AZERİLER YARATTIK

Kaç yazımda, kaç röportajımda, kaç televizyon programımda Ermeni sınır kapılarının bu şekilde açılmaması gerektiğini söylediğimi hatırlayamıyorum. Azeri Kardeşlerimizin, Türklerin atacağı bu adımı; “ihanet” olarak göreceklerini ve bana göre de çok haklı olduklarını söylemiş; bizden kopmuş, bize küsmüş diğer Türkî Cumhuriyetler arasına Azerbaycan'ın da girmesinden duyduğum endişeden bahsetmiştim. Ne yazık ki haklı çıktım.

Her sabah işyerime geldiğimde bilgisayarımı açar açmaz, Azeri bir arkadaşımdan gelen “salam” ile tebessüm eder, işime onun “hayır duaları” sonrası başlardım. Ama dün sabah bu böyle olmadı! Azeri arkadaşım Cemile, bana ateş püskürüyordu ve çok kızgındı. Her sabahkinin aksine dün sabah selam bile vermeden; “Ermenilernen dost qardash protokolunu imzaladız? Çoh gözel çoh!” şeklinde çıkıştı bana.

Bu cümle sonrasında diken diken olmuştu tüylerim. Ağlamaklı oldum… Düğümlendim… Dondum ve öylece monitöre baka kaldım. Zaten cevaben ne diyebilirdim ki? “Evet, beni yönetenleri aslında ben seçtim. Ben seçtim ama onlar bu sefer de benim istediğim şeyi yapmak istemediler. Kendilerini seçen bizlerin ne düşünüp düşünmediği ile ilgilenmediler. Ya anla işte bizi sallamadılar. Tıpkı sizlere yaptıkları gibi, bizleri göz ardı ederek bu imzayı attılar. Siz Azerileri de bizler gibi hiçe saydılar” mı deseydim? Bunları söylesem inanır mıydı ki Cemile?


Böyle diyemedim; utandığımı söyledim. Bunun bir hata olduğunu ve yakında bu hatayı büyüklerin de anlayacağını söyledim. Kendisi için ne derece tatmin edici oldu bilmiyorum ama özür bile diledim! Sakın nefret etme bizden dedim. Bizler iki devlet bir milletiz dedim. Kabul etmedi özrümü, “Bir millet iki devlet mi? İmzadan sonra Shübhem(şüphem) var” dedi bana.

Haklıydı Cemile, ben sözümü tutamayan, kardeşim dediğim Azeri'yi yarı yolda bırakan, güven olmaz, Batılı yalakası, hatta ve hatta Cemile'nin benden iğreneceği kadar iğrençtim artık. Çünkü imzadan sonra Karabağ'da akan kan ve gözyaşı, bize göre sadece Azerilerin sorunuydu artık.

Bana sormaya devam etti sorularını. Çünkü neden Ermeni'ye tercih edildiklerini merak ediyordu. Türkçe konuşmayı da bıraktı benimle. Çünkü kendisi ile beni aynı milletten görmeye bile tahammül edemiyordu artık. Cemile; “Armenians said we will not sign anything still turkish won't say sorry about genocide! And They signed! What does it mean? Did u say sorry in front of them?” diye sordu bana. Ermenilerin, Türkler yaptıkları soykırım için özür dilemeden hiçbir şeyi imzalamayacakları şeklindeki ifadelerini hatırlatıyordu cümlelerinde. Ama Ermenilerin de bu protokolü imzaladığına dikkat çekti ve sordu soracağını. “Yüzlerine karşı özür mü dilediniz yoksa? Mert Türklerden Gözlemezdim!!!”


Haklısın Cemile, çünkü bizler bu Coğrafya da sizlere Ağabey olmayı becerememiş, milli tepkisini ve ruhunu 1938 yılı ile birlikte Tandoğan'da gömmüş, 5 milyonluk kırma bir toplum için Azerilerle olan 4000 yıllık ortak tarihi silip atmış bir toplumuz.

Haklısın Cemile, çünkü bizler günübirlik değişen stratejilerle, batının kuklası olmayı nihayetinde başarabilmiş, savaşla elde edemedikleri iplerimizi aptal politikalarımızla birilerinin eline kendi ellerimizle vermiş ve bu beceri ile de madalya hak eden işe yaramazlar sürüsüyüz…

Haklısın Cemile, çünkü bizler, daha önce bize söylendiğinde savaş sebebi sayılabilecek her şeyi bugün kabullenerek sinesine arsızca çeken ot beyinlileriz.


Haklısın Cemile, çünkü bizler hutbelerden “Allah Katında Din İslamdır” ayetini sırf ABD istiyor diye kaldıran, bugünde sırf Avrupa istiyor diye “Ne Mutlu Türküm Diyene” mührünü benliğimizden kaldıracak olan insancıklar sürüsüyüz.

**
“Mert Türklerden Gözlemezdim!” Cemile; bu cümlesine verecek cevabımın, bu konu hakkında konuşacak hiçbir şeyimin, yapacak savunmamın olmadığını anlamış olacak ki, daha fazla konuşmak istemediğini söyledi bana. Sağ olsun yine çok fazla zorlamadı beni.

Sözlerini bitirirken ise şunları söyledi bana;

“Sadece şunu bilmek istiyorum; sözlerinde duran Türkler neredeler? Yoksa her şeyinizi kayıp mı ettiniz? Sizleri ve bu olanları anlayamıyorum! Küçücük Ermenistan'ın neyinden korktu koskoca Türkiye? Bir daha hiçbir Türk ile görüşmeyi de istemiyorum. Artık hiçbir şey eskisi kadar güzel olmayacak! Türkiye'ye de ihtiyacımız yok artık bizim. Biz her şeyi sizin gibi kardeşlerimizin yardımı olmadan da kendimiz yapabiliriz. Bu olanlar beni iğrendiriyor”

***
Biz Türkler' den iğrenmene neden olduğumuz için özür dilerim Cemile! İnşallah bana söylediklerini köşemden paylaşmamdan ötürü bana kızmazsın! Demokratik ülkemde gücümün yettiği tepki yerim çalıştığım gazetemde ki köşem ve şuan döktüğüm bir damla gözyaşında öte gitmiyor ne yazık ki… Bu sözlerinle gereken yerlere gerekli tokatı attığın düşüncesi ile;



Vesselam!

Dursun Ekrem Er


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum