Arka Pencere
RUHBAN OKULU MESELESİNDEKİ ARKA PENCERE
Fener Rum Patrikhanesi, Ruhban Okulu meselesini dünyaya nasıl sunuyor? Yani sokaktaki adam, hatta kimi köşe yazarlarımız, aydınlarımız bu konuda ne biliyorlar?
Şunu Biliyorlar: Türk Hükümeti Heybeliada Ruhban Okulu'nu kapattı, açtırmıyor. Bu yüzden sayıları zaten 1500 dolayında kalmış Rum cemaati için papaz bile yetiştirilemiyor. Bu ihtiyaç Atina'dan karşılanıyor. Bu yapılan insanlığa sığar mı? Bunu dünyaya nasıl açıklarız? Şu okulu hemen açın.
Aşağı yukarı tablo budur ve bu kanı baştan aşağı yalan ve yanlıştır.
Tıpkı 24 Nisan 1915 Ermeni Olaylarının ilk kez dünyaya duyurulurken İstanbul'daki Ermeni Patriği'nin ve onun vasıtasıyla da Erivan'daki Eçmiyazin Katalikosu'nun tüm dünyayı kandıran, korkunç bir dezenformasyon sonucu yaydığı yalan ve yanlış bilgide olduğu gibi, Ruhban Okulu meselesinde de Fener Rum Patrikhanesi gerçeği söylemiyor, dürüst davranmıyor, mevcut konjonktürden yararlanarak, laik ve onurlu bir devletin kabul edemeyeceği dayatmada bulunuyor.
Okulu açmayan Türk Hükümeti değil, açtırmayan Fener Patrikhanesi. Patrikhane bu okulun bir özel statüde açılmasını ve doğrudan Patrikhaneye bağlanmasını istiyor,
aksi halde açmayın, bırakın öyle kalsın
diyor ama Başkan Obama dahil her yere şikâyete de devam ediyor. Oysa meselenin gelişimine yakın plandan bakalım:
1. Lozan'dan itibaren hiçbir sorun olmaksızın 1971 yılına kadar geliniyor. Okul açık ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, çünkü 3.3.1924 tarihli Eğitim Birliği Yasası gereği tüm orta dereceli okullar MEB'na bağlılar. Kaldı ki Atatürk'e dönüp,
Ruhban Okulu'nu Milli Eğitimine değil, Patrikhane'ye bağlamak istiyorum
diye kapris yapmak ve dayatmak mümkün mü?
2. 1971 yılından itibaren Türkiye'de Özel Yüksek Okullar furyası başlıyor. İşte bu aşamada Ruhban Okulu da bu özel statüyü alıyor ve kendini Özel Yüksek Okul statüsüne sokuyor.
3. Bu özel statüye olanak veren yasa, 1965 tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu.
4. Anayasa Mahkemesi, 12 Ocak 1971 tarih ve 1971-3 sayılı bir kararla, yukarıdaki kanunu anayasaya aykırı buluyor ve bu okulların devletleştirilmesi kararını veriyor.
5. Böylece bu okulların tamamı, Ruhban Okulu dahil, kapatılıyor ve arkasından bu özel statüleri kaldırılarak yeniden açılıyor. Yani Yüksek Okulların tamamı YÖK'e , orta dereceliler ise MEB'e bağlanıyor. (Eskiden olduğu gibi ).
6. Ruhban Okulu, bunu kabul etmiyor ve doğrudan Patrikhaneye bağlanmak istiyor. Oysa bu durum Lozan'a da, Eğitim Birliği Yasasına'da, Anayasaya da aykırı ama Patrik diretiyor ve O direttikçe de okul kapalı kalıyor.
7. Patrik bunlarla da yetinmiyor, çok büyük bir planın paftalarını birer birer açıyor ve
a. İstanbul'u Ortodoks dünyasının merkezi yapacağım. O nedenle bu okula Türkiye'den ve diğer ülkelerden öğrenci alacağım. Buna izin vereceksiniz ve karışmayacaksınız.
b. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu okul üzerinde hiçbir denetimini kabul etmem.
c. Başta Patrik olmak üzere, Patrikhane bünyesindeki Metropolitlerin ve Kutsal Sinod Meclisi üyelerinin Türk Vatandaşı olma zorunluluğunu kaldırın. Diyor.
8. Türkçesi, Barthalomeos İstanbul'da bir VATİKAN kurmak istiyor. Ya da bir TRUVA ATI.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.