• BIST 1.124
  • Altın 459,698
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Muğla 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Aydın 25 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Arınç'tan gündeme dair açıklamalar

Arınçtan gündeme dair açıklamalar
Başbakan Yardımcısı Arınç, Avrupa Konseyi Medya ve Bilgi Toplumundan Sorumlu Bakanlar 1. Konferansı için bulunduğu Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hükümet Sözcülüğü görevinin sorumluluğuna değinerek, "Ben açıklama yaparken hükümet sözcüsü olarak bir; hükümetimi düşünmek zorundayım, söylediklerim hükümetimi zor durumda bırkmamalı, işin sivil boyutu, emniyet, güvenlik siyaset boyutu var. Öylesine onları ambalaj haline getirmeliyim ki, hükümetim bundan  herhangi bir yara almamalı; ikincisi, Başbakanımı korumak zorundayım" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Avrupa Konseyi Medya ve Bilgi Toplumundan Sorumlu Bakanlar 1. Konferansı'na katılmak üzere gittiği Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da TRT Türk'ün canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Arınç, özel hayata müdahale tartışmaları konusundaki soruya, "Son yaşadığımız olayla ilgili, ben grup toplantsının arkasından hemen hemen buraya geldim. Burada da bu konu üzerinde görüşmelerimi ifade etmedim. Bu konuda da görüşmelerimi açık bir biçimde ifade etmek istiyorum. Kendisinden hep açıklık beklenen dürüst olması beklenen insan olarak düşüncelerimi ifade etmek isterim. Salı akşamı Plan ve Bütçe Komisyonunda hesap verdim, kendi bütçelerimi takdim ettim, gece bir buçuğa kadar da bu bütçeler üzerine tartışmalar oldu. Orada bu konuya temas edenler oldu, ben onlara kısmen bir cevap verdim ama beni memnun eden asıl mesele şudur: Bütün muhalefet milletvekileri, CHP'li ,MHP'li olsun BDP'li olsun birkaç tanesi en azından, belki 3-5 taneydi konuşmaları sırasından biz size güveniyoruz, siz dürüst bir siyasetçisiniz, siz vicdan sahibi bir insansınız ve siz doğruyu söylersiniz. Cümlerlerde böyle başlayarak bana soru yönelttiler bu beni mutlu ediyor" yanıtını verdi. 

20 senelik Parlamanto hayatında en sonunda sözüne güvenilen, yaptığı işinden emin olunan ve vicdan sahibi bir insan olarak nitelendirildiğini kaydeden Arınç, "Muhalefetteki arkadaşlarım beni acımasızca eleştirebilirler bunu ama başından söylüyorlarsa bu benim için bir şeref madalyasıdır" ifadelerini kullandı. Necmettin Erbakan'ın, "en kuvvetli şehadet hasmın şehadetidir" sözüne atıfta bulunan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın şüphesiz çok önemli meziyetlere sahip bir insan ve çok güçlü bir siyasetçi olduğunu belirterek, seçim üstüne seçim kazandığını ve büyük bir halk kahramanı olduğunu ifade etti.

Erdoğan'ı gören insanların gözyaşlarını tutamadığını, Başbakanın çok büyük bir aile reisi, çok dindar, inancını çok iyi yaşayan, arkadaşlarına karşı çok vefalı, siyasette görevinin eri bir insan olduğunu dile getiren Arınç, şöyle devam etti:

"Onu benim tarif etmeme, ayrıca onun için övücü sözler söylememe gerek yok ama her siyasetçi açısından meseleye böyle bakmamız lazım. Parlamentoda öyleleri var ki onlar için aynı şeyler söylenmiyor. Mesela birileri kürsüye çıktığı zaman veya bir yaramazlık yaptığı zaman, dayansın ehli kubur cinsinden beyitler söyleyen arkadaşlarımız da var. 'Ne kendi etti rahat, ne aleme verdi huzur, yıkıldı gitti cihandan, dayansın ehli kubur' sözünü içinden dışından konuşan pek çok insana rastlayabiliriz ama güvenilir olmak, emin olmak, 'sözünün arkasında mutlaka gerçeklik vardır' diyebilmek, benim avukatlık hayatımında siyaset hayatımında en büyük madalyasıdır, bundan dolayı Allah'a hamd ederim."

Arınç, geçmişte girdiği grift davaları anımsatırken, "Böyle grift davalara girerdim ki ağır ceza mahkemelerinde, ben ceza davası takip ederdim. Ağır ceza reisi hakimler, 'sen söylüyorsan mutlaka doğrudur' diyecek noktaya gelmişlerdi. Bana davalar gelirdi, 'bunu kim gönderdi' derdim, cezaevinden benim hasmım olan insanlar gönderirdi. 'Ona giderim, o adam satılmaz, hiçbir şeyin karşısında eğilip bükülmez' derlerdi. Hayatımı böyle yaşadım, böyle de devam ettirmek isterim" ifadelerini kullandı. 

"Hükümet Sözcsü olmak o kadar ağır bir sorumluluk ki..."

Siyaseti noktalayacağında bu şekilde noktalamak istediğini kaydeden Arınç, bunları hükümet sözcüsü olduğu için söylediğini, hükümet sözcüsü olmanın ağır bir sorumluluk getirdiğini vurguladı. Kürsüye çıkıp konuştuğunda söylediği her sözün mutlaka yerini bulması gerektiğini ifade eden Arınç, şöyle devam etti: 

"Siyaseti noktaliyacaksam, siyaseti de bu şekilde noktalamak isterim. Bunları niçin söylüyorum, ben şimdi hükümet sözcüsüyüm. Hükümet Sözcsü olmak o kadar ağır bir sorumluluk ki sizinle konuştuğum kadar rahat konuşamıyorum orada. Kürsüye çıktıp da arkadaşlarıma bilgi veririken söylediğim. Ben dışarıda tutanak katibi değilim, bakanlar kurulunda ama notlarımı alıyorum, konuşulanlar neyse, bakan arkadaşlarımız hangi bilgileri vermişse onları özetlemeye çalışıyorum. O özetin de doğru olmasına gayret ediyorum. Ama içerde konuşulan her şeyi konuşmak doğru bir şey değil çünkü bunları içinde özel şeyler de var. Bunların içersinde fevkelade dışarıda duyulması halinde, belki zararlı olabilecek unsurlarda var. Biz onları esasen Bakanlar Kurulu gündeminin dışında da farklı yerlerde zaman zaman görüşüğümüz de oluyor.

Ben açıklama yaparken hükümet sözcüsü olarak bir; hükümetimi düşünmek zorundayım, söylediklerim hükümetimi zor durumda bırkmamalı, işin sivil boyutu, emniyet, güvenlik siyaset boyutu var. Öylesine onları ambalaj haline getirmeliyim ki, hükümetim bundan  herhangi bir yara almamalı. İkincisi, Başbakanımı korumak zorundayım. Başbakanımın da bütün sözlerini de olması gerek şekilde, madem bu vazife bana verilmiş, tutanak katibi de olmadığıma göre, satır satır söylemek zorunda değilim. O kadar sıkılıyor ve yoruluyorum ki Hükümet Sözcüsü olarak bir yerde konuşurken. Neden, yanlış yapmayım diye. O gün soru soruldu, içerde bu konularda konuşulmuş değil ama dışarıdan haber geldi, o gün zaten birkaç gazetede böyle bir konuşma yapmışım  ben sadece bulunduğum yerde hem Bakanlar Kurulu'nda hem de Kızılcahamam'da ne duymuşsam onu dışarıda söyledim, duymadıklarımdan sorumlu değilim."

Arınç, "Ben itibarımın yıpranmasını istemem, kişiliğimin yıpranmasını istemem. Böyle basit bir olaydan dolayı beni kum torbasına çevirecek insanlara malzeme vermek istemem" diyerek, "Dolayısıyla Sayın Başbakanımıza buradan bir dost bir arkadaş onun bir kardeşi  olarak seslenmek isterim ki hükümet sözcüsü olarak açıklamamla kendisinin Başbakan olarak konuşması arasında apaçık bir çelişki vardır" diye konuştu. Bu çelişkinin sorumlusunun kendisi olmadığının altını çizen Arınç, "Bu çelişkiyi en güzel şekliyle izah etmesi, dün, bugün ve yarın kendisinden beklenir. Ben duyduğumu gördüğümü bildiğimi bir amnbalaj haline getirerek açıklamış oldum" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları kaydetti:

"Bu açıklamamdan sonra da en az dört bakanımdan teşekkür aldım. Bu meseleyi çok güzel izah ettiniz demişlerdi. En azından o arkadaşlarım adına da Sayın Başbakanımıza bu bence de çok doğru olan düşüncelerini. Çok doğru derken şu: Biz de evlat babasıyız, bizim de bir yaşantımız var. Toplumun da bir değerleri var. Bu değerlere uygun ne yaparsak ne konuşursak toplum bunu destekler ama bir de hukuk devletiyiz. Hukuk devletinde bu söylediklerimizi ne kadar yapabiliriz. AB üyeliği sürecinde yaptıklarımızı da dikkate alarak bu feryatlarımızı nasıl bir hukuki düzenleme haline getirebiliriz, o kısmından ben emin değilim."

Arınç, "Bu konuları kendi içimizde konuşarak bir fikir haline geldikten sonra ortaya koymakta, eğer benim görevimse Hükümet Sözcüsü olarak bunu ben en güzel şekilde yaparım" diyerek, "Başkalarından daha da güzel yaparım üstelik" dedi. Arınç, Erdoğan'ın açıklamasına ilişkin olarak, şunları söyledi:

"Ordaki feryadı şudur: Bir, anneler, babalar, kız çocuklarımız ve erkek çocuklarımız yarın mahcup olacakları, utanabilecekleri, hayatlarında bir kara nokta olarak görebilecekleri bir tecrübe yaşamasınlar; iki, toplumun değer yargıları bundan zarar görmesin; üç, aynı apartmanlarda yaşıyoruz. O apartmanlardaki insanlar, böylesine belki de masumane sayılabilecek bir birliktelikte giren çıkan belli olmassa gürültü patırtı olursa hatta örgüt ilişkisi sebebiyle bir takım ihbarlar yalan yanlış konuşulursa bu sefer zarar da görürler."

Her şeyin kabahat ve suç olmayabileceğini ama toplumun değer yargları içerisinde gelenkeleri içerisinde, örf ve adetleri içerisinde yanlış görünen unsurlarda olabileciğine dikkati çeken Arınç, "Başbakanımızın, çocuklarımızın üzerine titrerken söylemek istedikleri bence bu ama bunlar için yasal düzenleme yaparız, gerekirse yaparız demesi, arkasından bir valimizin de hemen üzerine atlayıvermesi, durumdan vazife çıkarması bence çok doğru şeyler değil" diye konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141