Marmaris Belediye Başkanı Sayın Acar Ünlü’nün sosyal medya paylaşımını gördüğümde hem şaşırdım hem de mutlu oldum.
Biri Marmaris’i 15 yıl yöneten dayı M. Ali Acar, diğeri bugün belediye başkanlığı görevini sürdüren yeğen Acar Ünlü.
Üstelik 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde birbirlerine rakip olmuş iki isim...
O gün sandıkta karşı karşıya geldiler. Yeğen Acar Ünlü kazandı, dayı M. Ali Acar kaybetti.
Bugün ise aynı karede yan yana geldiler.
Fotoğrafı görür görmez haberini yaptım. Çünkü bu buluşmayı, Marmaris’in geçmişiyle bugününün bir araya gelmesi açısından anlamlı buldum.
Ancak fotoğrafın bende uyandırdığı duygu bununla sınırlı değildi.
Yıllar önce yaşadığım ve hiç unutmadığım bir insanlık örneği yeniden gözümün önüne geldi.
M. ALİ ACAR, MARMARİS’İN HAFIZASINDA YER EDİNMİŞ BİR İSİMDİR!
2004 yılında Marmaris Belediye Başkanı seçilen, 2009 ve 2014 seçimlerinde yeniden halkın güvenini kazanan M. Ali Acar, tam 15 yıl bu kente hizmet etti.
Dile kolay, 15 yıl!
Bu yıllarda Marmaris değişti, gelişti. Hizmetler yapıldı, tartışmalar yaşandı, eleştiriler gündeme geldi.
Elbette eksikler ve yanlış kararlar da vardı.
Ancak üç dönem üst üste belediye başkanlığı yapmış bir ismin Marmaris’in siyasi tarihinde önemli bir yeri olduğu gerçeği inkâr edilemez.
Ben yaklaşık 30 yıldır Marmaris’te gazetecilik yapıyorum.
Mesleğim boyunca belediye başkanlarını gerektiğinde eleştirdim, yapılan hizmetleri de kamuoyuna duyurdum.
M. Ali Acar’la da zaman zaman görüş ayrılıklarımız ve kırgınlıklarımız oldu.
Ama bütün bunlar, onun hayatımın en zor döneminde gösterdiği insanlığı unutmamı gerektirmiyor.
18 EKİM 2013... O GÜNLERİ UNUTMADIM!
18 Ekim 2013 tarihinde ciddi bir trafik kazası geçirdim.
Hastane günleri, tedaviler, acılar ve belirsizliklerle dolu zor bir dönem yaşadım.
İnsan böyle zamanlarda sağlığın, dostluğun ve vefanın değerini çok daha iyi anlıyor.
İşte o günlerde, dönemin Marmaris Belediye Başkanı M. Ali Acar sağlık durumumla yakından ilgilendi.
Hastane sürecimde beni yalnız bırakmadı.
Dahası, evime kadar gelerek geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.
Aramızda geçmişte yaşanan kırgınlıkları bir kenara bırakmıştı.
O gün karşımda yalnızca bir belediye başkanı değil, zor durumdaki bir insana el uzatan M. Ali Acar vardı.
Aradan 13 yıl geçti.
O günleri de o ziyareti de unutmadım.
Çünkü benim için dik duruş, yalnızca siyasi mücadelede kararlı olmak değildir.
Gerektiğinde kırgınlıkları geride bırakabilmek, sizi eleştiren bir gazetecinin zor gününde de yanında durabilmektir.
M. Ali Acar’ın o gün gösterdiği davranışın benim için değeri budur.
Çünkü gazetecilik başka, insani ilişkiler başkadır.
Ama bir insanın yanlışını yazarken yaptığı iyiliği görmezden gelmek de benim anlayışıma sığmaz.
YEĞEN ACAR ÜNLÜ’NÜN PAYLAŞIMI BENİ MUTLU ETTİ!
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün dayısı M. Ali Acar’ı ağırladıktan sonra yaptığı açıklamayı dikkatle okudum.
Şöyle diyordu: “Marmaris’imizde uzun yıllar belediye başkanlığı yaparak kentimizin hafızasında önemli izler bırakan, geçmiş dönem Belediye Başkanımız Sayın Ali Acar’ı ağırladık.”
Ardından yıllara dayanan tecrübesi, keyifli sohbeti ve nazik ziyareti için teşekkür ediyordu.
Bence açıklamanın en önemli bölümü, “kentimizin hafızasında önemli izler bırakan” ifadesiydi.
Çünkü Acar Ünlü, seçimlerde rakibi olan dayısının Marmaris’e verdiği emeği teslim ediyordu.
Bunu değerli buldum.
Siyasette rekabet olur, görüş ayrılıkları yaşanır. Aynı aileden insanlar bile farklı tercihler yapabilir.
Ancak seçimler gelip geçer, makamlar el değiştirir.
Önemli olan geçmişi yok saymadan geleceğe bakabilmektir.
Bu buluşmanın siyasi bir yakınlaşma anlamına gelip gelmediğini bilmiyorum. Tek bir fotoğraftan böyle bir sonuç çıkarmak da doğru olmaz.
Ama geçmişte görev yapmış bir belediye başkanının emeğinin, bugünkü belediye başkanı tarafından takdir edilmesi güzel bir davranıştır.
15 YILIN HAKKINI TESLİM ETMEK GEREKİR!
M. Ali Acar, Marmaris’in önemli bir dönemine damga vurmuş isimlerden biridir.
Hizmetleriyle, kararlarıyla ve hakkında yapılan eleştirilerle bu kentin tarihinin bir parçasıdır.
Ben insanların yalnızca hatalarıyla ya da başarılarıyla değerlendirilmesini doğru bulmam.
Hakkaniyetli olmak gerekir.
M. Ali Acar’ın belediye başkanlığı dönemi elbette eleştirilebilir. Ancak 15 yıllık emeği de görmezden gelinemez.
Benim hafızamda ise onun ayrı bir yeri var.
Çünkü bazen insanın hayatında büyük projelerden, siyasi konuşmalardan ve tartışmalardan daha kalıcı olan şey, zor gününde kapısını çalan bir insandır.
Ben o kapıyı çalan insanı unutmadım.
SON SÖZÜM DAYI M. ALİ ACAR’A...
Ben Marmaris’e dün gelmedim.
Bu kentin sokaklarında yıllarımı geçirdim. Nice belediye başkanları, siyasetçiler, dostluklar ve kırgınlıklar gördüm.
Hayat bana şunu öğretti:
Makamlar geçicidir.
Seçimler kazanılır, kaybedilir.
Ama zor günlerde gösterilen insanlık kolay kolay unutulmaz.
Bugün yeğen Acar Ünlü’nün dayısı M. Ali Acar’la paylaştığı fotoğrafa bakarken yalnızca iki belediye başkanını görmedim.
2013 yılında yaşadığım o zor günleri ve kapımı çalan M. Ali Acar’ı hatırladım.
Herkes onu sevmek ya da siyasi görüşlerini paylaşmak zorunda değil.
Ben de her kararını onaylamak zorunda değilim.
Ancak yaşadığım bir gerçeğin hakkını teslim etmek zorundayım.
İşte bu nedenle kendi adıma gönül rahatlığıyla söylüyorum:
DİK DURUŞUN ADIDIR M. ALİ ACAR!
Ben yaşadığım kırgınlıkları da unutmam, gördüğüm iyilikleri de...
Gazeteciliğimden taviz vermem, vefayı da inkâr etmem.
Bugün dayı M. Ali Acar ile yeğen Acar Ünlü aynı karede.
Ben o karede Marmaris’in geçmişini, bugününü ve hayatımda iz bırakan bir vefa hikâyesini gördüm.
Siyasette yollar ayrılabilir, makamlar değişebilir. Ama insanlık ve vefa unutulmamalıdır.
Allah'a emanet olunuz.