''Van'daki bir felaket Türkiye'yi birbirine kenetledi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış: ''Van'daki bir felaket Türkiye'yi birbirine kenetledi. Türkiye'nin 81 ilinden deprem bölgesine yardım yağıyor. Türkiye'nin dostları da aynı şekilde yardıma koşabilmek için çabalıyor''

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış: ''Van'daki bir felaket Türkiye'yi birbirine kenetledi. Türkiye'nin 81 ilinden deprem bölgesine yardım yağıyor. Türkiye'nin dostları da aynı şekilde yardıma koşabilmek için çabalıyor''


-''Teknolojiyi, dijitalleşmeyi kötü amaçla kullanmaya çalışan birtakım faşist zihniyetlerle de karşılaşıyoruz. Facebook kullananlarınız, twitter kullananlarınız takip etmişlerdir, Van'daki depremden sonra ırkçı birtakım mesajlarla bu ülkenin insanları arasına, kardeşleri arasına fitne sokmaya kalkışan zihniyetle de karşılaştık''

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Van'daki bir felaket Türkiye'yi birbirine kenetledi. Türkiye'nin 81 ilinden deprem bölgesine yardım yağıyor. Türkiye'nin dostları da aynı şekilde yardıma koşabilmek için çabalıyor'' dedi. Bağış, ''3. Uluslararası E-Kimlik ve E-Pasaport Konferansı''nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin elektronik kimlik için bütün hazırlıklarını tamamladığını dile getirdi.

Devletle vatandaş ilişkisini etkin ve verimli hale getirecek bütün işlemlerin dijital dünyada olmazsa olmaz hale geldiğini ifade eden Bağış, devletin imkanlarının vatandaşa daha hızlı sunmanın, devlet ve millet arasındaki duvarları kaldırmanın önemine işaret etti.

Bağış, altyapı ve teknik olarak devlet hizmetlerinin dijitalleşmesinin sağlanabileceğini, bunun zihinlerde de sağlanması gerektiğini belirterek, ''Esas olan vatandaşa en kaliteli, en hızlı, en ucuz hizmeti bir an evvel sağlayabilmek olmalı. Eğer zihniyetleri geliştiremezsek, sadece teknolojiyi geliştirirsek, o zaman başka birtakım sorunlarla karşı karşıya kalabiliyoruz'' dedi.

Van'daki yaşanan depreme de işaret eden Bağış, Türkiye coğrafyasının yüzde 66'sının birinci ya da ikinci derece deprem kuşağı üzerine kurulu olduğunu, nüfusun yüzde 74'ünün birinci ve ikinci derece deprem kuşağında bulunduğunu kaydetti.

Sanayinin yüzde 51'inin birinci derece deprem kuşağında, yüzde 25'inin de ikinci derece deprem kuşağında olduğunu anlatan Bağış, plansız, programsız, 1999 öncesi yapılan yapılaşmanın bugün bedellerinin ödendiğini söyledi.

Van'daki depremde, 1999 depreminde yaşanan devletin aciz kaldığı fotoğrafla karşı karşıya kalınmadığını ifade eden Bağış, depremin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve 6 bakanın kısa bir zamanda bölgeye gittiğini hatırlattı.

Bağış, ''Deprem felaketi bize bir şey daha gösterdi. Hiçbirimiz yalnız değiliz. Van'daki bir felaket Türkiye'yi birbirine kenetledi. Türkiye'nin 81 ilinden deprem bölgesine yardım yağıyor. Türkiye'nin dostları da aynı şekilde yardıma koşabilmek için çabalıyor'' diye konuştu.

Avrupa Birliği Komisyonunun afet uydularından birinin Van'a odakladığını ifade eden Bağış, fotoğrafların da Başbakanlık Afet İşleri Başkanlığı ile paylaşıldığını, ayrıca Avrupa Birliğinin kullanılmayan bazı fonlarıyla da bölgede prefabrik konutların yapılacağını söyledi.

-Kardeşler arasına fitne sokulmaya çalışılması-

Bağış, şöyle devam etti:

''17 Ağustos depreminin bıraktığı o acı hatıralarla karşı karşıya değiliz, yaralarımızı hep beraber sarıyoruz. Teknolojiyi, dijitalleşmeyi kötü amaçla kullanmaya çalışan birtakım faşist zihniyetlerle de karşılaşıyoruz. Facebook kullananlarınız, twitter kullananlarınız takip etmişlerdir, Van'daki depremden sonra ırkçı birtakım mesajlarla bu ülkenin insanları arasına, kardeşleri arasına fitne sokmaya kalkışan zihniyetle de karşılaştık.'' Başbakan Erdoğan'ın ''Neşter cerrahın elinde hayat verir, katilin elinde hayat alır'' dediğini de anımsatan Bağış, şunları kaydetti:

''Teknolojiyi de doğru kullanırsanız twitter ve facebooku kullanarak hayat kurtarırsınız. Ancak yanlış kullanırsanız ırkçılık ve faşizm tohumları ekersiniz. Çok şükür Türkiye'de artık onlara karşı da o çarpık zihniyetlere karşı da hep beraber tek vücut olduk. Bugün Türkiye'de yaşanan dayanışma, işbirliği iktidarıyla, muhalefetiyle, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, doğulusuyla, batılısıyla, Türkü, Kürdü, Çerkez'i, Laz'ı, Boşnak'ı, Zaza'sı, Müslümanı, Hıristiyanı, Musevisi, Alevisi, Sünnisi ile hiçbir ayrım yapmadan bu ülkenin bütün vatandaşlarının birbirlerine sahip çıkma paydası Türkiye'nin gerçekten büyük bir ülke olduğunun en güzel göstergesidir.''

Türkiye'nin her şeyin en iyisine layık olduğunu ve kimliğinin de dünyanın en yüksek standartlarındaki kimliklerinden biri olması gerektiğini kaydeden Bağış, pasaport çıkartmanın aylar sürdüğü günlerin çok geride kaldığını ifade etti. Türkiye nüfusunun sadece yüzde 6'sının pasaportunun var olduğunu ve buna hacıların da dahil olduğunu belirten Bağış, Türkiye'de herkesin cebinde pasaportunun olması gerektiğini söyledi.

Bağış, yeni bir sivil anayasayla Türkiye'nin kimliğinde de gerekli şeffaflaşmanın sağlanacağını dile getirdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri