Marmaris zor bir sezon geçiriyor.
Sokakta yürüyen turist var ama esnafın yüzü gülmüyor. Oteller açık ama beklentiler karşılanmıyor. Çarşıda dolaşan insanlar var ama alışveriş yapanların sayısı geçmiş yılların gerisinde kalıyor.
Bunun birçok sebebi var.
Öncelikle Türkiye artık ucuz bir tatil ülkesi değil. Bugün birçok Avrupa ülkesindeki tatil destinasyonlarıyla yarışan, hatta bazı alanlarda daha pahalı hale gelen bir turizm ekonomisinden söz ediyoruz. Bunun doğal sonucu olarak turist daha seçici davranıyor, harcamasını kısıyor ve bütçesini daha dikkatli kullanıyor.
Bir diğer gerçek ise sıcaklar...
Özellikle öğle saatlerinde Marmaris Çarşısı adeta sessizliğe bürünüyor. Termometrelerin 40 dereceye yaklaştığı günlerde turistin de yerlinin de gölge araması kadar doğal bir şey yok.
Tam da böyle bir dönemde esnaf ile belediyeyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemler ortaya çıkıyor.
Bu son derece tehlikeli bir yaklaşımdır.
Marmaris'in bugün ihtiyacı kavga değil, ortak akıldır.
Çarşı esnafının güneşten korunmak istemesi haksız bir talep değildir. Dünyanın birçok turizm kentinde benzer sorunlar şehir estetiğini bozmadan çözülebiliyor. Yerel yönetimler, meslek odaları ve esnaf temsilcileri bir araya gelerek ortak bir model oluşturabilir. Başka şehirlerde uygulanan standartlar incelenebilir, Marmaris'e uygun çözümler üretilebilir.
Ancak madalyonun diğer yüzüne de bakmak gerekiyor.
Esnafımızın da artık dükkân önlerini ürünlerle doldurmanın çözüm olmadığını görmesi gerekiyor. Modern turist daha düzenli vitrinler, daha kaliteli ürünler ve daha güven veren işletmeler görmek istiyor. Rekabet kaldırımları işgal ederek değil, hizmet kalitesiyle yapılmalı.
Bugün Marmaris'in marka değeri her şeyden daha önemlidir.
Çünkü turizm hassas bir sektördür. Çarşıda yaşanacak küçük bir tartışma, sosyal medyaya düşecek olumsuz bir görüntü ya da büyütülecek bir kriz, günler içinde binlerce kişiye ulaşabilir. Bunun bedelini ise ne belediye ne de esnaf tek başına öder. Bedeli bütün Marmaris öder.
Esnaf odalarına da büyük görev düşüyor.
Sorunları büyüten değil çözen, tarafları karşı karşıya getiren değil aynı masada buluşturan bir anlayışa ihtiyaç var. Bu şehirde yaşayan herkesin ortak paydası turizmdir. Turizm güçlenirse Marmaris kazanır. Turizm zayıflarsa hepimiz kaybederiz.
Bugün yapılması gereken şey çok basit:
Sakin olmak, sağduyulu davranmak ve Marmaris'in geleceğini günlük tartışmaların üzerinde tutmak.
Çünkü Marmaris'in kaybedecek bir turizm sezonu daha yok.
Allah'a emanet olunuz.
Not: Köşe yazımı yayınladıktan sonra okurlarımızdan gelen görselleri paylaşıyorum.