Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu, Büyük Kulüp'te sivil toplum örgütleri temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Başkan Vekili Vedat Bilgin, Türkiye'nin Müslüman ve demokrat bir ülke olduğunu, kendi tarihi ve kültürüyle yeniden ilişkiler kurmak için önemli adımlar attığını belirtti.
Demokratikleşme sorununun önünde ciddi bir engel olduğunu ifade eden Bilgin, bu engellerden birisinin devletin yapılanmasından ve devletin içinden geldiğini söyledi. Diğer bir sorunun da "terör" olduğuna vurgu yapan Bilgin, şunları belirtti:
"Bu sorun, şehit kanı dökmüştür, devlet içinde oluşan yapılar nedeniyle devleti yıpratmıştır ve Kürt akrabalarımızla uzaklaşma yaşanmıştır. Süreç ile bunlara son verilecektir. Terör örgütünün son 2 yılda yaptığı eylemlerde başarısız olması, 2 bin 700 militanını kaybetmesi, siyasi sorunun silahlarla çözülemeyeceğini anlaması, geldikleri son noktadır. Terör örgütü buna mecbur kalmıştır. Türkiye'nin verdiği mücadele çaresiz kalması, onları bu sürece itmiştir. Bu, unutulmamalıdır. 2012 yılında 400 kilometrelik alanda hakimiyet sağlanma hedefini ilan eden terör örgütü, bırakınız 400 kilometreyi 400 metrede hakimiyet alanı bulamadı."
Bilgin, terör örgütü üyelerinin daha önce işgal ettiği mağaralardan sökülüp atıldığını ve Kuzey Irak'ta rahat edemediğini, karşılarında silahlı yapılanmada başarısız olmuş bir örgütün bulunduğunu kaydetti.
Bu bakımdan "Terör örgütüne ne veriliyor?" sorusunun anlamsız olduğuna dikkati çeken Bilgin, Ortadoğu konjonktüründe gelişen olayların, örgüte, sadece Türkiye'de değil, Suriye, Irak ve İran ekseninde de hayatta kalamayacağını gösterdiğini belirtti.
Terör örgütü içindeki marjinal grupların silah bırakmak istemeyeceğine işaret eden Bilgin, şunları kaydetti:
"Bu gruplar, birtakım eylemlere yönelecektir ama ana yapısının tasfiye olması konusunda bir süreç yönetiliyor. Başbakan, cumhurbaşkanı, güvenlik güçlerinin her kademesi, bu konuda bir hassasiyet göstermektedir. PKK, pazarlık yapma gücünü kaybetti. PKK'nın en güçlü olduğu dönemde bunlar yapılmadı."