Kahramanlar hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve olaylara ilişkin bölümler kamuya açık açıklamalara dayanır.
Marmaris Ticaret Odası’nda 18 Ekim 2026’da yapılacak seçimlerde mevcut Başkan S. Mutlu Ayhan Mavi Liste, İdris Akgül ise Beyaz Liste ile yarışıyor. Ayhan görev dönemindeki çalışmalarını ve devamlılığı öne çıkarırken, Akgül “dinamik ticaret, yeni vizyon” söylemiyle değişim mesajı veriyor.
Mekân yine bizim meşhur masa…
Çaylar geldi.
Physkoslu Şişko Nuri daha oturmadan başladı.
Şişko Nuri:
— Reis, Marmaris ikiye bölündü! Bir taraf mavi, bir taraf beyaz. Ben şimdiden söyleyeyim, ortalık fena karışacak!
Temel Reis:
— Nuri, daha çayın şekeri erimedi. Sen Marmaris’i böldün bile. Bu Ticaret Odası seçimi, dünya savaşı değil.
Gökbelli Hanzo:
— Siz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Ben bu seçimin matematiğini üç ay önce çözdüm.
Şakar Şakir:
— Hele anlat siyasi ermiş! Geçen seçimde de “Ben bilirim” dedin, sandık açılınca telefonunu kapattın.
Nuri kahkahayı bastı.
Gökbelli Hanzo:
— O başka meseleydi. Şimdi denklem farklı. Bir tarafta mevcut başkan Mutlu Ayhan var. Yıllardır görevde. “Yaptıklarımız ortada, devam edeceğiz” diyor. Diğer tarafta İdris Akgül, “Beyaz bir sayfa, yeni vizyon” diyor.
Temel Reis:
— İşte şimdi doğru yere geldik. Seçimi renkler üzerinden değil, ortaya konulan çalışmalar ve projeler üzerinden konuşmak lazım.
Şişko Nuri:
— Ama Reis, renk önemli! Mavi desen deniz, beyaz desen köpük. Marmaris zaten ikisini de seviyor.
Temel Reis:
— Sen siyaseti bırak, turizm sloganı yaz Nuri.
Şakar Şakir boynundaki teybi düzeltti.
Şakar Şakir:
— Ben destanı hazırladım bile:
> Mavi çıktı meydana,
Beyaz dedi “Ben de varım.”
Sandık gelir ekimde,
Son sözü söyler tüccarım!
Temel Reis:
— İlk defa doğru söyledin Şakir. Son sözü gerçekten oda üyeleri söyleyecek.
Gökbelli Hanzo:
— Ama Mutlu Ayhan’ın avantajı—
Temel Reis:
— Dur bakalım Hanzo. Avantaj, dezavantaj, kim kazanır hesabına girmiyoruz. Biz kahve falı bakmıyoruz. İki adayın da önünde anlatması gerekenler var.
Şişko Nuri:
— Neymiş onlar Reis?
Temel Reis:
— Mutlu Ayhan, mevcut başkan olarak geçmiş dönemde neler yaptığını ve önümüzdeki dönemde neleri sürdüreceğini anlatacak. İdris Akgül ise neden değişim istediğini ve “yeni vizyon” dediği şeyin üyelerin günlük hayatına nasıl yansıyacağını açıklayacak. Ayhan 2019’dan bu yana başkanlık görevini yürüttüğünü belirtiyor; Akgül de oda yapısı içinde görev almış bir isim.
Şakar Şakir:
— Yani sadece “Ben iyiyim” demek yetmez?
Temel Reis:
— Yetmez Şakir. Ticaret Odası seçimi, alkış yarışması değildir. Esnafın, turizmcinin, tüccarın, yatırımcının önüne ne koyduğun önemlidir.
Şişko Nuri:
— Benim kulağıma çok şey geliyor ama…
Üçü birden Nuri’ye döndü.
Temel Reis:
— İşte orada duracaksın! “Kulağıma geldi” diye başlayan cümleleri burada satmıyoruz. Belgesi varsa konuşuruz, yoksa çayını içersin.
Şakar masaya vurup güldü.
Şakar Şakir:
— Reis bugün Nuri’nin dedikodu dükkânına zabıta gibi çöktü!
Gökbelli Hanzo:
— Peki Reis, bu seçimin esas sorusu ne?
Temel Reis çayından bir yudum aldı.
Temel Reis:
— Bence konuşulması gereken soru açık: Marmaris Ticaret Odası önümüzdeki dönemde üyelerine hangi somut hizmetleri sunacak? Turizmde sezonun uzatılması, işletmelerin maliyetleri, finansmana erişim, eğitim, tanıtım, dijitalleşme… Adaylar bunlara ne diyor, ona bakacağız.
Bir an masada sessizlik oldu.
Sonra Nuri dayanamadı:
Şişko Nuri:
— İyi de Reis… Sen mavi misin, beyaz mı?
Temel Reis gülümsedi.
Temel Reis:
— Ben gazeteciyim Nuri.
— Sandığın rengini değil, içinden çıkacak iradeyi yazarım.
Şakar Şakir teybin düğmesine bastı:
— “Birinci bölüm burada bitti! Ama Marmaris’te çay soğur, dedikodu soğumaz…”
Devam edecek…
Kahramanların Özgeçmişi
Not: Bu seride yer alan karakterler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlarla benzerlikler tamamen tesadüfidir.
Temel Reis – Gazeteci
Yıllarını habere, köşe yazısına, sokaktaki vatandaşın sesine vermiş eski kurt gazeteci. Marmaris’in sokağını da siyaset kulisini de iyi bilir. Herkes konuşurken o dinler, herkes sustuğunda o yazar. En büyük silahı kalemi, en büyük derdi ise memleket meseleleridir. Lafı dolandırmaz; bazen güldürür, bazen kızdırır ama sonunda mutlaka bir şey söyler. Üç kafadarın da kimi zaman ağabeyi, kimi zaman hakemi, kimi zaman da en büyük baş belasıdır.
Physkoslu Şişko Nuri – Dedikoduyu Seven Şakşakçı
Physkos’un sokaklarında duymadığı laf, bilmediği masa, oturmadığı kahvehane kalmamıştır. Bir yerde iki kişi fısıldaşsa üçüncü kişi mutlaka Nuri’dir. Dedikoduyu haber sanır, söylentiyi bilgi diye pazarlar. Güçlü gördüğünün yanında alkış tutmayı sever; bugün “Bravo başkanım” dediğine yarın “Ben zaten söylemiştim” demekte hiç zorlanmaz. Her konuda fikri vardır ama iş sorumluluğa gelince ortadan kaybolmakta ustadır.
Gökbelli Hanzo – Çok Bilmiş Siyasi Ermiş
Gökbelli’nin kendi kendini ilan etmiş siyasi bilgesidir. Ona göre seçimlerin sonucunu sandık açılmadan, partilerin kaderini genel başkanlardan önce bilir. Her masada başka bir senaryo anlatır, her gelişmeden sonra da “Ben bunu üç ay önce söylemiştim” der. Siyasette kimin yükseleceğini, kimin düşeceğini, kimin kiminle gizlice görüştüğünü sadece o bilir! En sevdiği cümle: “Siz daha meseleyi anlamadınız…”
Şakar Şakir – Boynunda Teyp, Elinde Destan
Yaşını başını almış, köy köy dolaşmış, nice düğün, meydan ve kahvehane görmüş eski zamanların gezgin anlatıcısı. Boynunda teybi, elinde destanıyla yıllarca gördüğünü, duyduğunu anlatmış. Bazen bir olayı üç mısrada özetler, bazen üç dakikalık meseleyi üç saate uzatır. Hafızası kuvvetlidir ama işine gelmeyen bölümleri hatırlamaz. Lafı türküye, siyaseti destana, dedikoduyu hikâyeye çevirmekte üstüne yoktur.
Dört ayrı karakter, dört ayrı dünya…
Biri yazar, biri konuşur, biri her şeyi bildiğini sanır, diğeri destanlaştırır.
Temel Reis ve Üç Kafadar’da Marmaris konuşulur, taşlar yerinden oynar.