Türkiye'nin önemli süreçten geçtiğini, ülkenin neresinde yaşarsa yaşasın tüm yurttaşların kafasında kaygılar olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, adına ister "Kürt sorunu", ister "Doğu ve Güneydoğu sorunu", isterse de "terör sorunu" densin, kökleri derinlere dayanan bir sorunun bu kaygıyı beslediğini söyledi.
Öneriler arasında 180 derece fark var
Bazı çevrelerin CHP'nin önerisi ile AK Parti'nin önerisinin aynı olduğu yönünde görüşler ortaya koyduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "180 derece birbirinden farklı. Asla aynı değil. Gerçekleri Araştırma Komisyonu, TBMM'deki Uzlaşma Komisyonu'na bağlı olarak çalışacak, siyasi iktidara değil. Biz sorunun çözüm yeri olarak TBMM'yi gösterdik. Başka bir yeri değil. O nedenle bizim önerimizle onların önerisi arasında 180 derece fark var" diye konuştu.
Devletin meşru bir tüzel kişilik olduğunu ve hukukun dışına çıkamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bu düşünceleri, kaygıları dile getirdiğimizde bize, 'CHP, barışa karşıdır' diyorlar. Bugüne kadar hiçbir CHP'li, hiçbir çocuğumuzun, gencimizin, yaşlımızın, kadınımızın saçını teline dahi zarar gelmesini asla ve asla istememiştir ve istemeyecektir. İfade özgürlüğünü ayaklar altına alacaksın, medya özgürlüğünü ayaklar altına alacaksın, yargıyı susturacaksın, sonra da kalkıp bana demokrasi dersi vereceksin. Sana İsmet İnönü'nün söylediği gibi 'hadi canım sen de' demek benim görevimdir" dedi.