Gazetecilik; yalnızca haber yazmak ya da sosyal medyada paylaşım yapmak değildir. Bu meslek emek, cesaret, dürüstlük ve en önemlisi alın teri ister. Günümüzde herkesin kolayca "gazeteci" ya da "meslektaş" ilan edildiği bir dönemde yaşıyoruz. Oysa bu unvanlar, yılların emeği, meslek ahlakı ve sağlam bir duruşla kazanılır.
Ben kolay kolay herkese "meslektaşım" demem. Çünkü meslektaşlık, sadece aynı işi yapmak değil; aynı sorumluluk bilinciyle, aynı etik değerlerle kamuoyuna hizmet etmektir.
Marmaris'te kendi ayakları üzerinde duran, kimsenin gölgesine sığınmadan emeğiyle yol alan isimlerden biri de Şamata PLUS İmtiyaz Sahibi ve Ajans Dora'nın kurucusu Seycan Akman'dır. İzmir doğumlu olan Akman'ın babası Samsunludur. Benim de hemşehrim sayılır. Muğla Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Seycan Akman, yaklaşık 26 yıldır Marmaris'te gazetecilik mesleğini aynı heyecan ve azimle sürdürüyor.
Ben oldum olası üreten insanlara değer veren biriyim. Bu nedenle Seycan Akman'a her zaman saygı duydum, emeğini takdir ettim. Bana göre sosyal medyayı etkin kullanan, sahayı hiçbir zaman bırakmayan ve işini ciddiyetle yapan gazetecilerden biridir.
Marmaris turizm sektörüne vizyon kazandıran, Atılım Ajans ve Marin Fuarcılık'ın kurucusu merhum Mevlüt Başekin'in reklamcılık ve basın-yayın alanında sektöre kazandırdığı önemli isimlerden biri de Seycan Akman'dır. 1990'lı yıllarda düzenlenen TUREX ve ORGEF fuarlarının tanıtım çalışmalarında aktif görev alan Akman, fuarların yalnızca Türkiye'den değil, başta Rodos olmak üzere yurt dışından da ilgi görmesine katkı sağlayan ekip içerisinde yer aldı. Bu çalışmalar, Marmaris'in uluslararası turizm tanıtımına önemli katkılar sundu.
Turizm fuarcılığına öncülük eden, Marmaris'in tanıtımına büyük emek veren merhum Mevlüt Başekin'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Geride bıraktığı eserler ve yetiştirdiği insanlar, onun vizyonunun bugün de yaşamaya devam ettiğinin en güzel göstergesidir. Allah'tan rahmet diliyor, mekânının cennet olmasını temenni ediyorum.
Elbette bu yazdıklarımdan rahatsız olanlar, kıskananlar olacaktır. Ancak benim ölçüm bellidir. Kim çalışıyorsa, kim emek veriyorsa, kim dedikodu yerine haber üretiyorsa onu alkışlarım. Çünkü üretmek kolay değildir; sabır, fedakârlık ve istikrar ister.
Bu meslekte baskılar da olur, eleştiriler de, haksızlıklar da... Ama bütün bunlara rağmen doğrulardan taviz vermeden yoluna devam edebilmek gerçek gazeteciliğin en önemli göstergesidir.
Rekabet elbette olacaktır. Ancak rekabet düşmanlığa, eleştiri kırıcı dile, gazetecilik ise dedikoduya dönüştüğünde kaybeden meslek olur. Gerçek gazeteci sahadadır; haberin peşindedir, üretir ve kamuoyunu doğru bilgilendirir.
Benim anlayışım nettir. Emeğe saygı duyar, üreteni alkışlarım. Çünkü insanlar dedikodularıyla değil; geride bıraktıkları emek, eser ve izlerle hatırlanırlar. Kalıcı olan daima alın teridir.
Allah'a emanet olunuz.