Değerli okurlar yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır 1961 yılında İstanbul, Ankara gibi birçok büyük şehirlere
Müracaat Büroları kurulmuş Almanya’ya çalışmaya gitmek isteyenler Türkiyenin dört bir tarafından müracaat ederlerdi.
Milyonlarla Türk işçisi başta Almanya olmak üzere Hollanda, Fransa, Belçika gibi ülkelere gittiler.
Bunlara daha ileri tarihlerde Türkiyede “Alamancı” dendi.
Başbakan Ecevit zamanında ekonomik krizde bu işçiler gönderdikleri dövizler ile Türk ekonomisine büyük destek verdiler.
O zaman doğmuş olanlar şimdi 65 yaşındalar. Almanya’da ise Türklerin 3. cü jenerasyonu iş hayatındalar, artık işçi
statüsünde olan sayısı azaldı, çoğu Alman kanunlarına göre mecburen 16 yaşına kadar okudular ve meslek sahibi oldular, üstüne birde meslek sahibi olup Avrupa’da çalışmak isteyen Türkler katıldı.
Şimdi Almanyada birçok Türk asıllı Eyalet ve Federal Milletvekili var, Eyalet Başbakanı Cem Özdemir var, ilaveten
çok sayıda Belediye Meclis üyeleri, Üniversite Profesörleri, Avukat, Doktor, Mimar, Mühendis, Diş hekimi, Polis aklınıza
gelen hemen bütün meslek gruplarında Türkler var.
Almanyanın en saygın kurumlarının başında gelen Anayasayı Koruma Kurumu Başkanı Sinan Selen İstanbul doğumlu
Türk asıllı bir hukukçu.
Alman Silahlı Kuvvetlerinde Türk asıllı subaylar olduğunu da çok duydum ama daha öncede yazmış olduğum gibi
Amerika’da ismini kolay telaffuz edilsin diye değiştirmiş İstanbul doğumlu Türk asıllı Tümgeneral görmüş ve tanışmıştım ama Almanyada henüz tanımadım.
Yani Türk asıllı insanlar gittikleri gibi değiller, birçoğu okudu ve önemli görevler yapıyorlar.
Alamancılar bitti onların torunları ama Alman vatandaşı olan Türk kökenliler geldi.
Geçen gün Türk Turizm Bakanı ilk 6 ay gelen turist sayısını ve milliyetini tv de söylüyordu, Almanya Rusya’dan sonra
ikinci idi, ama unutmayalım o gelen Almanların belkide yarısı Türk kökenli Alman vatandaşları.
Şöyle bir araştıracak olursanız Alman Tıp, Hukuk, Mühendislik, Yapay Zeka fakültelerinde çok sayıda bu 3 ve 4. jenerasyon Türk asıllı gençler okuyor, bu da 4.cü jenerasyonun daha da güçlü olarak hayata atılacağını gösteriyor.
Şimdi gelelim Türkiye tarafına, Türk siyaseti İktidar veya Muhalefet kendi kökünden gelen bu insanların kimler olduğunu acaba biliyor ve onlarla uzaktan bile olsa temas kurabiliyor mu?
Eskiler sık sık söylerdi, “Sakla samanı, gelir zamanı….”