Polislerimiz...

80’li yıllarda, memleketim Çarşamba’nın Kirazlıkçay Mahallesi Değirmenbaşı caddesinde babamın bir bakkal dükkânı vardı. Ara sıra orada kalırdım. Raflardan yayılan şeker kokusu, radyodan hafif bir türkü sesi ve dışarıdan gelen araç sesleri… Çocuk aklımla, bakkalda geceyi geçirmek bana büyük bir macera gibi gelirdi. Her raf, her köşe, küçük bir sır, keşfedilmeyi bekleyen bir oyun alanıydı.

Bir gece yine babam beni bakkalda bırakıp eve gitmişti. Gece yarısı olmuş, dükkânı kapatıp yola çıktım. Ama o yıllar öyle yıllardı ki… Daha birkaç adım atamadan silah sesleri duydum. Kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu. Korkudan eve gidemiyordum. O dönem ülkemizin dört bir yanında kardeş kardeşi vuruyordu. Sokaklarda korku, sessizlik ve belirsizlik hâkimdi. Ne yapacağımı bilemedim. Sonunda karakola sığındım.

Babamı tanıyan polis amcalar vardı orada. Beni yanlarına aldılar, “korkma oğlum” dediler, sıcak bir çay verdiler. O geceyi karakolda geçirdim. O an, devletin şefkatini, polisimizin güven veren elini çocuk yüreğimle hissettim. Ve hep derim ki: “İyi ki o zaman karakolun ışığı yanıyordu.”

Polislik Bir Meslekten Öte, Bir Hayattır

Yıllar geçti… Bugün kendi kızım Sündüs Irmak da, tıpkı o gece beni koruyan polis amcalar gibi, mesleğini layıkıyla yapan bir polis. Onunla gurur duyuyorum. Vatanı, milleti, bayrağı için gece gündüz demeden görev yapan tüm emniyet teşkilatımız bizim göz bebeğimizdir.

Marmaris Emniyet Müdürlüğü’nde yıllarca görev yapmış, sonra emekli olmuş birçok polisimizle zaman zaman görüşürüm. Onların anlattığı anılar, yaşadıkları fedakârlıklar, bu mesleğin ne kadar kutsal ve zor olduğunu bir kez daha hatırlatır. Polislik sadece bir meslek değildir; ömür boyu süren bir sorumluluktur. Görevde de olsalar, emekli de olsalar; bir polis, her zaman polistir. Marmaris’e geldiğim yıllarda kahvede garsonluk yaparken, Çarşı Karakolu, Kaymakamlık binasının arkasındaydı. Polislerimize çok çay götürdüm. O gün tanıdığım polislerimiz emekli oldu ama hâlâ görüşürüz. O küçük anılar, o çay ve sohbetler, polislerimizin insanlığını ve görev aşkını gösteren en güzel hatıralardır.

Karanlık Günlerden Aydınlığa

80’li yılların karmaşık ve karanlık günleri geride kaldı. Ülkemiz çok badireler atlattı ama her defasında yeniden ayağa kalkmayı başardı. Bugün sokaklarımız daha güvenliyse, çocuklar korkmadan dışarı çıkabiliyorsa, bunda polisimizin büyük payı vardır.

Her nöbette, her görevde, her tehlikede… Onlar bu milletin huzuru için görev başında. Bizler evimizde huzurla uyuyorsak, bilmeliyiz ki bir polisimiz o sırada nöbettedir.

Ben o geceyi hiç unutmadım. O karakolun ışığını, bana uzanan eli, içimi ısıtan çayı…Bugün hâlâ polislerimizi gördüğümde içimden aynı minnettarlık geçer: “İyi ki varsınız.” Minnet ve Teşekkür

Emekli polislerimize sağlık ve huzur, görevdeki kardeşlerimize kazasız belasız nöbetler diliyorum.

Allah hepsini korusun. Ve her zaman hatırlayalım: Bir çocuk bir gece korkmasın diye, bir polis uykusuz kalır.

Polislerimiz sadece bir meslek icra etmiyor; geçmişin karanlığını unutmadan, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan bir köprüdür.

Bu vesileyle, Kızım Sündüs olmak üzere, Türk Polis Teşkilatı’nın tüm mensuplarına görevlerinde başarılar diliyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. 10 Nisan Polis Haftası kutlu olsun.

Allah'a emanet olunuz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri