Önce kadınlar ve çocuklar! 8 MART!

Aysel Sönmez

Önce kadınlar ve çocuklar! 8 MART!

Laiklik, kadınların var olma, kendi bedenine, hayatına, çocuklarına sahip çıkma meselesidir. Bu bağlamda, evet; laiklik kadın hareketinin ve kadın özgürlüğünün kırmızı  çizgisidir, vazgeçilmesi mümkün olmayan asla geri dönülemeyecek tek noktadır.

Tarihsel sürece bakıldığında; 1917 Aile Kararnamesi, 1923 Cumhuriyet’in ilanı ve 1924 laikliğin kabul edilmesi ve akabinde 1926 tarihli Medeni Yasa ile birlikte kadının kimlik olarak tanınması, kadının özgürleşmesi erkekle yasal anlamda eşit haklara sahip yurttaş olma haklarına sahip olması, resmi nikâhla çocukların velayeti üzerinde söz sahibi olma, boşanma hakkı, miras hakkı, tek eşlilik, evlilikte kadının rızası ve boşanmadan sonra evliliğin sona ermesi ile birlikte birtakım haklarına sahip olabilmiştir. Yani kadının birey olarak yasal anlamda -kağıt üzerinde- eşit haklara sahip yurttaş olması, ancak ve ancak devletin sekülerleşmesi ve dine dayalı çok hukukluluğun sona ermesiyle birlikte mümkün olabilmiştir.

Dolayısıyla kadının kendi yazgısına, bedenine, emeğine sahip çıkma serüvenini sekülerleşme, aydınlanma süreciyle eş zamanlıdır. Laiklik, meselesi işte tam da bu yüzden kadınların var olma, kendi bedenine, hayatına, çocuklarına sahip çıkma meselesidir. Bu bağlamda, evet; laiklik kadın hareketinin ve kadın özgürlüğünün kırmızı  çizgisidir, vazgeçilmesi mümkün olmayan asla geri dönülemeyecek tek noktadır. Öte yandan; kadının özgürleşmesi, devletin ve toplum yapısındaki dinin hakimiyetini de kırarak bağımsız, özgür, açık, farklı yaşam tarzlarının mümkün olabildiği bir yaşam tecrübesini de sağlamıştır. Bu yüzden kadın hareketi, yalnızca kadınların meselesi değildir beyler…

Anne olmuş kadınlar annelik duygusu sayesinde hayata karşı daha dirençli ve kararlı dururlar. Aynı zamanda merhametli, samimi ve hassasiyetli olurlar. Sadece kendi çocuğunun değil çevresindeki insanların da iç dünyalarını anlamaya çalışırlar. Çocuk sahibi kadınların aile ve sosyal ilişkilerinde paylaşımcı, olumlu ve anlayışlı oldukları da gözlemlenir. İnsan ilişkileri için oldukça önem taşıyan bu özellikler, anne olan kadınların daha keyifli ve tatmin edici bir hayat geçirmelerini sağlar. Tabii ki burada eklemek istediğim en önemli nokta hayvan dostlarımıza sahip çıkan içinde hayvan sevgisi olan annelerimizide unutmamak gerekir :) 

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ VESİLESİ İLE ALANIM OLAN ÇOCUK GELİŞİMİ VE SAHİP OLDUĞUM ANNELİK DUYGUSUNU, AKTARMA ŞANSINI SİZ SEVGİLİ OKURLARIMA AKTARIRKEN SÖZLERİMİ MUSTAFA KEMAL ATAÜRK’ÜN SÖZLERİ İLE BİTİRMEK İSTİYORUM.

‘’YERYÜZÜNDE GÖRDÜĞÜNÜZ HER ŞEY KADININ ESERİDİR’’

(Bu toprakların da o güçlü kadınlara her zamankinden daha çok ihtiyacı var.) 

AYSEL SÖNMEZ  /  ÇOCUK GELİŞİMCİ / ÖĞRETMEN / ANNE