Nokta Kadarsın!

Emir Keşan

 

 

 

 

Kazandığım ne varsa kaybetmeye hazırdım oysa. Yaptığım tek bir geri hamle ile gideceğini bilseydim, bilemezdim... 

Durup durup geceleri vurur acısı

Gider gelir aklım kayar. 

Sessiz sedasız için içini yer, kıyametler kopuverir, ama kimseler duymaz. Herkes çok sessiz...

Derinden incecik bir sızı olarak konu verir kalbine, sıkıştırır, daraltır. Öldürür!

Oyuncak olursun hayatının geri kalan kısmında. Her şekle sokar ama rahatsız olmazsın. Sadece tüm benliğini yorar.

Elbette her şey herkesin istediği gibi olmayacak. Belli ki dünya düzeni böyle.

O keyif çatar, sen içlenip gizli gizli ağlarsın.

O görmez kör olur, sen ise dilsiz içine içine bağırırsın. Sonuç hep karanlık... 

Hayatını eline almaya çalışırsın, “ senin amacın ne? “ der ve haklı. Kimsin ki? 

Kim olmaya çalışıyorsun?

Sen onun oldurduğu kadarsın. Hayatında seni yerine koyduğu kadar işte... Hepsi bu kadar.

Yağmurlu havalar aklına gelir, tam da böyle yaz kendini son bahara bıraktığı sıralar. Gözlerini alı verir kendine, kaybolursun. Onda kalırsın, haberi olmaz bile onun olursun.

Hep ‘sen sen sen’ olmayacak elbet. Ama hep sende kalsın istersin, biliyorum. Ama kalmaz, öncelikleri vardır herkesin. Tıpkı seninde olduğu gibi...

Başlangıçlar önemlidir. Başlaya bilmişseniz ne mutlu. Devamı için sabır, sadakat ve sükunet gerektirir. Bunlar varsa devam eder, yoksa ziyan olursun. Al işte bu kadarsın, kocaman dünya da bu cümlenin sonunda ki nokta kadarsın.