Değerli okurlar geçen gün bir Alman Futbol hocası eski arkadaşım ile Türkiye’de oynanan Vakıfbank ile Conegliano ve arkasından Eczacıbaşı ile Scandicci kadın Voleybol maçlarını televizyondan izledik. İtalyan takımları dünyanın en iyilerinden ve dört kulübün de başantrenörleri İtalyan.
Alman hocanın dikkatini çekmiş, “ Bu antrenörler ne çabuk Türkç öğrenmişler “ dedi.
Gururla cevabı yapıştırdım, “Hayır kızlar İngilizce biliyor, hepsi eğitimli ve hocalar İngilizce konuşuyor tercüman gerekmiyor” dedim.
Alman hoca gülümser gibi oldu sonra gayet ciddi olarak, “İyi de sizin Yöneticilerin gözleri mi bozuk, görmüyor mu, o zaman sizin futbolcular Türkçeyi de iyi bilmiyor olacak”…
Evet, işin kilit noktası işte burası idi. Eğitimli ve yabancı lisan bilen Türk kızları bir spor branşında dünyanın en iyileri arasındalar. Eğitimleri çok düşük olan futbol branşında ise maalesef 86 milyonluk bir ülke Avrupada elemeleri geçerse seviniyoruz.
Stadların çim veya toprak olması ile hiç ilgisi yok, tamamen eğitimle akıl ve zeka ile ilgisi var…
Bu ortada olan ve dikkat edecek herkesin görebileceği bir gerçek. O zaman giderilmesi için ne yapılıyor?
Hiçbir şey, bu konuda herkes kör ve sağırları oynuyor…
Halbuki sadece Antrenörlerin eğitim seviyeleri yükseltilse bu sorun en az %50 çözülür.
Avrupa hep şunu söyler, “ Bir sporu iyi yapmış olmak, o sporu iyi öğretecek olmayı göstermez”.
86 milyonluk Türk Futbolunda en büyük eksik/boşluk burdadır ve bunun görülmemesi ise imkansız.
Sadece Avrupa’da bulunan yaklaşık 3-4 milyon Türklere bir bakın. İçlerinden Dünya Futbol Şampiyonu,
Alman Futbol Milli Takım kaptanı bile çıktı. Halen Avrupa’da başarı ile oynayan bir çok Türk sporcu var.
Bu nasıl oluyor diye insan hiç mi düşünmez, hiç mi tedbir almaz?